1-SİYASİ PARTİ NEDİR?+
Siyasi partinin tanımı 1983 tarih ve 2820 sayılı Türk Siyasi Partiler Kanunun 3. maddesinde şu şekilde geçmektedir. Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; Cumhurbaşkanı, milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.
2- SİYASİ PARTİLERİN VAZGEÇİLMEZLİĞİ NE DEMEKTİR? +
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 4. Maddesinde ise Siyasi Partilerin Vazgeçilmezliğine Yönelik Düzenlemeler Yapılmıştır. Siyasi partilerin vazgeçilmezliği ve niteliği: Madde 4 – Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışırlar. Siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz. Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Demokratik sistemlerde siyasi partiler, farklı siyasi görüş ve çıkarları ortak bir zeminde uzlaştırarak temsil eden kuruluşlardır. Siyasi partiler iktidardayken toplumu yönetme, muhalefetteyken iktidarı denetleme görevini yerine getirirler. Demokratik sistemlerde siyasi partiler, farklı siyasi görüş ve çıkarları ortak bir zeminde uzlaştırarak temsil eden kuruluşlardır. Siyasi partiler iktidardayken toplumu yönetme, muhalefetteyken iktidarı denetleme görevini yerine getirirler. Günümüzde doğrudan demokrasinin ülke yönetimini içerecek düzeyde işlerlik bulmasının çeşitli nedenlerle mümkün olamaması temsili demokrasiyi; temsili demokrasinin işletilebilmesi ise sayılan işlevleri en iyi yerine getirebilen kuruluşlar oldukları için siyasi partilerin varlığını zorunlu kılmaktadır. Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler, demokratik sistemlerde hayati önemi haiz siyasi işlevler yerine getirmektedirler. Temsili demokrasi siyasi partiler eliyle gerçekleştiği gibi, çağdaş demokrasinin 8 mümeyyiz vasfı olan “çoğulculuk” ilkesi de ancak siyasi partiler marifetiyle hayat bulmaktadır. Bu nedenle çağdaş demokrasiler, “siyasi partiler demokrasisi” olarak da adlandırılmaktadır. Demokrasilerinde partilerin sadece varlığı değil, örgütlenme özgürlüğü ve iktidar için eşit rekabet şartlarına sahip olmaları, demokratik bir rejim için vazgeçilmez niteliklerdir. Siyasi partiler, toplumun geniş kesimlerinin artan siyasal katılım ihtiyaçlarından doğmuşlar ve bu katılmanın daha da genişlemesine katkıda bulunmuşlardır. Siyasi partiler demokratik ve çağdaş yaşamın vazgeçilmez unsurları olarak karşımıza çıkmaktadırlar. İster demokratik rejimlerde olsun isterse de antidemokratik sistem ve yasalarla yönetilirse yönetilsin bir ülkedeki siyasal yaşamın en önemli unsuru siyasi partilerdir. Siyasal sistemin niteliğinin demokratik, otoriter veya totaliter olması siyasi partilerin toplumdaki yeri ve önemini değiştirmemektedir. Siyasi partilerin olmadığı bir ülke oldukça nadirdir. Bazı ülkelerde sadece bir siyasi parti bulunurken, diğerlerinde birkaç parti mevcuttur. Partiler, otoriter rejimlerin yanı sıra demokrasilerin politikalarında da önemli bir role sahiptir, ancak genellikle demokrasiler otoriter rejimlere kıyasla daha fazla siyasi partiye sahiptir. Otoriter rejimler genellikle ülkeyi yöneten tek bir partiye sahiptir ve bazı siyaset bilimciler iki veya daha fazla parti arasındaki rekabeti demokrasinin temel bir parçası olarak kabul eder. Birçok siyasi parti ideolojik hedeflerle motive olmaktadır. Demokratik seçimlerde liberal, muhafazakar ve sosyalist partiler arasında rekabet sıkça görülür; çok büyük siyasi partilerin diğer yaygın ideolojileri arasında komünizm, popülizm, milliyetçilik ve İslamcılık bulunur. Çoğulcu demokratik rejimlerde siyasi partiler, iktidara geldikleri zaman, ülkenin ve toplumun sorunlarına yönelik çözümler getirme iddiasında bulunurlar. Siyasi partiler arasındaki yarış, seçimlerde başarılı olarak iktidarı ele geçirmeye yönelik olduğu kadar; ülkenin mevcut sorunlarına çözüm üretme yarışıdır. Bir siyasi partinin ürettiği çözüm önerilerinin belgesi ise parti programlarıdır. Dolayısı ile siyasi partiler, halkın beğenisine sundukları parti programları sayesinde sorunlara ne gibi çözümler ürettiklerini gösterebilirler. Seçmenler de ancak partilerin sundukları programları inceleyerek bir tercihte bulunabilirler. Siyasi partiler olmadığı takdirde her birey kendi başına bir fikri, bir davayı, bir ideali gerçekleştirmeye çalışacak, sonuçta hiçbir ortak görüş yürütülemeyecek ve ortaya konulamayacaktır. Seçmenler örgütsüz bir yığın haline gelecek ve amaçlarını doğrudan dile getirme imkanı bulamayacaktır. Demokratik toplumlarda bu işlevleri siyasi partiler yerine getirmektedir. Yönetenler ile yönetilenler arasında seçim zamanları dışında da sürekli bir etkileşimi, toplumda değişik sosyal grupların çıkarlarının birleştirilmesi, yöneticilerin seçimler yoluyla belirlenmesinde, katılımın sağlanarak sistemin somut bir biçimde işlemesini sağlamada, örgütlü bir güç olan siyasi partilerin katkısı büyüktür.
3- SİYASİ PARTİLERİN FONKSİYONLARI NELERDİR? +
Siyasal Partilerin Fonksiyonları Aşağıdaki Gibidir. Menfaatlerin Birleştirilmesi: Siyasi partilerin önemli fonksiyonlarından biri, toplumdaki düşünce, görüş ve eğilimlere açılık kazandırarak, onları ortak çıkar etrafında birleştirmektir. Kişisel ve dağınık düşünceleri, bir yön vererek birleştiren partiler, aynı zamanda kamuoyu da yaratırlar. Zaman içinde belirginleşen ve süreklilik kazanan bu düşünceler, aynı zamanda siyasi partilerin kurumsallaşmasını da sağlar. Toplumdaki çeşitli talep ve çıkarların birleştirilmesi ve ortak bir hedefe kanalize edilmesi. Bazı görüşlerin aksine bölücü ve ayırıcı değil, fakat toparlayıcı ve birleştirici rol oynarlar. Siyasal İşbirliği: Birbirine yakın olan çıkar ve eğilimleri kümelendirmeye çalışırlar. Böylelikle siyasal tercih konusunda belli başlı alternatifler oluşturarak çoğulcu toplumda siyasal temsile imkan sağlarlar. Aksi durumda siyasal temsil pek mümkün olmayacaktı (partileri demokratik mekanizmanın işleyişini sağlayan büyük çarklara benzetilmesi). Temsil: Partilerin asıl işlevi halkı temsil etmektir. Halk kitleleri ile iktidar arasında köprü/aracı görevi görürler. Siyasal katılmanın başlıca aracı haline gelmiştir. Toplumdaki istekler, beklentiler ve onların gerçekleştirilmesi yolundaki etkiler bu kanaldan geçer. Siyasal Devşirme: Yönetici kadroların ve liderlerin seçilmesini sağlamak. Modern siyasal sistemlerde, demokratik ve ya totaliter olsun, politik kadrolar ve liderle genellikle parti içinden çıkar. Marksist rejimde iktidarın yolu parti basamaklarından geçer. Çoğulcu demokrasilerde parti üyeleri, bakan, başbakan, devlet başkanları olurlar. Partili olmayanların seçilme şansı çok düşüktür. Bu yönüyle partiler, liderlerin ve politik kadroların devşirildiği , yetiştirildiği ocaklardır. Siyasal partiler bulunmadığı ya da zayıf olduğu ülkelerde yöneticiler geleneksel elitler içinden seçilir (feodal aile veya dinsel kuruluşlar) Hükümet Etme: İktidara geldikleri zaman yönetme ve hükümet etme fonksiyonu icra ederler. Siyasi partilerin en önemli fonksiyonlarından biri de iktidara gelerek programlarında ve seçimlerde söz verdikleri politikayı uygulamaktır. Seçimleri kazanarak iktidara gelen siyasi partiler, yasama ve yürütme organını devralarak, ülkeyi yönetmeye başlarlar Muhalefet Etme: Muhalefette oldukları zaman hükmetme fonksiyonunun alternatifi olan özel fonksiyonları vardır: İktidarın kullanılışını denetlemek. Demokrasilerde muhalefet iktidar kadar meşru ve gereklidir. Mecliste gensoru, güven oylaması vb. yöntemlerle denetim sağlarken. Meclis dışında da halkı bilgilendirerek görev yaparlar. Siyasi partilerin çok önemli bir fonksiyonu da siyasi iktidarın denetlenmesidir. Günümüzün demokratik toplumları iktidar-muhalefet dengesine dayanır. Muhalefet partilerinin görevi, alınacak siyasi kararları kendi görüşleri doğrultusunda etkilemek ve gensoru, meclis araştırması ve soruşturması gibi normal parlamenter denetimlerin yanısıra, kararları kamuoyu oluşturmak suretiyle, halkın denetimine sunmaktır. Siyasal Sosyalleşme Ve Mobilizasyon: Bu yönüyle seçmenleri mobilize etme işlevi de vardır. ‘Siyasal sosyalleşmeyi’ sağlayan rolleri vardır. Siyasal kültürün öğrenilmesi, vatandaşların siyasal sisteme entegrasyonu, oyların mobilize edilmesi gibi fonksiyonları vardır (oylar partilerin sermayesidir) 8.Eğitim Fonksiyonu Partiler geleceğin yönetici kadrolarını yetiştirmelerinin yanı sıra, halkın ulusal ve uluslararası sorunlar üzerine dikkatini çekerek, belli bir görüşün oluşmasına yardımcı olarak, toplumu eğitme işlevini yerine getirirler. Partiler toplumda kök salabilmek ve taban oluşturabilmek için, yığınları, temel sorunlarla ilgili olarak aydınlatırlar, eğitirler ve giderek kendi doktrinleri doğrultusunda bilinçlendirmeye çalışırlar.
4- SİYASİ PARTİ ÇEŞİTLERİ NELERDİR? +
Siyasi partileri çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür. I-YAPILARINA GÖRE SİYASİ PARTİLER Yapılarına göre siyasi partiler 3 sınıfa ayrılırlar. Tek Parti Sistemi, Çift Parti Sistemi, Çok Parti Sistemi. II-İDEOLOJİLERİNE GÖRE İSE PARTİLER Muhafazakâr Partiler, Hıristiyan Partiler, Milliyetçi Partiler, İslamcı Partiler, Yeşil Partiler, Sosyal Demokrat Partiler, Sosyalist Partiler, Komünist Partiler, Faşist Partiler, Anarşist Partiler, Feminist (Kadın Hakları Savunucusu) Partiler, Liberteryan (özgürlükçü) Partiler. Sağ-sol yelpazesi de partileri sınıflandırmak için kullanılmaktadır. Ancak ‘sağ’ ve ‘sol’ terimlerini herkesin mutabık kalabileceği bir şekilde tanımlamak mümkün değildir. Sağ ve sol terimleri Fransız Devrimi’nden sonraki ilk parlamentoda ortaya çıkmıştır. Belirli görüşleri savunan keşiler parlamentonun sağ kanadına oturmuş, bu görüşe muhalefet eden kişiler ise sol kanatta oturmuşlardır. Bu tarihten beri partileri sağ ve sol şekilde tanımlamak gelenek haline gelmiştir. Ancak, herkes bu terimlerin tanımında ortak bir görüşe sahip olmadığı için bu terimlerin kullanılması bilimsellikten ziyade siyasi bir propaganda haline gelmiştir.
5- KADRO PARTİLERİ NE DEMEKTİR? +
Siyasi Partilerin ilk örnekleridir. Parlamento gruplarının hizipleşme sonucunda parlamento dışında örgütlenmeleri sonucu oluşmuştur. Günümüzde Avrupa’daki muhafazakar, liberal, sağ radikal partiler bu parti tipine örnektir. Kadro partisi veya elit parti, evrensel oy hakkının tanıtılmasından önce, 19. yüzyılda baskın olan bir siyasi parti türüdür. Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger, “kadro” ve “kitle” partileri arasındaki farkı ilk kez bu iki türün örgütsel yapılarındaki farklardan yola çıkarak ayırt etmiştir. Kadro partileri, minimal ve gevşek bir örgütlenmeye sahip olmalarıyla karakterize edilir ve genellikle partinin dışından gelen daha az sayıda büyük maddi katkılarla finanse edilir. Kadro partileri, parti üyelik tabanını genişletmeye öncelik vermezler ve liderleri, partinin tek üyeleridir. En eski siyasi partiler, Demokratik-Cumhuriyetçiler ve Federalistler gibi, kadro partileri olarak sınıflandırılır.
6- KİTLE PARTİLERİ NE DEMEKTİR? +
Kitle Partileri KİTLELERİN oy hakkına kavuşarak siyaset sahnesine çıkmaları sonucu ortaya çıkmıştır. Toplumculuk akımı kitle partilerinin oluşmasında etkili olmuştur. Üye çoğunluğu ne kadar fazla ise oy potansiyeli o kadar fazladır. Üyelerin niteliği değil, niceliği önemlidir. Kitle partisi, toplumdaki ayrışmalardan kaynaklanan bir siyasi parti türüdür ve sıradan vatandaşları veya “kitleleri” siyasi sürece dahil etmek amacıyla gelişmiştir. Avrupa’da, evrensel oy hakkının getirilmesi, işçi partilerinin oluşturulmasına yol açmış ve daha sonra kitle partilerine dönüşmüştür; bunlardan bir örnek Alman Sosyal Demokrat Partisi’dir. Bu partiler, daha önce siyasi süreçlerde temsil edilmemiş büyük grupları temsil etmiş ve toplumdaki farklı grupların çıkarlarını dile getirmiştir. Kitle partileri, kadro partilerinin aksine üyeleri tarafından finanse edilir ve büyük bir üyelik tabanına dayanır ve bunu sürdürür. Ayrıca, kitle partileri seçmenlerin harekete geçirilmesine öncelik verir ve kadro partilerinden daha merkeziyetçidir.
7-TEK SORUN PARTİLERİ NE DEMEKTİR +
Sorun partileri, göç ve çevre gibi yeni ayrılıklar ve siyasi konuların ortaya çıkması temelinde gelişen siyasi partilerin bir türüdür. Ana akım veya kapsayıcı partilerin aksine, tek sorun partileri, genellikle sınırlı bir çıkar kümesini temsil eder ve siyasi arenadaki egemen ekonomik sol-sağ ayrımına uymayan bir şekilde bu çıkarları ifade eder. Bu şekilde, diğer partiler içinde önem kazanmayan konulara vurgu yaparlar. Ayrıca, tek sorun partiler, ana akım partilerin yaptığı kadar halkın görüşlerine tepki vermezler. Yeşil partiler ve Göçmen karşıtlığı üzerine kurulan milliyetçi partiler, tek sorun partilere örnek olarak gösterilebilir. Ancak zaman içinde bu partiler büyüyerek ve tek sorunlu özelliklerinden bazılarını atarak, Avrupa Yeşil partileri arasında radikal çevreci hareketlerden ana akım merkez-sol partilere dönüşüm süreci gibi, boyut olarak büyüyebilirler
8-DEMOKRASİLERDE PARTİ SİSTEMLERİ KAÇ TÜRLÜDÜR? +
Siyasi parti sistemi, demokrasinin bir parçasıdır. Siyasi parti sistemi; Halk içinden doğan ve halkın desteklediği toplumsal hareketlerin, siyasi faaliyet göstermesine verilen isimdir. Siyasi parti sistemi, bir ülkede siyasi partilerin bulunmasını ve seçimler yoluyla ülkenin idare edilmesini şart koşar. Parti sistemlerinin sınıflandırılmasında yaygın bir kabulle genellikle partilerin sayısı ölçüt olarak alınmış ve bir ülkedeki parti sayısına göre, tek parti, iki parti ve çok parti sistemleri olarak ayrıma tabi tutulmuşlardır. Ancak bu klasik ayrımın tek başına yeterli olmadığı yönünde itirazlarda mevcuttur. Parti sistemleri ülkedeki parti sayılarına göre üç türlüdür. 1-Tek Partili Siyasal Sistemler a) Totaliter tek parti sistemi b) Otoriter tek parti sistemi c) Hegemonya partisi d) Hakim parti 2- İki Partili Siyasal Sistemler 3-Çok Partili Siyasal Sistemler
9- TEK PARTİLİ SİYASAL SİSTEMLER NE DEMEKTİR? +
Yarışmacı/rekabetçi olmayan sistemlerdir. Partiler arasında rekabet ve iktidarın el değiştirmesi söz konusu değildir. Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır. En önemli örneklerini Faşist ve Komünist Partiler oluşturur. 1) Totaliter tek parti sisteminde, zorlayıcı bir ideoloji vardır. Toplumun tümünü kavrayan bir parti dışında öteki ideolojilerin gelişmesine ve yayılmasına izin verilmez. 2) Otoriter tek parti sistemi: Belirgin bir ideolojisi yoktur. Korku, baskı ve kuvvete dayanan zorlayıcı bir otorite vardır. Liderin partisi dışında ikinci bir partiye izin verilmez. Salazar, Hitler, Franco, Mussolini dönemlerinin belirgin özelliğidir. 3) Hegemonya Partisi: Görünürde birden çok siyasi parti vardır. Ancak bu partiler, iktidar partisinin iktidara gelmesine yardımcı olmakla görevlidir. 4) Hakim Parti: Birden çok siyasi parti olmasına ve seçimlere katılmasına rağmen, sürekli aynı parti seçimi kazanır ve iktidarda kalır.
10-İKİ PARTİLİ SİSTEMLER NE DEMEKTİR? +
İki partili sistemler gerçekte çok partili sistemin özelleşmiş bir türüdür, hatta İki partili sistemi çok partili sistemden ayırmak bazı hallerde çok zordur. Gerçekten de böyle bir uygulamada bir ülkede yalnızca iki partinin zorunlu varlığı anlaşılmaz. Bu durum yasal bir zorlamanın sonucu değildir. O ülkedeki mevcut partiler içerisinde, güçlü ve baskın bir biçimde iki büyük partinin siyasal yaşama egemen olmasıdır. İki büyük parti dışında, diğer partilerin iktidara gelebilme yetenek ve güçleri çok uzun bir zaman boyunca kaybolmaktadır. İki Partili Sistemin Tipik örnekleri ABD ve İngiltere’dir Diğer küçük partiler büyük iki partiye yaklaşamadıkları için iktidar olamamaktadırlar. ABD’de Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti, İngiltere’de İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti gibi. İki parti sistemi, Amerikan siyasal sisteminin en belirgin özelliğidir. Amerika Birleşik Devletleri ‘nde bu sistem nasıl oluşmuştur? Nasıl ki, savaş öncesi Fransa ‘da çok partili sistem Fransızların “ulusal karakterini” simgelemekteyse, günümüzde iki parti sistemi de Anglo – Amerikan halkının siyasal olgunluğunun bir işareti olarak açıklanabilir. Bu gerçeğe rağmen, kesinlikle söyleyebiliriz ki; kolaylıkla ifade edilebilecek belirli şartlar ve bazı kişisel tercih ve eleştiriler dikkate alınmaksızın, bu sistem Amerika Birleşik Devletleri için kaçınılmaz olmuştur.
11-ÇOK PARTİLİ SİYASİ SİSTEMLER NE DEMEKTİR? +
İkiden çok partinin siyasal yaşamda etkin ve etkili olması, ancak hiçbirinin iktidarı sürekli olarak elinde tutamıyor oluşudur. Hükûmet farklı partiler arasında belirli bir bağıntı olmaksızın ya tek başına ya da koalisyonlarla el değiştirir. Bir ülkedeki çok partili siyasal yaşamın varlığı ideolojik, toplumsal, dinsel ve tarihsel nedenlere bağlıdır. Kendi içinde üç gruba ayırmak mümkündür. 1-Ilımlı Çok Parti Sistemi: Ülkedeki var olan partiler arasında, ideolojik ayrılıklar çok derin değildir. Ayrıca mevcut rejime karşı (sistem içi muhaliflik değil, doğrudan rejim karşıtı) olan muhalif eğilimler de aşırı değildirler veya var olanlar da çok güçsüzdürler. Hollanda, İsveç ve Norveç gibi ülkelerde, partiler iki eğilimde gruplaşırlar ve iktidarın kullanılması ve el değiştirmesi bu iki eğilim arasında gerçekleşir. Bu durum bir bakıma iki partili sistemi andırır. Hükûmetlerin değişmesi, bir partiler bloku yerine öteki partiler blokunun geçmesi ile gerçekleşir. İki kutuplu parti sistemi adı da verilir. İdeolojik olarak iki kutba ayrılan birden fazla parti işbirliği hâlinde koalisyonlarla iş başına gelir. Örneğin sol partilerin fraksiyon farklılıklarına rağmen bir araya gelmesi ve karşılarında ise merkez sağ partilerin birlikte hareket etmesi gibi. Böylesine bir işbirliği sisteminin varlığını uzun süre devam ettirmesi her zaman için risk altındadır. 2-Aşırı Çok Parti Sistemi: Çok farklı ve birbirleri ile uyuşmayacak hatta çatışacak kadar geniş bir görüş aralığında partiler vardır. Aşırı uçlardaki eğilimler kutuplaşmaya yol açmaktadır. Ve kutupların sayısı da birden fazla olabilmektedir. Partiler arasında rejimin temel sorunları üzerindeki uzlaşma çok zayıftır. Sık sık hükûmet krizlerine rastlanır. 3-Baskın (Hakim) Parti Sistemi: Birden çok parti yasal olarak vardır ve az çok eşit şartlar altında faaliyet gösterirler. Yani gerçekte çok partili ve çoğulcu bir uygulama vardır. Ancak içlerinden birisi, topladığı oy ve parlamentoda sağladığı çoğunluk bakımından diğerlerine oranla çok daha güçlü ve üstündür. Bu durum bir süreklilik gösterdiğinde ortaya bir “hakim (baskın/dominant) parti” çıkar. Küçük partiler de muhalefet görevlerini serbestçe yerine getirirler (hegemonyacı sistemin aksine). Fakat baskın partinin gücü nedeniyle iktidar uzun bir süre boyunca değiştirmez. Örneğin; Hindistan Ulusal Kongre Partisi.
12-SİYASİ PARTİ KURULUŞU NASIL YAPILIR? +
Siyasî partiler, partiye üye olma yeterliğine sahip en az OTUZ TÜRK vatandaşı tarafından kurulur. (2820 sayılı kanun mad.8) Siyasi partilerin genel merkezi Ankara’da bulunur. Siyasi partiler, aşağıda belirtilen bildiri ve belgelerin, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA verilmesiyle tüzelkişilik kazanırlar. Kuruluş Bildirisi ve Ekinde Bulunacak Belgeler aşağıdaki gibidir. 1-Kurulacak siyasi partinin adı, 2-Genel merkez adresi, 3-Kurucuların adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, 4-Öğrenim durumları, 5-Meslek veya sanatlarıyla 6-ikametgahlarının belirtilmesi 7-Kuruluş bildiriminin bütün kurucular tarafından imzalanması 8-Kurucuların beşer adet olmak üzere kurucuların nüfus kayıt örnekleri, 9-Adli sicil belgeleri 10-Kurucuların ayrı ayrı düzenledikleri siyasi parti kurucusu olabilme şartlarını taşıdıklarını belirten imzalı beyannameler 11-Kurucular tarafından imzalanmış parti tüzüğü ve programının eklenmesi şarttır. Bilgi ve belgelerin alındığı anda, İçişleri Bakanlığınca bir alındı belgesi verilir. İçişleri Bakanlığı, kuruluş bildirisi ve alındı belgesinin onaylı birer örneği ile bildiri eklerinin birer takımını üç gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığı ile Anayasa Mahkemesine gönderir.
13- SİYASİ PARTİLERE KURUCU VEYA ÜYE OLMANIN ŞARTI VARMIDIR? +
Tüm Vatandaşlar siyasi parti kurma hakkına sahiptirler. Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde, önceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar. (2820 sayılı kanun mad.5) Her Türk vatandaşı, kanunda ve parti tüzüğünde gösterilen şartlara ve usullere göre siyasi partilere üye olma ve dilediği anda üyelikten çekilme hakkına sahiptir. Kimse, aynı zamanda birden fazla siyasi partinin üyesi olamaz, aksi halde üyelik sıfatı bu siyasi partilerin hepsinde birden sona ermiş sayılır. (2820 sayılı kanun mad.6) Kimse, bir partinin birden fazla teşkilat birimine üye kaydolamaz. Aksi halde son kayıt tarihinden önce yapılmış olan üyelik kayıtları geçersizdir. 2820 sayılı kanunun 11. maddesinde üyelik şartları aşağıdaki gibidir. Siyasi partilere üye olma: 1- Onsekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşı bir siyasi partiye üye olabilir. Ancak; a) Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar. b) Kamu hizmetlerinden yasaklılar, 2- Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar, 3- Taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar, 4-Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahküm olanlar, 5- Terör eyleminden mahkûm olanlar, Siyasi partilere üye olamazlar ve üye kaydedilemezler. Yükseköğretim elemanları, yasaklamanın dışındadır. Bunlar hakkında Yükseköğretim Kanunu uygulanır.
14- PARTİ TÜZÜKLERİNDE ÜYELİĞE KABUL ŞARTLARI KONULABİLİRMİ? +
Siyasi parti üyesi olmaya kanuna göre engel hali bulunmayanların, üyeliğe kabul şartları parti tüzüklerinde gösterilir. Tüzükte üyelik için başvuranlar arasında dil, ırk, cinsiyet, din, mezhep, aile, zümre sınıf ve meslek farkı gözeten hükümler bulunamaz. Siyasi partiler üye olma istemlerini sebep göstermeksizin de reddedebilirler. Ancak, üyeliğe kaydını isteyenin, istemini reddeden teşkilatın bir üst kademesine, parti tüzüğünde gösterilen şekilde itiraz hakkı vardır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
15- İKTİDAR PARTİSİ (AK PARTİ ) TÜZÜĞÜNDE ÜYELİĞE KABUL ŞARTLARI NELERDİR? +
Parti Üyesi Olabilme Şartları Ak Parti Tüzüğünün 6.cı maddesinde bulunmaktadır. Bu şartlar aynen aşağıdaki gibidir. Siyasi Partiler Kanunu ile diğer ilgili yasalarda Parti üyesi olamayacakları açıkça belirtilmiş olanlar dışında aşağıdaki şartlar aranır. Partinin Tüzük ve Programını kabul ettiğini, gücü, bilgi ve tecrübeleri nispetinde Parti çalışmalarına katılmayı üyelik giriş beyannamesinde beyan ve taahhüt eden, On sekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip olan, Başka bir siyasi partide üyelik kaydı olmayan, Partiye belirli bir üyelik aidatı ödemeyi taahhüt eden, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, AK PARTİ üyesi olabilir. Üyelik Başvurusu ve Gerekli Belgeler ise tüzüğün 7.ci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme aynen aşağıdaki gibidir. Üyelik şartlarına sahip olan kişi, ikamet ettiği ilçe başkanlığına Parti üyesi en az bir kişiyi referans gösteren “giriş beyannamesi” vermek suretiyle başvurur. Beyanname, kopyalı olarak düzenlenir. İstek halinde “alındı” belgesi verilir. İnternet ve benzeri yolla da üyelik başvurusu yapılabilir. Bu yöntemle üyelik başvurusunun usul ve esasları, üye kayıt yönetmeliği ile düzenlenir.
16-ANA MUHALEFET PARTİSİ (CHP) TÜZÜĞÜNDE ÜYELİĞE KABUL ŞARTLARI NELERDİR? +
CHP Tüzüğünün 4. Maddesinde “Cumhuriyet Halk Partisine, partinin program ve tüzüğünü benimseyen her yurttaş üye olabilir.” Hükmü bulunmaktadır. Bunun dışında 6.cı maddesi hükmü aşağıdaki gibidir Üyeliğe Başvurma Ve Üye Yazımı Madde – 6 (1) Partiye üye olmak isteyen kişi, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda tanımlanan Adres Kayıt Sistemi’nde (AKS) bağlı bulunduğu ilçe başkanlığına ya da ilçenin bağlı olduğu il başkanlığına doğrudan başvurur. (2) Üyelik için elektronik yolla da başvuru yapılabilir. Elektronik yolla başvuranlardan üyeliğe engeli olmayanların üyeliklerine Merkez Yönetim Kurulunca karar verilir. (3) Yurtdışında yaşayan yurttaşlar üyelik başvurularını yazılı ya da elektronik yolla doğrudan genel merkez üye yazım bürosuna yaparlar. (4) Genel Başkan tarafından partiye yararlı olacağı gerekçesiyle önerilen kişilerin Merkez Yönetim Kurulu kararıyla üyeliğine karar verilebilir. (06.09.2024 tarihli 20. Olağanüstü Kurultay’da son cümle çıkarılmıştır) (5) Üye kütüğünde kayıtlı olanlar ve bu kütükteki değişiklikler siyasi parti siciline bildirilir. CHP tüzüğünün 7. Maddesi üyelikte yer koşulu başlıklı olup aynen aşağıdaki gibidir. Üyelikte Yer Koşulu Madde – 7 (1) Her üye yalnızca bir muhtarlık bölgesinde üye olabilir ve yalnızca o muhtarlık bölgesinden delege seçilebilir. (2) Üyeler kayıtlı olduğu ilçe dışında başka bir ilçe örgütü organlarında görev alamaz ve başka bir ilçeden il kongre delegesi seçilemez. (3) Üyeler kayıtlı oldukları il dışında başka bir il örgütü organlarında görev alamaz ve başka bir ilden kurultay delegesi seçilemez. (4) Büyükşehir belediyelerinin sınırları içindeki ilçelerde, ilçe başkanlığı ve ilçe yönetim kurulu üyeliği için bu kural uygulanmaz.
17-SİYASİ PARTİLERİN TEŞKİLATLANMASI NASIL OLUR? +
SİYASİ PARTİLERİN teşkilatı; merkez organları ile il, ilçe ve belde teşkilatlarından; Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu ile il genel meclisi ve belediye meclisi gruplarından ibarettir. (2820 Sayılı kanun madde 7) SİYASİ PARTİLERİN tüzüklerinde ayrıca kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri yan kuruluşlarla, yabancı ülkelerde yurtdışı temsilciliği kurulması öngörülebilir. Siyasi partilerin merkez organları; büyük kongre, genel başkan ile diğer karar, yönetim, icra ve disiplin organlarından ibarettir. Bu organların isimleri ve üye sayıları tüzüklerinde gösterilir. Parti tüzüğünde, partinin gayesine uygun olarak, danışma ve araştırma amaçlı ihtiyari kurullar da teşkil olunabilir. İhtiyari kurulların görev ve yetkileri ile üyelerinin sayısı ve seçilme usulleri tüzüklerinde gösterilir. Siyasi partilerin il teşkilatı; il kongresi, il başkanı, il yönetim kurulu ve il disiplin kurulundan oluşur. Belde teşkilatı il ve ilçe merkezleri dışında belediye teşkilatı olan yerlerde kurulur. Belde teşkilatları ilçe başkanlığına bağlıdır. Bu teşkilatların seçim tarzı, kuruluş ve faaliyet şekil ve şartları, üye sayısı, il ve ilçe teşkilatlarıyla münasebetleri siyasi partilerin tüzüklerinde gösterilir. Şu kadar ki, belde teşkilatının üye sayısı üçten az olamaz. Genel olarak parti teşkilatlarının hiyerarşik kademeleri şu şekildedir: a. Genel Merkez b. İl c. İlçe d. Belde e. Köy/Mahalle
18- SİYASİ PARTİLERİN MERKEZ TEŞKİLATLANMASI NASIL OLUR? +
Siyasi partilerin merkez organları büyük kongre, genel başkan ile diğer karar, yönetim, icra ve disiplin organlarından ibarettir. (2820 sayılı kanun mad 13) Bu organların isimleri ve üye sayıları tüzüklerinde gösterilir. Parti tüzüğünde, partinin gayesine uygun olarak, danışma ve araştırma amaçlı ihtiyari kurullar da teşkil olunabilir. İhtiyari kurulların görev ve yetkileri ile üyelerinin sayısı ve seçilme usulleri tüzüklerinde gösterilir.
19- İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİNİN MERKEZ TEŞKİLATI NASILDIR? +
Ak Parti Tüzüğünün 57.ci maddesine göre Partinin Merkez Teşkilatı aşağıdaki gibidir. Büyük Kongre, Genel Başkan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, Merkez Yürütme Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu, Genel Merkez Kadın Kolları Genel Merkez Gençlik Kolları Yurt dışı temsilciliklerinden oluşur.
20- ANA MUHALEFET PARTİSİ CHP NİN MERKEZ TEŞKİLATI NASILDIR? +
CHP Tüzüğünün 11.ci maddesine göre Partinin Merkez Teşkilatı aşağıdaki gibidir. a) Kurultay, b) Genel Başkan, c) Parti Meclisi, d) Merkez Yönetim Kurulu, e) Yüksek Disiplin Kurulu, f) Kadın Kolları g) Gençlik Kolları
21-SİYASİ PARTİ SİCİLLERİ NEREDE TUTULUR? +
Cumhuriyet Başsavcılığınca her siyasi parti için bir sicil dosyası tutulur. (2820 sayılı kanun mad.10) Bu sicil dosyasında: a) Kuruluş bildirisi ve ekleri; b) Merkez organları ile, teşkilat kurdukları il, ilçe ve beldeleri, bunların organlarında görev alanların adlarını, soyadlarını, doğum yer ve tarihlerini, meslek veya sanatlarını ve ikametgahlarını gösterir onaylı listeleri, c) Partinin faaliyetlerini düzenleyen her türlü yönetmelikler ve diğer yayınları, d) Partiye kayıtlı üyelerin, ilçelere göre (b) bendindeki bilgileri içeren listeleri, Bulunur. Cumhuriyet Başsavcılığınca istenilen sicille ilgili diğer bilgi ve belgeler de bu dosyaya konulur. Siyasi partiler, (b) ve (c) bentlerindeki bilgi ve belgeler ile bunlarda ve parti tüzük ve programlarında yapılan değişiklikleri, yayın veya değişiklik tarihinden itibaren onbeş gün içinde; (d) bendindeki listeler ile bunlarla ilgili değişiklikleri ise, altı ayda bir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderirler. Siyasi partilerin kapatılmaları veya kapanmaları sicillerine işlenir. Bu sicil herkese açıktır.
22-SİYASİ PARTİ KONGRRE DELEGE SEÇİMLERİ NASILDIR? +
Siyasi Partilerin bu Kanuna göre yapacakları kongre delege seçimlerinde ve ön seçimlerde 2820 sayılı kanunun 10.madesinin (b) ve (d) bentleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmiş üye listeleri esas alınır. Cumhuriyet Başsavcılığı, üye listelerinin düzenlenmesi, yazımı, bunların ilçe seçim kurullarına gönderilmesi ve buna ait işlerde 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki esaslar dairesinde personel görevlendirebileceği gibi, bu işlerin yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait teknik araçlardan da yararlanabilir. Görevlendirileceklere 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 182. nci maddesine göre ücret ödenir. Bu ücretler ile hizmetin ifası için gerekli ödenek Genel Bütçeden ödenir.
23- SİYASİ PARTİLERDE BÜYÜK KONGRE NEDİR? +
Siyasi partinin en yüksek organı büyük kongredir. (2820 Sayılı Kanun Mad.14) Büyük kongre, seçilmiş üyeler ile tabii üyelerden oluşur. Seçilmiş üyeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının iki katından fazla olmamak kaydıyla, parti tüzüğünde gösterilen şekilde ve sayıda il kongrelerince seçilen delegelerdir. Tabii üyeler; parti genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyeleri ve partinin üyesi olan bakanlar ve milletvekilleridir. Taşıdıkları sıfat dolayısıyla büyük kongre üyesi olan kimseler, ayrıca il kongrelerince delege olarak seçilemezler. Parti kurucuları seçilmiş delegelerin % 15’inden fazla olmamak kaydıyla, parti üyelikleri devam ettiği müddetçe, ilk büyük kongre dahil büyük kongrenin tabii üyesidirler. Parti kurucuları seçilmiş delegenin % 15’inden fazla ise tabii delegelerin kurucular arasından nasıl seçileceği siyasi partilerin tüzüklerinde gösterilir.
24-SİYASİ PARTİLERDE BÜYÜK KONGRENİN GÖREVLERİ NELERDİR? +
Parti genel başkanını, partinin merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyelerini gizli oyla seçmek; partinin tüzük ve programında değişiklik yapmak; partinin gelir – gider kesinhesabını kabul ve merkez karar ve yönetim kurulunu ibra etmek veya kesinhesabı reddetmek; kanunlar, parti tüzük ve parti programı çerçevesinde toplumu ve Devleti ilgilendiren konularla kamu faaliyetleri ve parti politikası hakkında genel nitelikte olmak şartıyla temenni kararları veya bağlayıcı kararlar almak; kanunun veya parti tüzüğünün gösterdiği sair hususları karara bağlamak; partinin kapanmasına veya başka bir partiyle birleşmesine ve böylece hukuki varlığı sona erecek partinin mallarının tasfiye veya intikal şekline dair kararlar vermek, büyük kongrenin yetkilerindendir. (2820 Sayılı Kanun Mad.14) Parti tüzük ve programında değişiklik yapılmasına ilişkin olan veya parti politikasını ilgilendiren konularda karar alınmasına dair teklifleri karara bağlamak için, bunların genel başkan, merkez karar ve yönetim kurulu veya büyük kongre üyelerinin en az yirmide biri tarafından ileri sürülmüş olması gerekir. Kanunlar, parti tüzük ve parti programı çerçevesinde toplumu ve Devleti ilgilendiren konularla kamu faaliyetleri konularında karar alınmasına dair teklifleri karara bağlamak için bu tekliflerin büyük kongrede hazır bulunan üyelerin üçte biri tarafından yapılmış olması şarttır. Bu teklifler, büyük kongrece seçilecek bir komisyonda görüşüldükten sonra, komisyon raporuyla birlikte incelenir ve karara bağlanır.
25- BÜYÜK KONGRE NE ZAMAN TOPLANIR? +
Parti kurucuları ilk büyük kongreyi, partinin tüzelkişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak zorundadırlar. (2820 Sayılı Kanun Mad.14) Kuruluş Kongresi dışındaki toplantılara ilişkin parti tüzüklerinde düzenlemeler bulunur. Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz. Olağanüstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yapılır. Büyük kongre ilk toplantısını yapıncaya kadar, bu kongrenin yetkilerini KURUCULAR KURULU kullanır. Partinin genel başkanı ile yaş kaydı aranmaksızın kuruculuk şartlarını haiz merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyeleri ve milletvekilleri, bu kurulun tabii üyeleridir. Büyük kongrenin toplantı yeter sayısı, büyük kongre üye tamsayısının salt çoğunluğudur. İlk çağrı üzerine yapılan toplantıda toplantı yeter sayısı bulunamıyorsa, ikinci çağrı üzerine yapılacak toplantıda toplantı yeter sayısı aranmaz. Büyük kongrenin karar yeter sayısı, kanunda veya parti tüzüğünde daha büyük bir sayı gösterilmediği hallerde, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur.
26- İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİ TÜZÜĞÜNDE BÜYÜK KONGRE HÜKÜMLERİ NELERDİR? +
Parti Tüzüğünün Büyük Kongreyi olağan toplama yetkisi Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na aittir. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, iki yıldan az, üç yıldan fazla olmamak kaydıyla büyük kongreyi toplamak zorundadır. (Mad 63) Büyük kongre üyelerinin kimlerden oluşacağı tüzüğün 62.ci maddesinde tespit edilmiştir. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Madde 62 – Büyük Kongre, il kongrelerince seçilmiş delegeler ile tabii delegelerden oluşur. Seçilmiş delegeler toplamı, TBMM üye tam sayısının iki katından fazla olamaz. 1- Büyük Kongrenin Seçilmiş Delegeleri Hangi ilin kaç adet seçilmiş delege ile büyük kongrede temsil olunacağı, aşağıda yazılı usul ve esaslara göre belirlenir: Seçilmesi gereken toplam delege sayısının yarısı olan 600 delegelik, illerden seçilecek milletvekili sayısına göre illere tahsis edilir. Tahsisten sonra kalan delege sayısının, Partinin son milletvekili genel seçiminde almış olduğu toplam oya bölünmesiyle katsayı elde edilir. Katsayının, Partinin ilde almış olduğu toplam oyla çarpımı sonucu bulunacak rakam ile yapılmış tahsisin toplamı, o il kongresinde seçilecek büyük kongre delege sayısını teşkil eder. Büyük kongrenin yapılacağı tarihe göre, Partinin katıldığı genel seçim olmamış veya Partinin seçimlere katılmamış olması gibi hallerin varlığında, her il; seçmesi gereken milletvekili sayısının iki katı delege ile büyük kongrede temsil olunur. İl kongrelerinde ilin kaç adet büyük kongre delegesi seçeceği, kongre seçim takvimine karar verildiğinde; Teşkilat Başkanlığı’nca hesaplanır ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nca onaylandıktan sonra il başkanlıklarına bildirilir. Hatalı hesaplamalar, aynı yöntemle düzeltilir. 2 – Büyük Kongrenin Tabii Delegeleri Genel Başkan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu başkan ve üyeleri, üyeliği devam eden Parti Kurucuları ile Partili bakan ve milletvekilleri büyük kongrenin tabii delegeleridir. 3 – Büyük Kongrenin Onur Üyeleri Parti ile üyelik bağı devam etmek kaydıyla Genel Başkanlık, Başbakanlık, Bakanlık, TBMM üyeliği, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliği, Merkez Disiplin Kurulu Başkan ve üyeliği ve Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu Başkan ve üyeliği, Genel Merkez Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış olanlar, büyük kongrenin onur üyesidirler. Bunlar kongrede söz alabilir, fakat delegelik sıfatları olmadıkça oy kullanamazlar.
27- ANA MUHALEFET PARTİSİ CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN PARTİ TÜZÜĞÜNDE BÜYÜK KONGRE HÜKÜMLERİ NELERDİR? +
CHP parti tüzüğünün 45-46 ve 47.ci maddelerinde KURULTAY (Büyük Kongre) ile ilgili hükümler bulunmakta olup madde metinleri aynen aşağıdaki gibidir. Kurultay Madde – 45 (1) Kurultay, partinin en yüksek organıdır. Yasa ve tüzük kuralları içinde, toplumun ve ülkenin genel sorunlarını ve parti tutumunu görüşüp karara bağlar. (2) Kurultayda Genel Başkan, Parti Meclisi üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri gizli oyla seçilir. Kurultay Üyeleri Madde- 46 (1) Kurultay, doğal ve seçilmiş üyelerden oluşur. (2) Doğal üyeler Genel Başkan, Parti Meclisi üyeleri, TBMM’nin partili üyeleri ve partili bakanlar, Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve üyeleridir. Seçilmiş üyeler il kongrelerinde o ilin TBMM üye sayısının iki katı olarak seçilen kurultay delegeleridir. (3) Parti üyeliği devam etmek kaydıyla genel başkanlık, parti meclisi üyeliği, yüksek disiplin kurulu başkan ve üyeliği, cumhurbaşkanlığı, bakanlık, TBMM üyeliği yapmış olanlar; kurultay üyesi olmayan il başkanları ile kadın ve gençlik kolları genel başkanları, parti üyesi büyükşehir ve il belediye başkanları, meslek örgütleri ve sendikaların en üst birimlerinin partili başkanları onur üyesidir. Kurultaya Çağrı ve Gündem Madde – 47 (1) Kurultay iki yılda bir toplanır. Bir yıldan fazla ertelenemez. Kurultayın toplanacağı yer, gün ve saat ile gündemi Parti Meclisince belirlenir ve en az otuz (30) gün önce Genel Başkanca duyurulur. Birinci toplantıda çoğunluk sağlanamaması nedeniyle ikinci toplantının yapılması halinde iki toplantı arasındaki süre en az üç (3) saat olmalıdır. (2) Kurultay tarihinden yedi (7) gün öncesine kadar Genel Başkanlığa ulaşmak koşulu ile kurultay üye tamsayısının en az beşte birinin (1/5) imzasını taşıyan konular geçici gündeme alınır. Bu konuların görüşülebilmesi, kurultayın kararına bağlıdır. Oylamadan önce önergede imzası olanlardan birisi ile Merkez Yönetim Kurulu adına bir üye konuşabilir.
28- SİYASİ PARTİLER KANUNA GÖRE PARTİ GENEL BAŞKANININ GÖREVLERİ NELERDİR? +
Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı kanunun 15.ci maddesinde yapılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Genel başkan: Madde 15 – Parti genel başkanı, büyük kongrece gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile seçilir. İlk iki oylamada sonuç alınamazsa, üçüncü oylamada en çok oy alan seçilmiş sayılır. Genel başkan en çok üç yıl için seçilir, Partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir. Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisi, genel başkana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği parti mercilerine aittir. Parti genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulunun tabii başkanıdır. Parti tüzüğü, genel başkana görevinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında yardımcılık etmek üzere genel başkan yardımcısı ve genel sekreter adlarıyla gerekli gördüğü sayıda yardımcılar öngörebilir. Bunların ne suretle seçileceği, görev ve yetkileri parti tüzüğünde gösterilir. Genel başkanlığın herhangi bir sebeple boşalması halinde, büyük kongre toplanıncaya kadar, merkez karar ve yönetim kurulu partiyi temsil yetkisini kendi içinden seçeceği bir üyeye tevdi eder ve en geç kırkbeş gün içerisinde büyük kongreyi toplantıya çağırır. Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve iki kişiden fazla olmamak kaydıyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilirler. Eş genel başkanlar, bu Kanunda genel başkan için öngörülen hükümlere tabidir.
29- İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİNİN TÜZÜĞÜNDE GENEL BAŞKANIN GÖREVLERİ NELERDİR? +
Ak Parti tüzüğünün 77.ci maddesinde Genel başkanın görevleri düzenlenmiş olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Genel Başkanın Görev ve Yetkileri Madde 77 – Genel Başkan Partinin Disiplin Kurul ları ve Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulları hariç, bütün Parti teşkilatının tabii başkanı olup, büyük kongreye karşı şahsen sorumludur. Bu sıfatla Genel Başkan; 1 – Adli, idari, mali ve benzeri her tür kamusal kurum ve kuruluşlar nezdinde davalı veya davacı olarak Partiyi temsil eder veya bu alanlarda Tüzüğün 82.3/2 bent hükmüne göre kendi adına yetki kullanılmasına nezaret eder. 2 – Parti adı altında yapılan işlem ve eylemlerin Anayasa, kanun, Tüzük ve yönetmelik hükümlerine göre icra edilmesini ve Büyük Kongre ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu kararlarının uygulanmasını sağlar. 3 – Partililer ve Parti teşkilat kademeleri arasında verimli ve etkin çalışma temposunu sağlar, Parti üst organlarının müşterek çalışmalarına başkanlık ve nezaret eder. 4 – Merkez Yürütme Kurulu üyeleri arasında iş bölümü yapar, gerek görmesi halinde iş bölümünü değiştirir. 5 – Bilgi ve tecrübelerinden yararlanacağı kimseleri danışman olarak tayin eder. 6 – Gelişen durum ve olaylar karşısında Parti duruş ve görüşünü kamuya açıklar. 7 – Genel Merkezde hizmet birimlerinin kuruluş, kadro ve atama işlemleri ile sürekli istihdam olunacak hizmetli ve uzmanların tayin, terfi ve işten çıkarılmaları konularını, ilgili MYK üyesinin önerilerine göre karara bağlar. 8 – Genel Başkan; Kanun, Parti Tüzüğü ve diğer mevzuatın kendisine vermiş olduğu tüm görevleri yapar ve yetkileri kullanır. Bunun dışında tüzüğün maddesinde “Aynı kişi, kurucu Genel Başkanlık hariç, kesintisiz en fazla dört olağan dönem Genel Başkan seçilebilir. Ancak, ara veren kimseler tekrar aynı göreve seçilebilir” hükmü bulunmaktadır. Tüzüğün 77/A maddesinde ise Genel başkan tarafından iki adet Genel başkan Vekili atanacağına dair düzenleme bulunmaktadır.
30- ANA MUHALEFET PARTİSİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE GENEL BAŞKANIN GÖREVLERİ NELERDİR? +
CHP tüzüğünün 19.cu maddesinde Genel başkanın görevleri düzenlenmiş olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Genel Başkan Madde- 19 (1) Genel Başkan, kurultayca gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçilir. İlk iki oylamada sonuç alınamaz ise, üçüncü oylamada en çok oy alan aday seçilir. (2) Partiyi, Genel Başkan temsil eder, parti örgütünü yönetir. (3) Genel Başkan, disiplin kurulları dışında, bütün parti örgütünün başkanıdır. (4) Partiyi bağlayıcı demeçler vermeye ve bildiriler yayımlamaya yetkilidir. Genel Başkan bu yetkisini Merkez Yönetim Kurulu içerisinden görevlendireceklerine kullandırabilir. (5) Her kademedeki organları ve görevlileri, birlikte ya da ayrı ayrı toplantıya çağırabilir. (6) Parti görevlerinin ve çalışmalarının gerektirdiği önlemleri alır. (7) Yetkili organlarca verilen kararların ilgililerce uygulanmasını denetler. (8) Parti örgütüne ve ilgililere gerekli gördüğü bildirimleri yapar. (9) Genel Merkez organları ile partinin TBMM Grubunun uyumlu çalışmasını gözetir. (10) Genel Başkan, yokluğunda kendisine vekillik etmek üzere Genel Sekreterden başlayarak protokol yönetmeliği ile belirlenen sırayla Genel Başkan Yardımcılarından birini görevlendirir. Genel Başkan Vekili, vekillik ettiği sürede Genel Başkanın yetkilerini kullanır.
31- SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA MERKEZ KARAR, YÖNETİM VE İCRA ORGANLARINA İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı kanunun 16.cı maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Merkez karar, yönetim ve icra organları: Madde 16 –Siyasi partilerin merkez karar, yönetim ve icra organları parti tüzüğünde belirtilen isim, şekil ve sayıda kurulur. Büyük Kongrece seçilecek merkez organlarının herbirinin üye sayısı 15’den az olamaz. Bu organlar iki büyük kongre arasında, parti tüzük ve programına ve büyük kongre kararlarına uymak şartıyla, partiyi ilgilendiren hususlarda karar almak ve alınan kararları uygulamak yetkisine sahiptirler. Merkez karar organı, zorunlu sebepler dolayısıyla büyük kongrenin toplanamadığı hallerde, partinin hukuki varlığına son verilmesi ve tüzük ve programının değiştirilmesi dışındaki bütün kararları alabilir. Parti işlerini düzenleyen parti iç yönetmelikleri merkez karar organı tarafından yapılır. Merkez karar ve yönetim organlarının üyeleri büyük kongrece seçilir. Diğer merkez organlarının seçim usul ve esasları parti tüzüğünde belirtilir. Parti genel başkanı merkez karar, yönetim ve icra organlarının herbirinin de başkanlığını yapar. Büyük kongrece seçilen merkez organlarının herbirinin üyeleri büyük kongrenin ve büyük kongre yetkilerini kullanan kurucular kurulunun tabii üyeleridir. Organların toplanma ve çalışma usulleri, görev ve yetkileri, birbirleriyle münasebetleri parti tüzüğünde gösterilir.
32- İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİ TÜZÜĞÜNDE MERKEZ KARAR, YÖNETİM VE İCRA ORGANLARINA İLİŞKİN HÜKÜMLER ELERDİR? +
Madde 79 – Merkez Yürütme Kurulu; Genel Başkan, Genel Başkan Vekili, Genel Başkan Yardımcıları ve Genel Sekreter ile TBMM Parti Grup Başkanı ve Grup Başkan Vekillerinden oluşan en üst icra kuruludur. Genel Başkan ile TBMM Parti Grup Başkanı ve Grup Başkan Vekilleri dışındaki MYK üyeleri, Genel Başkan tarafından MKYK üyeleri arasından belirlenir. Genel Başkan, MYK’nın başkanıdır. Genel Başkan’ın veya Genel Başkan Vekilinin yokluğunda protokol sırasındaki Genel Başkan Yardımcısı kurula başkanlık eder. MYK üyeleri, Genel Başkan tarafından kısmen veya tamamen her zaman değiştirilebileceği gibi, MKYK’da yapılacak güven oylaması ile de değiştirilebilir. Güvensizlik için kurul üye tam sayısının 2/3 çoğunluğunun oyu gereklidir. İstifa eden veya düşürülen üye yerine, ikinci fıkra hükmüne göre yeni üye belirlemesi yapılır. MYK haftada en az bir toplantı yapar. İlk toplantısında, toplantılarının gün ve tarihini belirler. Kurul çoğunlukla toplanır, Tüzük’te yazılı ayrık durumlar dışında üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar alır. MYK üyeleri, görevli oldukları faaliyetin kapsam ve niteliğine göre yeteri kadar yardımcı veya uzman ile birlikte çalışma yapabilirler. Yardımcı ve uzmanlar, ilgili MYK üyesinin teklifi ve Genel Başkan’ın onayı ile Parti içi seçimle yüklenilmiş idari hiçbir görevi olmayan TBMM Parti Grubu üyeleri veya MKYK üyeleri yahut bunların dışındaki kimseler arasından atanır. Yardımcılar ve uzmanlar, oy hakkı olmaksızın, çağrılı oldukları MYK toplantılarına katılabilirler. Atama ve görevlendirmeler konusunda MKYK üyeleri ile teşkilat kademe başkanlıkları bilgilendirilir. Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya Bakanlık görevi aynı kişide birleşemez. Bu görevlerden birine atanan MYK üyesinin üyeliği atama kararının resmi gazetede yayımlandığı gün kendiliğinden sona erer. MYK’nın çalışma usul ve esasları, Genel Başkan tarafından çıkarılacak bir yönerge ile belirlenir. MYK’nın Görev ve Yetkileri Madde 80 – 1 – Büyük kongrede alınmış kararlar ile MKYK tarafından alınan kararların ve verilen talimatların icrasını sağlamak, MKYK gündemini hazırlamak, 2 – Partinin üye, her kademe kurum, kuruluş ve ünitelerinin etkili bir çalışma temposunu sağlayabilmeleri için teşkilat içi eğitim programlarını gerçekleştirmek, alınmış kararlar ile yapılması gereken iş ve eylemleri icra etmek, gerekli uyum ve koordinasyonu sağlamak, 3 – Partinin TBMM Grubu ile Genel Merkez ve tüm teşkilat kademeleri arasında temas ve bağlantıyı temin etmek, 4 – Partinin hükümet, diğer Partiler, çeşitli resmi veya sivil toplum örgütleri ve uluslararası kuruluşlar ile olan ilişkilerini düzenlemek, geliştirmek ve sürdürmek, 5 – Doğacak durum ve gelişmeler karşısında Partinin duruş ve görüşünü saptamak ve Genel Başkan’a sunmak, 6 – Teşkilata duyurulması gerekli MKYK kararlarını, ilgili üyesi aracılığıyla teşkilata tamim etmek, gereğini talep ve takip etmek, 7 – Parti Tüzüğü ve MKYK’nın kararları çerçevesinde kademe teşkilatlarının belirli takvime göre kongrelerini yaptırmak, 8 – Tüzüğe göre MKYK kararını gerektiren konu ve talepler hakkında, MYK görüşünü açıklayan bir rapor ile konuyu MKYK gündemine taşımak, 9 – Partinin faaliyet raporu ile yıllık bütçe ve uygulanan bütçenin kesin hesap ve bilançolarını, büyük kongreye sunulmak üzere MKYK’nın onayına tevdi etmek, 10 – Zorunlu hallerde Tüzük’teki münhasır yetki konuları hariç olmak ve toplanacak ilk MKYK’ya sunulmak kaydıyla, gerekli her türlü karar ve tedbirleri almak ve uygulamak, Tüzükle verilmiş tüm yetkileri kullanmak ve görevleri yapmak, MYK’nın görev ve yetkileridir. Genel Başkan Yardımcıları Madde 81 – Genel Başkan Yardımcıları arasında; 1 – Genel Başkan Yardımcısı (Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu), 2 – Genel Başkan Yardımcısı (Teşkilattan Sorumlu), 3 – Genel Başkan Yardımcısı (Seçim İşlerinden Sorumlu), 4 – Genel Başkan Yardımcısı (Tanıtım ve Medyadan Sorumlu), 5 – Genel Başkan Yardımcısı (Dış İlişkiler ve Dış Temsilciliklerden Sorumlu), 6 – Genel Başkan Yardımcısı (Sosyal Politikalardan Sorumlu), 7 – Genel Başkan Yardımcısı (Yerel Yönetimlerden Sorumlu), 8 – Genel Başkan Yardımcısı (Ekonomiden Sorumlu), 9 – Genel Başkan Yardımcısı (Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu), 10 – Genel Başkan Yardımcısı (İnsan Haklarından Sorumlu), 11 – Genel Başkan Yardımcısı (Mali ve İdari İşlerinden Sorumlu), 12 Genel Başkan Yardımcısı (Çevre ve Şehircilik Politikalarından Sorumlu), 13 – Genel Başkan Yardımcısı (Araştırma, Geliştirme ve Eğitimden Sorumlu), 14 – Genel Başkan Yardımcısı (Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu), 15 – Genel Başkan Yardımcısı (Türk Devletleri İle İlişkilerden Sorumlu), 16 – Genel Başkan Yardımcısı (Sağlık Politikalarından Sorumlu), 17 – Genel Başkan Yardımcısı (Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu), 18 – Genel Başkan Yardımcısı (Parti Sözcüsü), 19 – Genel Sekreter, Şeklinde Genel Başkan tarafından iş bölümü görevlendirmesi yapılır. Hizmet ve çalışma koşulları gereği MYK’nın üye sayısını azaltmak, yeni görev alanları ihdas ederek artırmak, yukarıda yazılı iş bölümü şeklini kısmen veya tamamen değiştirmek, ayırmak yahut birleştirmek şeklinde yeniden biçimlendirmeye, Genel Başkan’ın teklifi üzerine MKYK yetkilidir. MYK üyeleri, bulunmadıkları zamanlarda kendilerine hangi üyenin vekalet edeceğini, yazılı olarak kurul üyelerine bildirirler.
33- ANA MUHALEFET PARTİSİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE MERKEZ KARAR, YÖNETİM VE İCRA ORGANLARINA İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
Konuya ilişkin düzenlemeler CHP tüzüğünün 20 ila 23.cü maddelerinde yapılmış olup madde metinleri aynen aşağıdaki gibidir. Parti Meclisi Madde – 20 (1) Parti Meclisi, kurultaydan sonra partinin en yüksek karar organıdır. (2) Parti Meclisi, Genel Başkan ve kurultayca gizli oyla seçilmiş altmış (60) üyeden oluşur. Aldıkları oy sayısına ve sırasına göre Parti Meclisinin on beş (15) yedek üyesi belirlenir. (3) Üyeliklerde boşalma olduğunda, cinsiyet ve gençlik kotası gözetilerek yedek üyeler sıra ile göreve getirilir. (4) Parti Meclisi en geç iki ayda bir Genel Başkanın çağrısı üzerine ve Genel Başkanın başkanlığında toplanır. (5) Toplantının gündemi ile görüşülecek raporlar ve tasarılar, en geç üç gün önceden üyelere gönderilir. (6) Genel Başkan doğrudan ya da Parti Meclisi üye tam sayısının beşte birinin gerekçe ve gündem belirterek yazılı istemde bulunması durumunda Parti Meclisini olağanüstü toplantıya çağırır. (7) Parti Meclisi toplantılarına, partinin TBMM grup başkanvekilleri, grup yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları ve gençlik kolları genel başkanları da katılabilir, söz alabilir ve önerilerde bulunabilir; ancak oy kullanamazlar. (8) Genel Başkan, Parti Meclisi üyelerine geçici ya da sürekli görevler verebilir. (9) Birbirini izleyen üç olağan toplantıya mazeretsiz katılmayan Parti Meclisi üyesinin üyeliğinin gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile düşürülmesine karar verilebilir. (10) Parti Meclisinin toplantı kuralları ve çalışma yöntemleri yönetmelikle düzenlenir. Parti Meclisinin Görevleri Madde – 21 (1) Parti programı, kurultay kararları ve seçim bildirgeleri doğrultusunda iç ve dış gelişmelerle ilgili politika ve strateji kararları alır. (2) Merkez Yönetim Kurulunca hazırlanan çalışma raporunu ve kesin hesabı inceleyip karara bağlayarak kurultaya sunar. Yıllık bütçeyi ve bilançoyu onaylar. (3) Merkez Yönetim Kurulunca hazırlanan kurultay gündemleri ile seçim bildirgelerini inceleyip karara bağlar. (4) Merkez Yönetim Kurulunun hazırladığı yönetmelik taslaklarını karara bağlar. (5) Merkez Yönetim Kurulunun, Parti Meclisi üyelerinin ve parti kurullarının sunduğu raporları, önerileri ve tasarıları görüşüp karara bağlar. (6) Hükümet kurma, hükümete katılma, hükümetten çekilme konularında karar verir. Bu konuların görüşüldüğü Parti Meclisi toplantısına, TBMM Grup Başkanvekilleri ve Grup Yönetim Kurulu üyeleri katılır ve oy kullanırlar. (7) Seçimlere katılıp katılmama ve seçimlerde yasa ve tüzük kurallarına göre aday saptama yöntemini belirleyen kararları alır; merkez adaylarını ve merkez yoklaması yoluyla belirlenmesi gereken adayları belirler. (8) Uluslararası kuruluşlara üyelik kararı verebilir. Ancak bu kararın verilip duyurulmasından sonra geçen bir ay içinde, kurultay üyelerinin beşte birinden yazılı istek gelirse konu kurultayın olağan toplantısında ya da ivedi durumlarda, olağanüstü toplantısında karara bağlanır. Bir ay içinde böyle bir istek gelmemişse karar kesinlik kazanır. (9) Genel Başkanın ya da Merkez Yönetim Kurulunun önerisi üzerine disiplin cezalarının bağışlanmasını karara bağlar. Merkez Yönetim Kurulu Madde – 22 (1) Merkez Yönetim Kurulu, partinin en üst yönetim organıdır. Genel Başkan, Genel Sekreter, Genel Başkan Yardımcıları, TBMM Grup Başkanı ve Başkanvekillerinden oluşur. Genel Başkan, Merkez Yönetim Kurulunun başkanıdır. Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcıları Parti Meclisi üyeleri arasından belirlenir. (2) Genel Sekreter ile hukuk, seçim, idari ve maliişler, örgüt, yerel yönetimler, medya, halkla ilişkiler ve bilişimden sorumlu alanlardaki genel başkan yardımcıları ile sayı ve görev alanları genel başkanca belirlenen diğer genel başkan yardımcıları genel başkanın önerisi üzerine Parti Meclisinin salt çoğunluğunun onayıyla göreve başlar. Genel başkan görev alanları arasında ayırma ve birleştirme yapabilir. (3) Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Genel Başkan tarafından ya da Parti Meclisinin 1/3’ünün yazılı önerisi ve 2/3’ünün oyuyla görevlerinden alınabilir. Genel Başkan yerlerine yenilerini seçer. (4) Genel Başkanın yokluğunda genel sekreterden başlayarak protokol yönetmeliğiyle belirlenen sırayla genel başkan yardımcıları Merkez Yönetim Kuruluna başkanlık eder. (5) Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Genel Başkanları, Merkez Yönetim Kurulu toplantılarına katılabilirler, görüş ve önerilerde bulunabilirler; ancak oy kullanamazlar. (6) Merkez Yönetim Kurulu, haftada bir gün çağrı yapılmaksızın çoğunlukla toplanır. İvedi durumlarda Genel Başkanın çağrısıyla her zaman toplanır. Aksine hüküm yoksa üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. (7) Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, görevlerinin kapsam ve niteliğine göre yeteri kadar yardımcı ya da uzmanla çalışma yapabilirler. Bu yardımcı ve uzmanlar milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve bunların dışında kişiler arasından ilgili Merkez Yönetim Kurulu üyesinin önerisi ve Genel Başkanın onayı ile belirlenir. (8) Merkez Yönetim Kurulu üyeleri mazeretleri halinde Genel Başkanı bilgilendirerek hangi Merkez Yönetim Kurulu üyesinin kendisine vekalet edeceğini belirler. (9) Genel Sekreter parti politikalarının belirlenmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılmasındaki eşgüdümü sağlar. Genel Başkan Yardımcıları ile görüşüp Genel Başkanı bilgilendirerek Merkez Yönetim Kurulu gündemini ve Genel Başkanın belirleyeceği Parti Meclisi gündemini hazırlar. Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi toplantısına ilişkin tutanakların düzenlenmesini, kararların imzalanmasını ve muhafaza edilmesini sağlar. (10) Genel Sekreter, her durum ve sıfatla bütün yargı kurumlarında özel ya da resmi daire, kurum ve kuruluşlarda; uluslararası kuruluşlar, gerçek kişiler, özel ya da resmi tüzelkişilerle olan ilişkilerde Genel Başkan adına bizzat ya da vekille partiyi temsil eder. (11) Genel Sekreterlik, genel evrak kaydının tutulmasını sağlar. Partinin yazışma ve haberleşme birimidir. (12) İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, saymanlık işlerini de yürütür. Yılsonu bilançosunu ve kesin hesapları düzenler. İllerden ve ilçelerden gelen kesin hesapları, Genel Merkez kesin hesabı ile birleştirir ve Merkez Yönetim Kurulunun onayına sunar. Partinin gelirlerinin toplanmasında, harcamaların yapılmasında her aşamada yasa ve tüzük hükümlerine uygunluğu sağlar. Partinin demirbaşlarının ve malvarlığının korunmasını gözetir. Merkez Yönetim Kurulunun Görevleri Madde – 23 (1) Kurultayın ve Parti Meclisinin kararlarını uygular. Partinin programı, ilkeleri, amaçları doğrultusunda tüm çalışmaları yürütür. Partinin yönetimine ilişkin her türlü iş ve işlemleri yapar. (2) Parti örgütünü yönetir. Yasalara, tüzük ve yönetmeliklere uygun çalışmasını sağlar. Genel Merkez organları hariç tüm örgüt kuruluş işlemlerini yürütür. (3) Partinin hukuki varlığını korur. Bunun için yasalara ve tüzüğe uygun bütün kararları alır. (4) Partinin hükümetle, diğer partilerle ve sivil toplum örgütleriyle ilişkilerini düzenler, bu konuda gereken tüm kararları alır. (5) Çalışma raporunu hazırlar, kurultaya sunulmak üzere Parti Meclisinin onayına sunar. (6) Yıllık bütçeyi hazırlar. Parti Meclisinin onayına sunar ve uygular. Parti kesin hesabını hazırlayıp onay için Parti Meclisine sunar. Süresi içinde Genel Başkan adına Anayasa Mahkemesine ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. (7) Partinin uluslararası ilişkilerini düzenler, çalışmaları yürütür. (8) Yönetmelik taslaklarını hazırlar, Parti Meclisine sunar. (9) Yasa ve tüzük kurallarına uygun çalışmayan örgütleri görevlerinden alır, yerine kurullar atar, süresi içinde olağanüstü kongrelerini yapmalarını sağlar. (10) Kongreler takvimini hazırlar ve süreci yürütür. (11) Partinin amaçlarına uygun olarak taşınır ve taşınmaz mal ile taşıt araçları alır, kullanır, işletir ya da satar. Taşınmaz malların satışı için Parti Meclisinden yetki alır. (12) Parti gelirlerini arttırmak amacı ile her türlü önlemi alır, gelir makbuzları bastırır, örgüte gönderir. (13) Üyelik kütüklerini tutar. (14) Merkez Yönetim Kurulunun çalışma ilkeleri, yönetim esasları ve öteki konular yönetmelikle düzenlenir.
34- PARTİ DİSİPLİN KURULLARI NE İŞ YAPAR? +
Partilerin Disiplin Kurullarına ilişkin hükümler 2820 sayılı Siyasal partiler Kanunun 17.ci maddesinde yapılmıştır. Buna göre; “ Siyasi partinin merkez disiplin kurulu, bu Kanunda ve parti tüzüğünde gösterilen şekilde kurulur. Bu kurulun üye sayısı yediden az olamaz.” Hükmü bulunmaktadır. Parti suçlarını cezalandırma görevi ve yetkisi disiplin kurullarına aittir. Parti suçlarının yargı organlarının görev alanına girmesi, disiplin kurullarının görev yapmasına engel olmaz. Öte yandan 2820 sayılı kanunun 53-59.cu maddelerinde Disiplin Kurullarının seçilme, karar alma ve çalışmalarına ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Bu hükümler aynen aşağıdaki gibidir. Disiplin suçları ve cezaları: Madde 53 – Siyasi partilerin disiplin kurullarınca verilebilecek cezalar, uyarma, kınama, partiden veya gruptan geçici veya kesin olarak çıkarma cezalarıdır. Disiplin kurullarının vermeye yetkili oldukları disiplin cezaları ile hangi halde ne tür disiplin cezası verileceğinin parti tüzüğünde belli edilmesi zorunludur. Partinin hangi organ ve mercilerinin kimler hakkında ve hangi disiplin kurulunda disiplin cezası isteminde bulunabileceği ve disiplin cezalarına karşı yapılan itirazları incelemeye yetkili üst disiplin kurulları ve itirazın usul ve şartları, kanunda belirtilmeyen hallerde, parti tüzüğü ile düzenlenir. Disiplin kurullarınca parti üyeleri hakkında verilen kararlar gerekçeleriyle birlikte en geç otuz gün içinde ilgiliye tebliğ olunur. Bir partiye mensup milletvekilinin; o partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi grubu üyeliğinden kesin olarak çıkarılması, partiden çıkarılmayı ve partiden kesin olarak çıkarılması da Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubu üyeliğinden çıkarılmayı gerektirir. Bir üyenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubundan geçici olarak çıkarılması hakkında verilen ceza, bu üyenin ceza süresince gruptaki çalışmalara katılmamasını gerektirir. Hakkında geçici çıkarma cezası verilen parti üyesi, faaliyetine katılamayacağı parti organlarına hiçbir teklif yapamaz. Ancak bu hüküm o üyenin parti tüzüğüne, programına, partinin diğer mevzuatına ve organlarının bağlayıcı kararlarına uyması zorunluğunu ortadan kaldırmaz. Geçici çıkarma cezası verilen parti üyelerine, parti içinde hiçbir görev verilemez. Disiplin kurulları üyelerinin seçilmesi: Madde 54 – Siyasi partilerin disiplin kurullarının üyeleri kongrelerce gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi grubu disiplin kurulu üyelerinin seçimi, en az iki yıl için olmak üzere, parti tüzüğünde gösterildiği şekilde yapılır. Disiplin kurullarının çalışması: Madde 55 – Disiplin kurulları, üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğuyla toplanır ve hazır bulunanların çoğunluğuyla karar verir. Ancak 101 inci maddenin (d – 1) bendinde gösterilen haller dışında, partiden kesin çıkarma cezaları için üye tamsayısının çoğunluğunun kararı gereklidir. Disiplin kuruluna sevk edilen partili, yazılı veya sözlü savunma hakkına sahiptir. Savunma için süre, savunmaya çağrı belgesinin ilgiliye tebliği tarihinden başlamak üzere onbeş gündür. Ancak, seçimlerde veya herkesin gözü önünde açıkça veya yayın yoluyla işlenen disiplin suçlarında bu süre yedi gündür. Savunma süresini geçirenler, savunma hakkından vazgeçmiş sayılırlar. Savunmaya çağırma, disiplin kurulu başkanlığınca yazı ile yapılır. Bu yazıda uygulanması istenen disiplin cezası ile bu cezanın istenmesine sebep olan fiiller açıkça gösterilir. Disiplin işleriyle ilgili görüşme ve karar yasağı: Madde 56 – Disiplin kurullarına sevk yetkisine sahip bulunan parti organ ve mercilerinin kararları ile disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları hakkında, siyasi partilerin her kademesindeki kongrelerinde görüşme yapılamaz ve bu konularda karar alınamaz. 58 inci madde hükmü saklıdır. Disiplin cezalarına itiraz: Madde 57 – (Değişik: 28/3/1986 – 3270/15 md.) Hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesi, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevkeden organ veya merci veya disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararların kanuna, parti tüzüğüne ve iç yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğindeki son karara karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Mahkeme bu itirazları, diğer işlerden önce ve en geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlar, bu karar kesindir. Af yetkisi: Madde 58 – Disiplin kurullarınca verilen cezaların partinin hangi organı tarafından ve ne şekilde affedileceği siyasi partilerin tüzüklerinde gösterilir. Disiplin konusunda tedbir kararı: Madde 59 – Partiden geçici çıkarmayı veya kesin çıkarmayı gerektiren hallerde, disiplin cezası verilmesi için sevk kararı almaya yetkili olan parti organları, tedbir niteliğinde olmak üzere, disiplin kuruluna sevk edilen üyeyi parti içindeki görevlerinden derhal uzaklaştırabilirler. İlgili, bu tedbir kararının kaldırılmasını sevk edildiği disiplin kurulundan isteyebilir. Bu istek, disiplin kurulu tarafından yedi gün içinde karara bağlanır.
35-İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİ TÜZÜĞÜNDE MERKEZ DİSİPLİN KURULLARIA İLİŞKİN DÜZEENLEMELER NELERDİR? +
Merkez Disiplin Kurulunun Oluşumu Madde 106 –Merkez Disiplin Kurulu Partinin en üst disiplin kurulu olup büyük kongre tarafından Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerinin seçimlerine ilişkin usul ve esaslara göre seçilen 15 asıl ve 5 yedek üyeden oluşur. Merkez Disiplin Kurulu’nun Bakacağı İşler Madde 107 – Merkez Disiplin Kurulu, aşağıda yazılı işleri birinci derece disiplin kurulu, il disiplin kurulu kararlarına karşı yapılan itirazlar ile Tüzük gereği intikal eden il disiplin kurullarının ihraç kararlarını ikinci derece disiplin kurulu olarak inceler ve Parti içi işlemler açısından kesin olarak karara bağlar. 1 – Merkez Disiplin Kurulu’nun Birinci Derecede Bakacağı İşler a – Partinin Kurucu Üyeleri, b – Partinin Genel Başkan’ı, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Partinin genel muhasibi, usul ve esaslara göre seçilen 15 asıl ve 5 yedek üyeden oluşur. c – İl yönetim kurulları ile il disiplin kurullarının başkan ve asıl üyeleri, il ve ilçe belediye başkanları, yan kuruluşların il başkanları, d – Kendi başkanı ile asıl ve yedek üyeleri, e – TBMM’nin Partili eski üyeleri ve eski hükümet üyeleri, hakkında birinci derecede disiplin soruşturması yapar ve Parti içi işlemler açısından kesin olarak karara bağlar. 2 – Merkez Disiplin Kurulu’nun İkinci Derecede Bakacağı İşler Merkez Disiplin Kurulu, il disiplin kurullarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlar üzerine ve Tüzüğün 105/son bent hükmü gereği gönderilen disiplin dosyalarını ikinci derece disiplin kurulu olarak inceleyip, lehte veya aleyhte bozulmasına, bozmanın niteliğine göre gerekli olan cezayı tayin etmeye, değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar, Parti içi işlemler açısından kesindir. Madde 111- Disiplin Kurullarına İlişkin Müşterek Hükümler 1 – Her disiplin kurulunun görev süresi, yeni disiplin kurulunun seçilmesiyle son bulur. 2 – Disiplin kurulları, seçilmelerini takiben en yaşlı üye başkanlığında yapacağı ilk toplantısında gizli oylama ile başkan, başkan vekili ve sekreter seçimi yaparak kurulun başkanlık divanını oluşturur. 3 – Partili hiç bir üye, aynı zaman diliminde aynı veya farklı düzeyde başka bir disiplin kurulu üyeliği yapamaz. Partinin, kongre delegelikleri ve TBMM grup üyeliği hariç, hiçbir organında görev alamazlar. Eşler ile birinci ve ikinci derece kan ve sıhri hısımlar, aynı disiplin kurulunda birlikte görev alamaz, bunlarla ilgili soruşturma ve kararlara katılamazlar. 4 – Disiplin kurulu üyeleri ile Parti arasında hiçbir hizmet bağı kurulamaz ve Partiden gelir sağlanamaz. 5 – Kurul üyeliklerinde boşalma olması halinde, sıradaki yedek üye, kurul başkanı tarafından göreve davet edilerek kurul üyeliği tamamlanır. 6 – Günü ve zamanı belli olan toplantılara, haklı mazeret olmaksızın art arda üç kez veya bir yıl içinde aralıklı altı kez katılmayan üye, kurul üyeliğinden istifa etmiş sayılır ve yerine yedek üye davet edilir. 7 – Disiplin kurulları, Kanunda belirtilen ayrık haller dışında üye tam sayısının en az 2/3 si ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir. 8 – Disiplin kurulu başkan ve üyeleri, kendi haklarında yürütülen soruşturmalara katılamazlar. 9 – Disiplin kuruluna sevk edilen Partilinin savunması alınmadan veya savunma vermekten vazgeçtiği anlaşılmadan karar verilemez. Savunma için gerekli süre, çağrının ilgiliye bildiriminden itibaren 15 gündür. Seçimlerde veya kamuoyu önünde açıkça veya yayın yolu ile işlenen disiplin suçları için bu süre 7 gündür. Savunma daveti kurul başkanınca yapılır; davet yazısında uygulanması istenen disiplin cezası ile buna neden gösterilen söz veya fiiller açıkça belirtilir. 10 – Savunma davet yazısı, ayrı adres bildirilmemişse ilgilinin Parti üye kütüğünde yazılı adresine tebliğ edilir veya gönderilir. Bulunamaz veya kabulden imtina etmiş ise, savunmadan vazgeçtiğine hükmedilerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre gerekli karar verilir. 11 – Disiplin kurulları, kendilerine intikal ettirilen işler hakkında, yasa ve Tüzük hükümleri ile zaruret hallerinden kaynaklanan durumlar saklı kalmak kaydıyla 30 gün içinde karar verirler. 12 – Kongrelerde ve her tür Parti toplantılarında, konunun Tüzük gereği gündem konusu olma hali hariç, disiplin kuruluna sevk kararları ile disiplin kurullarına intikal eden işle ilgili disiplin kurulu kararı kesinleşinceye kadar bu konular hakkında görüş, tavsiye ve telkinde bulunulamaz. 13 – Parti teşkilat ve yönetim birimleri, disiplin kurullarının incelemelerini zorlaştırmamak ve taleplerini geciktirmeksizin yerine getirmek zorundadırlar. 14 – Üyenin daha önce disiplin cezası almaması ve pişmanlık duyması halinde bir alt disiplin cezası verilebilir. 15 – Disiplin kurulları, sevk kararında tanımlanarak atfolunan eylemle bağlıdırlar. Gerek görmeleri halinde soruşturmayı genişletir ve tanık dinleyebilirler. İddia ve savunmayı kanun, Tüzük ve ilgili mevzuata göre değerlendirerek vicdani kanaatlerine göre karar verirler. Ancak disiplin kurulları, sevk kararında önerilen cezadan daha ağır bir ceza veremezler. 16 – Disiplin kurulları, gerekçeli olarak oluşturacakları kararlarını, ilgiliye ve konuyu sevk eden organa bildirirler. İlgili, Parti kayıtlarında yazılı adresinden ayrılmış ve yeni adresi de belli değil ise, hüküm özeti gazete ilanı ile tebliğ edilir. İlandan itibaren 15 gün içinde itiraz edilmeyen kararlar kesinleşir. 17 – Disiplin kararlarının sonuç doğurması için kesinleşmiş olması gereklidir. Parti yetkilileri ve organları, kesinleşmiş disiplin kurulu kararlarının uygulanmasını geciktiremezler.
36- ANA MUHALEFET PARTİSİ CHP TÜZÜĞÜNDE MERKEZ DİSİPLİN KURULLARI +
Disiplin Kurullarının Görevleri Madde – 62 (1) Parti suçlarını cezalandırma görevi ve yetkisi disiplin kurullarına aittir. (2) Parti suçlarının yargı organlarının görev alanına girmesi, disiplin kurullarının görev yapmasına engel olmaz. Yetki Madde – 63 (1) Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır. (2) İl başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, il disiplin kurulu başkan ve üyeleri, il ve ilçe belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Merkez Yönetim Kurulunun istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır. (3) Yukarıda sayılanlar dışındaki üyelerin ve görevlilerin parti suçu oluşturan eylemleri il yönetim kurulunun istemi üzerine il disiplin kurulunca karara bağlanır. (4) Partili TBMM üyelerinin grup disiplinine, iç yönetmeliğe, bağlayıcı grup kararlarına aykırı ya da göreviyle bağdaşmayan eylemlerinden doğan parti suçları Grup Yönetim Kurulunun istemi üzerine Grup Disiplin Kurulunca karara bağlanır. (5) İvedi durumlarda Merkez Yönetim Kurulu, il yönetim kurullarının tedbirli olarak görevden uzaklaştırma yetkilerini de kullanarak bir üyeyi yetkili il disiplin kuruluna veya doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edebilir. (6) İl yönetim kurulları, ilçelerden gelen dosyalar ve üyelerden gelen şikayetlerle ilgili olarak başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde karar verir. Bu süre içerisinde karar verilmemesi durumunda istek, reddedilmiş sayılır. Bu durumda ilçe yönetim kurulu ya da şikayetçi, yedi (7) gün içerisinde Merkez Yönetim Kuruluna itiraz edebilir. (7) Disipline sevk organının ve yetkili disiplin kurulunun belirlenmesinde ilgilinin parti suçu işlediği tarihteki görevi dikkate alınır. Tedbir Madde – 64 (1) Kesin çıkarma ve geçici çıkarma talebi ile disiplin kuruluna gönderen organ, tedbir niteliğinde olmak üzere üyeyi görevden uzaklaştırabilir. Bu durumda dosya üç (3) gün içinde görevli disiplin kuruluna gönderilir ve bu süre içinde karar, ilgiliye tebliğe çıkarılır. (2) Tedbir niteliğinde görevden uzaklaştırılanlar, tedbirin kaldırılması isteği ile görevli disiplin kuruluna tebliğ tarihinden itibaren üç (3) gün içinde başvurabilir. Bu istek yedi (7) gün içinde karara bağlanır. (3) İl disiplin kurullarının tedbirle ilgili kararlarına karşı Yüksek Disiplin Kuruluna üç (3) gün içinde itiraz edilebilir. Yüksek Disiplin Kurulu, tedbire itirazla ilgili başvuruları, kendisine ulaştığı tarihten itibaren yedi (7) gün içinde karara bağlar. (4) Haklarında tedbir kararı olan üyeler, üyelikten doğan haklarını kullanamazlar. Tedbir nedeniyle görevinden uzaklaştırılan üyenin hakkındaki hüküm kesinleşinceye kadar, yerine yedek üye çağrılmaz. Yüksek Disiplin Kurulu Madde – 67 (1) Kurultayca seçilen on beş (15) asıl ve sekiz (8) yedek üyeden oluşur. Asıl üyelerin en az sekizinin (8), yedek üyelerin en az dördünün (4) hukukçu olması gerekir. Hukukçu kotası öncelikli olarak uygulanır. (2) Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren bir hafta içinde Genel Başkanın çağrısı ile en yaşlı üyenin başkanlığında toplanır. Üçte iki (2/3) çoğunluğun bulunması halinde gizli oyla kendi aralarında bir başkan, bir başkan yardımcısı ve bir sekreter seçerler. (3) İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa kurul, bir hafta sonra aynı gün ve yerde, aynı gündemle toplanır. Bu toplantıda da yeterli çoğunluk sağlanamazsa kurul kendiliğinden düşmüş sayılır. Düşme tarihinden sonra kırk beş (45) gün içinde olağanüstü kurultay toplanarak yeni kurul seçilir. Kurultayda sadece Yüksek Disiplin Kurulu seçimi yapılır. (4) Yüksek Disiplin Kurulu, en az ayda bir kez daha önce kurulca saptanan gün ve yerde kendiliğinden toplanır. Üst üste üç olağan toplantısını ya da bir takvim yılı içerisinde toplam altı olağan toplantısını yapmaması veya üye tamsayısının toplantı yetersayısının altına düşmesi durumunda, Merkez Yönetim Kurulunun başvurusu üzerine Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulunun düştüğünün tespitine karar verebilir. Bu durumda, yeni kurulun seçimi için düşme tarihinden sonra kırk beş (45) gün içinde olağanüstü kurultay toplanır. Bu kurultayda sadece Yüksek Disiplin Kurulu seçilir.
37- İKTİDAR PARTİSİ AK PARTİ TÜZÜNDEKİ DİSİPLİN SUÇ VE CEZALARI NELERDİR? +
Ak Parti Tüzüğünün 113.maddesine göre Parti disiplin kurullarınca yukarıda yazılı esas ve usule göre verilebilecek disiplin cezaları aşağıdaki gibidir. a-Uyarma b-Kınama c-Partiden ve gruptan geçici ihraç d-Partiden ve gruptan kesin ihraç a-Uyarma Cezası ve Bu Cezayı Gerektiren Haller Madde -114 Uyarma, Partilinin yazılı olarak dikkatinin çekilmesi olup; 1- Yetkili organlarca davetli olduğu toplantılara mazeret beyan etme gereği duymaksızın katılmamak, 2- Durumu müsait olduğu halde taahhüt ettiği aidatını ödememek veya geç ödemek, 3- Tevdi edilmiş görevin ifası konusunda lakayt davranışlar sergilemek, 4- Parti yöneticileri ve üyeleri hakkında basın yoluyla incitici beyanlarda bulunmak, Partilinin uyarma cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eylemlerdir. b-Kınama Cezası ve Bu Cezayı Gerektiren Haller Madde -115 Kınama, Partilinin “kusur” bildirimi içeren yazılı uyarılması olup; 1 – Yetkili organlarca verilmiş Parti görevini kabul etmemek veya yapmamak, 2 – Parti içinde ve Parti faaliyetlerinde kişisel çıkar gözetir tutumlar sergilemek, 3 – Parti aleyhine tazmini gerekli bir zarar doğmasa bile, tutulması gereken defter ve kayıtları kanun, Tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak tutmamak, 4 – Kanuni sorumlulukları ile ödeme ve tazmin sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, Partideki göreviyle bağlı hizmet gereği kendisine teslim edilmiş eşya veya malzemenin, ihmal sonucu kaybına neden olmak, 5 – Bir yıl içinde iki defa uyarma cezası gerektiren eylemlerinden ötürü uyarma cezası ile cezalandırılmış olmak, Partilinin kınama cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eylemlerdir. c- Partiden ve Gruptan Geçici İhraç Cezası ve Bu Cezayı Gerektiren Haller Madde-116 Partiden ve gruptan geçici ihraç cezası, eylemin niteliğine göre iki aydan az bir yıldan fazla olmamak üzere Partilinin, Parti ve grup çalışmalarına katılmaması, Partideki görevinin sona ermesi, Parti üyeliğinin ceza süresince askıya alınmış olması sonuçlarını doğuran disiplin cezasıdır. Geçici ihraç ceza süresi karar tarihinde başlar, süresinin dolması ile yeni bir karar ve işleme gerek olmadan kalkmış sayılır. Geçici ihraç kararı, Partilinin Parti Tüzük ve programına, diğer mevzuatına ve organların bağlayıcı kararlarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. d-Parti ve gruptan geçici ihraç cezası verilmesini gerekli kılan haller Madde 117 1 – Partinin ve Parti organlarının toplantılarında saklı kalması gereken konuları ve kararları, sebebi ne olursa olsun, açıklamak, 2 – Parti yöneticileri ve üyeleri hakkında gerçek dışı haber yaymak, iftira, karalama ve küçük düşürücü beyanlarda bulunmak, 3 – Kanuni sorumlulukları ile ödeme ve tazmin sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, Partideki göreviyle bağlı hizmet gereği kendisine teslim edilmiş eşya veya malzemeyi kasıtlı olarak kaybetmek veya görevden ayrılma halinde teslim etmekten kaçınmak ve bu konuda ısrarlı davranmak, 4 – Bir yıl içinde iki defa kınama cezası gerektiren eylemleri nedeniyle yetkili disiplin kurulunca cezalandırılmış olmak, 5 – Yan kuruluş başkanlarının, yönetim kurulu ve yürütme kurulu toplantılarına katılımlarını engellemek veya Tüzüğün 86. maddesinden kaynaklanan eşgüdüm ve denetim yetkisini yan kuruluşların varlığından beklenen faydayı yok edici tarzda kullanmak, eylemleri, Partiden ve gruptan geçici olarak ihraç edilmeyi gerektiren disiplin suçlarıdır.
38-ANA MUHALET PARTİSSİ CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN PARTİ TÜZÜĞÜNDEKİ DİSPLİN CEZALARI NELERDİR? +
CHP Parti tüzüğünün 69.cu maddesinde Disiplin Cezalarına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemeler aynen aşağıdaki gibidir. Disiplin Cezaları Madde – 69 1- Disiplin cezaları “uyarma”, “kınama”, “geçici çıkarma” ve “kesin çıkarma”dır. 2- Uyarma, yazılı olarak dikkat çekmektir. Kınama, yazılı olarak kusur bildirmektir. Geçici çıkarma, üyenin partiden bir yıldan iki yıla kadar ilişkisinin kesilmesidir. Kesin çıkarma, üyenin süresiz olarak parti ile ilişkisinin kesilmesidir. 3- Kınama cezası alanlar bir (1) yıl süre ile parti organlarına seçilemezler, seçilmiş iseler görevden alınırlar. 4-Geçici çıkarma cezası alanlar, bu süre içinde parti üyelerine tanınan hakları kullanamazlar ve cezalarının tamamlanmasından itibaren altı (6) ay süre ile parti organlarına seçilemezler. Geçici çıkarma cezasının uygulanması sırasında kişinin, parti programına, tüzüğüne ve yetkili organların bağlayıcı kararlarına uyma yükümlülüğü devam eder. 5- Disiplin kurulları; tedbirli olarak disipline sevk edilenler yönünden tedbir kararının verildiği ve varsa kaldırıldığı tarihi kararda belirtir. 6- Disipline sevk işlemini gerçekleştiren organ, suçlama konusu olan eylemi ve uygulanmasını istediği cezayı açıkça belirtir. Disiplin kurulu, isnat edilen eylem ile bağlı, hukuki niteleme ve uygulanması istenen ceza hükmüyle ise bağlı değildir. 7-Disiplin cezası alanlardan, aynı parti suçunu yineleyenlere bir üst ceza verilir. 8-Disiplin suçunun, basın yayın organları ya da sosyal medya araçlarıyla işlenmesi halinde eylemin ağırlığına göre bir üst cezayı gerektiren hüküm uygulanabilir. 9-Parti suçu olarak nitelendirilen eylemin, hafifletici nitelikte koşulların bulunması ve etnik pişmanlığın varlığı halinde eylemin gerektirdiği ceza yerine bir alt cezayı gerektiren hüküm uygulanabilir.
39- SİYASİ PARTİLERİN İL TEŞKİLATINA İLİŞKİN YASAL HÜKÜMLER NELERDİR? +
Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 19.cu maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. İl teşkilatı: Madde 19 – Siyasi partilerin il teşkilatı; il kongresi, il başkanı, il yönetim kurulu ve il disiplin kurulundan oluşur. İl kongresi, sayısı altıyüzden fazla olmamak üzere, parti tüzüğüne göre ilçe kongrelerince seçilen delegelerden oluşur. O ilin partili milletvekilleri ile yönetim ve disiplin kurulları başkan ve üyeleri, il kongresinin tabii üyeleridir. Geçici yönetim kurulu başkan ve üyeleri de kongreye katılma hakkına sahiptirler. Ancak geçici il yönetim kurulu başkanı ve üyelerinden delege sıfatı olmayanların kongrede oy kullanma hakları yoktur. İl kongresi, büyük kongrenin yapılmasına engel olmayacak şekilde parti tüzüğünde gösterilen süreler içinde toplanır. İl yönetim kurulu, parti tüzüğünün göstereceği sayıda üyeden oluşur. Bu sayı 7’den az olamaz. İl başkanı ile il yönetim kurulu il kongresince seçilir. İl başkanı ile yönetim kurulunun, seçim şekli ve merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir. El çektirme kararı, 101 inci maddenin (d – 1) bendinde gösterilen haller dışında, yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır. İşten el çektirme kararının il yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren kırkbeş gün içinde il kongresi toplanarak yeni il yönetim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde il kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır. İl başkanı en çok üç yıl için seçilir. İl teşkilatında bir il disiplin kurulu bulunur. İl disiplin kurulunun üye sayısı ve bu üyelerde aranacak nitelikler parti tüzüğünde belirtilir. Bu maddede yazılı kurulların; görev ve yetkileriyle yedek üyelerinin sayısı, nasıl seçileceği ve ne suretle göreve çağrılacağı parti tüzüğünde açıklanır.
40-SİYASİ PARTİLERİN İLÇE TEŞKİLATINA İLİŞKİN YASAL HÜKÜMLER NELERDİR? +
Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 20.cİ maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. İlçe teşkilatı: Madde 20 – Siyasi partilerin ilçe teşkilatı; ilçe kongresi, ilçe başkanı, ilçe yönetim kurulu ve kurulmuş ise belde teşkilatından meydana gelir. Parti tüzüğünde ilçe disiplin kurulu teşkili de öngörülebilir. Beldelerde teşkilat kurulması zorunlu değildir. İlçe kongresi, ilçe ve çevresindeki köy ve mahallelerde partinin son genel seçimde aldığı oy sayısına göre, seçime katılmamış partilerde ise üye sayısına göre, bu Kanunun 10 uncu maddesinde gösterilen siyasi partiler sicilinde kayıtlı ilgili parti üyelerinin seçtikleri, sayısı 400’ü aşmayan delegelerden oluşur. İlçe yönetim kurulu ve varsa ilçe disiplin kurulu başkan ve üyeleri ilçe kongresinin tabii üyeleridir. Geçici ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri de kongreye katılma hakkına sahiptir. Ancak geçici ilçe yönetim kurulu başkan ve üyelerinden delege sıfatı olmayanların kongrede oy kullanma hakkı yoktur. Delege seçimleri; köy ve mahallelerde partinin bu yerlerde son genel seçimde aldığı oy miktarı, seçime katılmamış partilerde ise üye sayısı esas alınmak suretiyle bu yerlere verilecek kontenjanlara göre yapılır. Köy ve mahallelerdeki üye sayısı delege kontenjanı verilmesini gerektiren nispetin altında ise bu durumdaki köy ve mahallelerin diğer köy ve mahallelerle birleştirilerek delege seçilmesi mümkündür. Yapılan delege seçimleri bir tutanakla tespit edilerek, tutanak parti ilçe başkanlığına gönderilir. Parti tüzüğünde, münhasıran delege seçimi işlemlerini yürütmek üzere köy veya mahallelerdeki üyelerden birinin görevlendirilmesi öngörülebilir. Delege seçimiyle ilgili diğer hususlar parti tüzüğünde gösterilir. İlçe kongresi, il kongresinin yapılmasına engel olmayacak şekilde parti tüzüğünde gösterilen süreler içinde toplanır. İlçe yönetim kurulu, parti tüzüğünün göstereceği sayıda üyeden oluşur. Bu sayı 5’ten az olamaz. İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulu ilçe kongresince seçilir. İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulunun; seçim şekli ve il yönetim kurulunca veya merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir. El çektirme kararı 101 inci maddenin (d-1) bendinde gösterilen haller dışında yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır. İşten el çektirme kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde ilçe kongresi toplanarak yeni ilçe yönetim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde ilçe kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır. İlçe başkanı en çok üç yıl için seçilir Bu maddede yazılı kurulların görev ve yetkileri ile yedek üyelerinin sayısı ve ne suretle göreve çağrılacağı parti tüzüğünde gösterilir. Siyasi partilerin, illerin merkez ilçelerinde teşkilat kurmaları hususunda ilçe teşkilatına ilişkin hükümler uygulanır.
41-PARTİLERİN GENEL MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATLARI KURULUŞ BAŞVURULARI NEREYE YAPILIR? +
Siyasi partilerin kuruluş ve bildirimlerine ilişkin iş ve işlemler, Emniyet Genel Müdürlüğü ve il emniyet müdürlükleri tarafından yürütülmekteyken 03/01/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra birimlerince yürütülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda, Başkanlığımız merkez ve taşra birimlerince Siyasi Partilere ilişkin iş ve işlemlerin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlayıp doğru bilgiye anında ulaşılabilmesi amacıyla kısa adı “PARBİS” olan “Siyasi Partiler Bilgi Sistemi” kurumsal yazılımı 24/02/2015 tarihi itibariyle 81 ilimizin kullanıma açılmıştır. Siyasi Partilerin genel merkezleri ANKARA ilimizde olmak zorundadır. Siyasi Parti merkez Teşkilatı kuruluşu başvurusu İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’na yapılmaktadır. Yukarıdaki 2014/1 sayılı Genelge doğrultusunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’nda Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü başvuru işlemlerini kabul eder. Siyasi Partilerin taşra teşkilatı kuruluş başvuruları ise; ise İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüklerine yapılacaktır. Siyasi Parti Taşra Teşkilatı Kuruluş Başvurularında istenilecek belgeler aşağıdaki gibidir. a-SİYASİ PARTİ İL TEŞKİLATI KURULUŞU: Dilekçe Atama Belgesi (2 Adet) Yönetim Kurulunu gösterir çizelge(Yönetim Kurulu 7 Kişi Disiplin Kurulu 3 kişi zorunlu) çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı) (1 dosya halinde) b-SİYASİ PARTİ İLÇE TEŞKİLATI KURULUŞU Dilekçe Atama Belgesi (2 Adet) Yönetim Kurulunu gösterir çizelge(Yönetim Kurulu 5 Kişi zorunlu Disiplin kurulu 3 Kişi Zorunlu değil) Dispilin Kurulu oluşturulmadıysa belirtilecek. (Çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı.) (1 Adet)
42- SİYASİ PARTİ TAŞRA TEŞKİLATLARI ATAMA İŞLEMLERİNDE GENEL KURUL İL SİVİL TOPLUMLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜNE VERİLECEK BELGELER NELERDİR? +
İl ve İlçe teşkilatlarının Genel Merkez tarafından atanma işlemlerinde İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne verilecek belgeler aşağıdaki gibidir. Dilekçe Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu Üye Çizelgesi(çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Genel Merkez Yetki Belgesi (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı) (1 adet Dosya Halinde)
43- İL VE İLÇE TEŞKİLATI GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRİMLERİNE EKLENECEK BELGELER NELERDİR? +
Siyasi Partiler Genel kuruldan önce (Genel kurul toplantısının yeri, tarihi, saati ve güvenlik tedbiri istenilip istenilmediğini) gösterir dilekçeyi İl Müdürlüklerine en az 7 gün içerisinde bildirmek zorundadırlar. Sivil Toplumla İlişkiler Genel müdürlüğü web sayfasına göre genel kurul sonuç bildirimine eklenecek belgeler aşağıdaki gibidir. a-İl Teşkilatı Genel Kurul Sonuç Bildirimi: Dilekçe Yönetim Kurulu Listesi(çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Genel Kurul Divan Tutanağı (2 Adet) Mazbata (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı Yönetim Kurulu 7 Kişi Disiplin Kurulu 3 kişi zorunlu) (1 Adet) b-İlçe Teşkilatı Genel Kurul Sonuç Bildirimi: Dilekçe Genel Kurul Divan tutanağı (2 adet) Yönetim Kurulu Listesi (çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Mazbata (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı) Disiplin zorunlu değil. c- İl ve İlçe Yönetim Değişikliği Bildirimi: İl ve İlçe yönetimlerindeki olası boşlamalar sonucu gerçekleşen değişiklik işlemleri İl sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüklerine bildirilmek zorundadır. Bu değişiklik bildirimine aşağıdaki belgeler eklenir. Dilekçe İl Yetki Belgesi veya Karar (değişikliğe ait evrak) (2 Adet) Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu Üye Çizelgesi(çizelgede T.C. Kimlik numarası, Ad Soyad, Doğum yeri ve Doğum tarihi, Meslek, Görev Adres ve İletişim bilgileri) (2 Adet) Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin (Kimlik fotokopisi, İkametgâh Belgesi, Adli sicil Kaydı (1 adet Dosya Halinde)
44- SİYASİ PARTİLERİN TUTACAKLARI EFTERLER NELERDİR? +
Siyasi partilerin de vergi mükellefleri gibi olmasa da defter belge tutmak ve denetime tabi tutulmak gibi ödevleri bulunmaktadır. Tutulacak defter ve kayıtlar 2820 sayılı kanunun 60. Maddesinde yapılmıştır. Buna göre tutulacak olan defterler aşağıdaki gibidir. 1-SİYASİ PARTİLERİN TUTACAKLARI DEFTERLER Her kademedeki parti organları; a- Üye kayıt defteri, b- Karar defteri, c- Gelen ve giden evrak kayıt defteri, d- Gelir ve gider defteri ile e- Demirbaş eşya defteri tutmak zorundadırlar. a- Üye kayıt defteri: Üye kayıt defteri, her kademedeki parti organlarında, partiye üye kaydedilen kişilerin yazıldığı defterdir. Üyeler bu deftere, mahalle ve köy esasına göre, kayıt sıra numarası dahilinde kaydedilirler. Partiye üye olmak isteyen bireyler, partiye giriş işlemlerini içeren “üyelik beyannamesini” doldurmak zorundadır. Üye giriş beyannamesi iki nüsha düzenlenir ve üzerine üye defterinde yer alan kayıt sıra numarası kaydedilir. Üye giriş beyannamesinin asıl nüshası, ilçede, bu iş için ayrılmış dosyada muhafaza edilir. Beyannamenin bir örneği ise aynı şekilde saklanmak üzere il başkanlığına gönderilir. Partiye giriş işlemlerini gösteren üyelik beyannamelerinin birer örneği ilçe ve il kademesinde, alfabetik sıra esasına göre tasnif edilmiş olarak ayrı bir dosyada saklanır. Siyasi Partiler Kanunu’nun 42. madde ikinci fıkrasında ise üye kayıt defterlerinin denetimi ve denetim esasları düzenlenmiştir. Buna göre; üye kayıt defterleri, ilçe seçim kurulu başkanının denetimi altındadır. Üye kayıt defterleri, en az altı ayda bir defa ilçe seçim kurulu başkanı tarafından incelenir ve kayıtların usule uygun olarak tutulup tutulmadığı bir tutanakla belirlenir. b- Karar Defteri: Siyasi partilerin ilgili organ ve kurul kararlarının, tarih ve sıra numarasına göre kaydedildiği deftere “Karar Defteri” adı verilir. Organ ya da kurul tarafından alınan kararlar, toplantıya katılanlar tarafından imzalanır. Muhalif olan üyeler, muhalefet gerekçesini yazarak imzalar ve istenirse kararın bir örneği muhalefet şerhini koyanlara verilir. Kongre tarafından alınan kararları içeren kongre tutanak özetleri karar defterine geçirilir. Bu karar ve özetler, kongre divanı tarafından imzalanır. Siyasi partilerde kongre kararlarının kaydedilmesi için ayrı bir kongre karar defteri de tutulabilir. Kongrece alınan kararlar ve kongre tutanakları, özetlenerek kongre karar defterine yazılır, alınan kararlar başkanlık divanı üyelerince imzalanır. c- Gelen Giden Evrak Defteri: Gelen ve Giden Evrak Kayıt Defteri, siyasi partilerin genel merkez, il, ilçe, belde, kadın kolları, gençlik kolları, yurt dışı temsilciği, partinin TBMM grubu, il genel meclisi ve belediye meclisi gibi bütün örgütlerine gelen ve bu örgütlerden başka yerlere gönderilen evrakın kaydı için tutulan defterdir. Gelen ve giden evrak defterine kaydedilen belgelerden gelen evrakların asılları, gönderilen evrakların ise örnekleri bir dosya içinde saklanır. Gelen ve giden evrak tarih ve numara sırasıyla gelen ve giden evrak kayıt defterine kaydedilir ve gelen evrakın asılları ile gönderilen evrakın örnekleri bu tarih ve numaralar altında dosyalarda saklanır. d- Gelir Gider Defteri: Siyasi partilerin mali işlemleri sonucu elde edilen gelirlerinin hangi kalemlerden oluştuğunu ve bu gelirlerin hangi işler için kullanıldığını gösteren deftere “Gelir ve Gider Defteri” adı verilir. 2820 sayılı kanunun 60. maddesinde yer alan “parti adına elde edilen gelirlerin alındığı ve yapılan giderlerin ne tür işlere ve yerlere harcandığı, ilgili deftere sıra ile belgeleri de belirtilerek geçirilir” ifadesi bu defteri işaret etmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin, siyasi partilere ilişkin mali denetiminde önemli bir yer tutan gelir gider defteri, İl Seçim Kurulu’na onaylatılmak suretiyle kullanılır. Gelir ve gider kayıtlarının tutulduğu bu defterin; kayıt sıra numarası, kayıt tarihi, gelir ve giderin çeşidi, gelir veya giderin tutarı gibi bilgileri içermesi gerekmektedir. Ayrıca yapılan kayıtların, gelirlerin nerelerden alındığını ve giderlerin nelere yapıldığını gösteren belgelere dayanılarak yapılması son derece önemlidir. e- Demirbaş Eşya Defteri: “Demirbaş Eşya Defteri”, partiye alınan veya bağışlanan demirbaş eşya, taşıt veya taşınmaz malların, ilgili belgelere dayanılarak, tarih sırasına göre yazıldığı defterdir. Yıl içinde satın alınan demirbaş, öncelikle gider olarak cari yılın gelir ve gider defterine, daha sonra da demirbaş eşya defterine kaydedilir. Demirbaşların bağış yoluyla alınması durumunda, alınan demirbaşın emsal bedeli, gelir ve gider defterine hem gelir hem de gider olarak kaydedilir ve hesap bu şekilde dengelenir. Ayrıca demirbaş eşya defterine de kayıt yapılır. Siyasi partilerin sahip olduğu her bir demirbaşa ait bir demirbaş numarası vardır. Bu demirbaşlar, satın alınmış ise türü, alış tarihi ve alış tutarı; bağış ise bağış ile ilgili bilgileri kapsayacak şekilde demirbaş eşya defterine kaydedilir. Partinin, kullanım sonucu aşınan ve yıpranan, kullanılmaz veya hizmete elverişsiz duruma gelen demirbaşlarının, bir komisyonca durumu belirlenerek, düzenlenecek tutanakla demirbaş eşya defterinden silinmelidir. Söz konusu demirbaş eşyanın parasal bir değeri varsa ve demirbaşın satılması durumunda, sağlanan paranın ilgili belgelere dayalı olarak partiye gelir kaydedilmesi gerekir. 2- İHTİYARİ OLARAK TUTLABİLECEK DEFTERLER 2820 sayılı kanunun 60. Maddesi gereğince parti organ ve kurullarınca tutulmasında fayda görülen diğer defterler, parti tüzük ve iç yönetmeliklerinde gösterilir. Siyasi Partiler kanunun 73. Maddesi ile tutulacak defterler konusundaki 60. Madde arasında çelişki varmış gibi görünmektedir. Şöyle ki; 73. Maddenin ikinci fıkrası hükmü, “Siyasi partilerin hesapları bilanço esasına göre düzenlenir” şeklindedir. Ancak yasada bu hüküm yer almakla beraber, siyasi partilerin bilanço esasına göre defter tutmaları zorunluluğundan söz edilmemektedir. Bu nedenle siyasi partiler, hesaplarını işletme hesabı esasına göre tutmaktadırlar. Siyasi partilerin işletme hesabı esasına göre defter tutmalarının temel nedeni ise; yasanın, partinin mali işlemlerine ilişkin bütün maddelerinde, gelir-gider hesaplarını belirtmesi, partiler açısından işletme hesabı esasının daha uygulanabilir görülmesi ve partilerin tutacakları defterleri tanımlayan 60. madde de gelir-gider defterinin tutulacağının belirtilmesidir. Bununla birlikte siyasi partiler, tercihleri doğrultusunda, bilanço esasına göre günlük defter, büyük defter ve envanter defterini tutabilirler. Siyasi partilerin hesaplarının gelir ve gider esasına göre kaydedilmesi kuralı, Anayasa Mahkemesi tarafından aynen benimsenmiş ve tutulması gereken defter konusunda bir ayrım yapılmamıştır. Ancak, kanaatimizce şeffaflık ilkesi gereğince ve siyasi partilerin mali işlemlerinin büyüklüğü dikkate alınırsa bilanço esasına göre defter tutmak son derece gereklidir.
45- SİYASİ PARTİ DEFTERLERİNİN TASDİK MAKAMI NERESİDİR? +
Kanuni defterlerin sayfaları ve kaç sayfadan ibaret oldukları, teşkilatın bulunduğu ilgili seçim kurulu başkanı tarafından mühürlenir ve tasdik edilir.(2820 Sayılı Kanun 60.Madde) Zorunlu olmayan, fakat tutulmasında yarar görülen yardımcı defterler ise, teşkilat kademesinin kendi mühürleri ile mühürlenerek, iki yönetim kurulu üyesince tasdik edilir. Üye kayıt defteri, karar defteri, gelen-giden evrak defteri, demirbaş eşya defteri, bankalar defteri gibi defterler, yapılan ilk tasdik ile birden fazla yıl kullanılabilir. Defterlerle ilgili açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, siyasi partilerin defter ve belgeleri, VUK’ da belirtilen defter ve belgelerin tasdik ve kullanım ilkelerinden farklılık göstermektedir.
46- DEFTER TUTMAMANIN VEYA DEFTERLERİ TAHRİF ETMENİN CEZALARI NELERDİR? +
Parti defter ve kayıtlarının tutulmaması, tahrifi, defterlerin yok edilmesi veya gizlenmesine ilişkin hükümler 2820 sayılı kanunun 113. Maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmü aşağıdaki gibidir. Parti defter ve kayıtlarının tutulmaması, tahrifi, defterlerin yok edilmesi veya gizlenmesi: Madde 113 – Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
47- SİYASİ PARTİLERİN GELİRLERİ NELERDİR? +
Siyasi partiler modern demokratik rejimlerin en temel unsurlarındandır. Herhangi bir ülkede siyasi rejimin niteliğini açıklayan temel unsurlardan biri; siyasi partilerin varlığı ve serbestçe örgütlenip faaliyet göstermeleridir. Nihai amaçları siyasal iktidarı elde etmek olan siyasi partiler, bu amaçlarına ulaşabilmek için, örgütlenmek ve seçim kampanyaları düzenlemek zorundadır. Partiler bu zorunlulukları karşılayacak harcamaları finanse edebilmek için bağışlar, üye aidatları ve devletçe yapılacak yardımlar gibi gelir kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Siyasi partilerin varlığı kadar finansmanı sistemin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir. Özellikle seçimlerin adil ve eşit rekabet koşullarında yürütülmesi ve siyasete olan güvenin artırılması da doğrudan finansman sorunu ile ilgilidir. Öte yandan Anayasa’da da siyasi partilerin demokratik yaşamın vazgeçilmez unsuru olduğu söylenerek, demokrasi için ne kadar önemli kuruluşlar olduğu açıkça vurgulanmak istenmiştir. Demokrasi için bu kadar önemli olan ve ülke yönetiminde de söz sahibi olan bu kuruluşların gelir kaynaklarının neler olduğunun belli olması gerekir. Ayrıca devamlı kuruluşlar olan siyasi partilerin ayakta durabilmeleri mali açıdan yeterli güce sahip olmalarına bağlıdır. Siyasi partilerin gelir kaynakları 1983 tarihli 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 61. maddesinde sayılmıştır. Anılan madde hükmü aynen aşağıdaki gibidir. Gelirler ve kaynakları Madde 61 – (Birinci fıkra Ek: 12/8/1999 – 4445/6 md.) Siyasi partilerin gelirleri amaçlarına aykırı olamaz. Siyasi partiler aşağıda belirtilen gelirleri elde edebilirler: a) Parti üyelerinden alınacak giriş aidatı ile üyelik aidatı, b) Partili milletvekillerinden alınacak milletvekilliği aidatı, c) Milletvekili, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclis üyeliği aday adaylarından alınacak özel aidat, (Bu aidatlar 64 üncü maddedeki esaslar dahilinde siyasi partilerin yetkili merkez karar organlarınca tespit ve tahsil olunur.) d) Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından sağlanacak gelirler, e) Parti yayınlarının satış bedelleri, f) Üye kimlik kartlarının ve parti defter, makbuz ve kağıtlarının sağlanması karşılığında alınacak paralar, g) Partice tertiplenen balo, eğlence ve konser faaliyetlerinden sağlanacak gelirler, h) Parti mal varlığından elde edilecek gelirler, i) Bağışlar. j) Devletçe yapılan yardımlar. (h) bendinde yazılı parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir surette vergi, resim ve harç alınmaz. Parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir surette vergi, resim ve harç alınmaz.
48- SİYASİ PARTİLERDE GİRİŞ VE ÜYE AİDATI NEDİR? +
Aidat gelirlerine ilişkin düzenlemeler 2820 sayılı kanunun 62.ci maddesinde yapılmıştır. Bu hükümler aşağıdaki gibidir. Parti üyelerinden alınacak giriş aidatının miktarı ile üyelik aidatının alt ve üst sınırları parti tüzüğünde gösterilir. Her üye, aylık veya yıllık olarak üyelik aidatı ödemeyi partiye girişinde kabul etmek zorundadır. Parti üyesi, vermeyi kabul ettiği aidatın miktarını, parti tüzüğüne uygun olmak şartıyla, kayıtlı bulunduğu teşkilat kademesi başkanlığına yazı ile bildirerek artırabilir. Partiye borçlu olduğu yıla ait aidatın tamamını veya bir kısmını ödemeyen parti üyesi hakkında, partiden geçici veya kesin olarak çıkarmaya dair disiplin cezaları uygulanmaz. Aidatını ödemesi için yapılan yazılı tebligata rağmen belirtilen süre içerisinde ödemede bulunmayan üye hakkında yapılacak işlem ve uygulanacak yasaklamalar parti tüzüğünde gösterilir Giriş aidatı, parti üyeliğine girişte bir kez alınır. Üyelik aidatı ise kişinin üyeliği devam ettiği müddetçe alınır. Bu aidatların azami ve asgari tutarları parti tüzüğünde gösterilir. Tüzükte gösterilen miktar dışında üyelik aidatı istenemez ve ödenemez. Parti üyesi, tüzükte saptanan alt ve üst sınırı aşmamak şartıyla ödediği aidatı artırabilir. Ancak tüzükte belirtilen azami miktardan fazla yapılacak ödemeyi yasaklayan kanunumuz, fazla yapılan bu ödemenin akıbetinin ne olacağını düzenlememiştir. Üst sınırı aşan bu ödemeler bağış olarak kabul edilebilir. Her üye aylık veya yıllık olarak aidat ödemeyi kabul etmekle mükelleftir. Kanun sınırlama konusunda partilere tüzüklerinde bunları göstermek şartıyla sınırı belirleme yetkisi vermiştir. Türkiye’de partilerin tüzüklerine bakıldığında genellikle sembolik bir üye aidatı miktarı belirlenmiş olup, üye aidatlarının düzenli olarak toplanmadığı görülmektedir.
49- SİYASİ PARTİLERDE MİLLETVEKİLİ AİDATI NE DEMEKTİR? +
Konuya ilişkin düzenlemeler 2820 sayılı kanunun 63.ci maddesinde yapılmıştır. Bu hükümler aşağıdaki gibidir. Bir siyasi partiye mensup milletvekillerinin, ne miktar aidat ödeyeceği ve bu suretle toplanan paraların grup faaliyetlerine ve parti merkezine hangi miktarlarda ayrılacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubu kararıyla belli edilir. Ancak, bu miktarın yıllık tutarı milletvekili ödeneğinin net bir aylık tutarını geçemez. Grubu olmayan milletvekillerinin ödeyeceği aidat, yukarıdaki fıkrada belirtilen miktarın yarısını geçmemek kaydıyla merkez karar ve yönetim kurulunca tespit edilir.
50- SİYASİ PARTİLERDE MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLIĞI AİDATI NEDİR? +
Siyasi Partiler Kanunu’nun 64. maddesinde milletvekili aday adaylarından alınacak aidat, milletvekili ödeneğinin net bir aylık tutarını aşamaz hükmü bulunmaktadır. Bu aidatın miktarını Kanun, parti tüzüklerine ve partinin iç yönetmeliğine bırakmıştır. Bu gelir kaynağına, partilerin paraya en çok ihtiyaç duydukları seçim dönemlerinde toplanması sebebiyle ülkemizde çok önem verilmektedir. Bu aidatın miktarını, her parti her seçim döneminde farklı oranlarda belirlemektedir. Doğal olarak seçilme şansının yüksek olduğu yerlerde ve partilerde, aidatın miktarı da artmaktadır. Siyasi Partiler Kanunu’nun, aday adaylığı aidatı için bir üst sınır öngörmesine rağmen, siyasi partiler genelde bu sınırı aşmaktadırlar. Partilerimiz, bu sınır sorununun üstesinden gelmek amacıyla adaylardan, üst sınırı aşan miktarlar için bağış adı altında para toplamaktadırlar.
51- PARTİ MALVARLIĞINDAN ELDE EDİLECEK GELİRLER NE DEMEKTİR? +
Siyasi Partiler Kanunu’nun 61. maddesinde siyasi partilerin parti malvarlığından elde edilecek gelirlerin parti gelirleri olarak elde edilebileceği belirtilmiştir. Ancak kanun, malvarlığından elde edilecek gelirlerin neler olduğunu somut olarak belirtmemiştir. Bu gelirlere örnek olarak gayri menkul satmak veya gayrimenkulü kiraya vermek, tahvil ve faiz gelirlerini saymak mümkündür. Siyasi Partiler Kanunu 68.ci maddesine göre; siyasi partiler ikametleri ve amaçları için gerekli olandan başka taşınmaz mal edinemezler. Partiler, amaçları içinde olmak kaydıyla, sahip oldukları taşınmaz mallardan gelir elde edebilirler. Anayasamızın 69. maddesinin ikinci fıkrasına göre, siyasi partiler ticari faaliyete girişemezler. Keza benzer düzenleme 2820 sayılı kanunun 67.ci maddesinde de yapılmıştır. Partilere bu ticaret yasağının yanında, kredi ve borç almakta da bir takım sınırlamalar getirilmiştir. Bu sınırlamalara uymak kaydıyla, siyasi partiler ihtiyaç fazlası paralarını bankaya koyarak faiz geliri elde edebilirler. Hatta fazla olan paralarını vadeli mevduat hesaplarına da yatırabilirler Faiz gelirine partiler çok sıklıkla başvururlar. Bazı partiler, devletten çok yüksek miktarda yardım aldıkları için kullandıkları paranın dışında kalan kısmı faize yatırarak gelirlerini arttırma yoluna gidebilmektedirler.
52- SİYASİ PARTİLERDE SATIŞ GELİRLERİNDEN NE ANLAMAK GEREKİR? +
2820 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin (d), (e) ve (f) bentlerinde gösterilen satış bedelleri, merkez karar ve yönetim kurulunun kararı ile tespit edilir. Bunlar aşağıdaki gibidir. d) Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından sağlanacak gelirler, e) Parti yayınlarının satış bedelleri, f) Üye kimlik kartlarının ve parti defter, makbuz ve kağıtlarının sağlanması karşılığında alınacak paralar, (h) bendinde yazılı parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir surette vergi, resim ve harç alınmaz.
53- SİYASİ PARTİLERİN BAĞIŞ GELİRLERİ NEDİR? +
2820 sayılı kanunda BAĞIŞLAR ile ilgili detay düzenleme 66. Madde de yapılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Bağışlar: Madde 66- Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler ve muhtarlıklar, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel kanunla veya özel kanunla verilen yetkiye dayanılarak kurulmuş bankalar ve diğer kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsü sayılmamakla beraber ödenmiş sermayesinin bir kısmı Devlete veya bu fıkrada adı geçen kurum, idare, teşebbüs, banka veya kuruluşlara ait müesseseler, siyasi partilere hiçbir suretle taşınır veya taşınmaz mal veya nakit veya haklar bağışlayamaz ve bu gibi mal veya hakların kullanılmasını bedelsiz olarak bırakamazlar; bağlı oldukları kanun hükümleri dışında siyasi partilere ayni hakların devrine dair tasarruflarda bulunamazlar. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları ile bunların üst kuruluşları, dernekler, vakıflar ve kooperatifler, özel kanunlarında yer alan hükümlere uymak koşuluyla siyasi partilere maddi yardım ve bağışta bulunabilirler. Yukarıdaki fıkranın dışında kalan gerçek ve tüzel kişilerin her birinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde iki milyar liradan fazla kıymette ayni veya nakdi bağışta bulunması veya yayınları kullandırması yasaktır. Bağış veya bağışların bağışta bulunana veya yetkili temsilcisine veya vekiline ait olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir. Böyle bir belgeye dayanılmaksızın siyasi partilerce bağış kabul edilemez. Siyasi partilerin adına açılmış banka hesaplarına yapılan bağışlar için ayrıca gelir makbuzu düzenlenmez. Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden herhangi bir suretle ayni veya nakdi yardım ve bağış alamazlar. 2820 sayılı kanunun EK 7.ci maddesi ile 66. Maddedeki parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağına yönelik özel düzenleme yapılmıştır. Siyasi partilere yapılacak bağışların üst limiti, ilgili mevzuata göre 2025 yılı için kişi başı 505.387,63 TL olarak belirlenmiştir.
54-SİYASİ PARTİLERE KİMLER BAĞIŞ YAPABİLİR? +
2820 Sayılı Siyasi Partiler kanunu 66. Maddesine göre Siyasi Partiler aşağıdaki kişilerden Nakdî yardım ve ayni yardım alabilir. 1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tüm gerçek kişiler bağış yapabilir. 2- Vergi Mükellefi olan tüm TÜRK ŞİRKETLERİ bağış yapabilir. 3- Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları (ODALAR-BAROLAR) bağış yapabilir. 4- İşçi ve işveren sendikaları ile bunların üst kuruluşları. 5- Dernekler. 6- Vakıflar. 7- Kooperatifler.
55- SİYASİ PARTİLER KİMLERDEN BAĞIŞ ALAMAZLAR +
2820 Sayılı Siyasi Partiler kanunu 66. Maddesine göre Siyasi Partiler aşağıda sayılan kişi ve kurumlardan bağış alamazlar. 1- Siyasi partiler yabancı devletlerden bağış alamaz 2-Siyasi partiler Uluslararası Kuruluşlardan bağış alamazlar 3-Yabancı ülke vatandaşlarından bağış alamazlar 4- Yabancı ülkelere ait şirketlerden bağış alamazlar 5- Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler ve muhtarlıklardan bağış alamazlar 6- Kamu iktisadi teşebbüsleri, 7-Özel kanunla veya özel kanunla verilen yetkiye dayanılarak kurulmuş bankalar ve diğer kuruluşlar, 8- Kamu iktisadi teşebbüsü sayılmamakla beraber ödenmiş sermayesinin bir kısmı Devlete veya bu fıkrada adı geçen kurum, idare, teşebbüs, banka veya kuruluşlara ait müesseseler, siyasi partilere hiçbir suretle taşınır veya taşınmaz mal veya nakit veya haklar bağışlayamaz ve bu gibi mal veya hakların kullanılmasını bedelsiz olarak bırakamazlar; bağlı oldukları kanun hükümleri dışında siyasi partilere ayni hakların devrine dair tasarruflarda bulunamazlar.
56- SİYASİ PARTİLERE YAPILACAK BAĞIŞLARDA ÜST SINIR VARMIDIR? +
2860 sayılı kanunun 66. Maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi aynen aşağıdaki gibidir. “Yukarıdaki fıkranın dışında kalan gerçek ve tüzel kişilerin her birinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde İKİ MİLYAR LİRADAN fazla kıymette ayni veya nakdi bağışta bulunması veya yayınları kullandırması yasaktır” 2820 sayılı kanunun EK 7.ci maddesi ile 66. Maddedeki parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağına yönelik özel düzenleme yapılmıştır. Maddedeki 2 milyar sınırı 2013 yılında maddeye eklenmiş olup bu tutar ek 7.ci madde hükümleri gereğince her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Siyasi partilere yapılacak bağışların üst limiti, ilgili mevzuata göre 2025 yılı için kişi başı 505.387,63 TL olarak belirlenmiştir.
57- SİYASİ PARTİLERE YAPILAN BAĞIŞLAR VERGİDEN İNDİRİLEBİLİRMİ? +
Siyasi partilerin gelirleri konusunda yazdığımız çalışmalar serisinde bu yazımızda Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından siyasi partilere yapılan BAĞIŞLAR’ın Gelir ve Kurumlar Vergisinden indirilip indirilmeyeceğine yöneliktir. Daha önceki yazımızda ifade ettiğimiz üzere Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri 2820 sayılı kanunun Bağışlar başlıklı 66. Maddesi hükmü doğrultusunda siyasi partilere bağış yapabilmektedirler. 2820 sayılı kanunun EK 7.ci maddesi ile 66. Maddedeki parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağına yönelik özel düzenleme yapılmıştır. 66.Maddedeki 2 milyar sınırı 2013 yılında maddeye eklenmiş olup bu tutar ek 7.ci madde hükümleri gereğince her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Siyasi partilere yapılacak bağışların üst limiti, ilgili mevzuata göre 2021 yılı için kişi başı 72.900 TL olarak belirlenmiştir. 1- Gelir Vergisi Kanunu: Gelir Vergisi Kanununda bağışlar ile ilgili düzenlemeler Diğer İndirimler başlıklı 89.cu maddenin 4. Fıkrasında sayılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. “Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar.” Madde metninden açıkça görüleceği üzere Siyasi Partiler madde metninde yer almamaktadır. Anılan nedenlerle Siyasi Partilere yapılan bağışların; Gelir Vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirilmesi mümkün değildir. 2- Kurumlar Vergisi Kanunu Kurumlar Vergisi kanunun 10. Maddesinde bağış ve yarımlar ile ilgili düzenleme yapılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Diğer indirimler MADDE 10- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılır. c) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı. Madde metninden açıkça görüleceği üzere Siyasi Partiler madde metninde yer almamaktadır. Anılan nedenlerle Siyasi Partilere yapılan bağışların; Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gelirlerden indirilmesi mümkün değildir. 3- Katma Değer Vergisi: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/2-b maddesine göre kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere, bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, siyasî partiler ve sendikalara, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıklarına, kamu menfaatine yararlı derneklere, tarımsal amaçlı kooperatiflere ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının katma değer vergisinden istisna olacağı belirtilmiştir. Atıf yapılan 17/1. Madde ise aynen aşağıdaki gibidir. Madde 17 – 1. Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar: Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, SİYASİ PARTİLER ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; Madde metninde SİYASİ PARTİLER bulunmaktadır. Siyasi Partilere bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları KDV’den istisna tutulmuştur. Teslim ve hizmet bedeli ile ilgili herhangi bir alt ya da üst sınır söz konusu olmaksızın bu istisna uygulanır. Buna göre siyasi partilere yapılan bağışlar KDV den istisna edilmiştir. 4- Veraset ve İntikal Vergisi: Veraset ve intikal vergisi kanunun muafiyet başlıklı 3 maddesinin 1. Fıkrasında Siyasi Partilere yapılan bağışların veraset ve intikal vergisinden istisna edildiği belirtilmektedir. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Muafiyetler: Madde 3 – Aşağıda yazılı şahıslar Veraset ve İntikal Vergisinden muaftır: a) Amme İdareleri, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, umumi menfaata hadim cemiyetler, SİYASİ PARTİLER ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden Kurumlar Vergisine tabi olmayanlar; 5- 2820 Sayılı Kanunda Vergi İstisnaları: 2820 sayılı siyasi partiler kanunun 61/ h maddesi aynen aşağıdaki gibidir. (h) bendinde yazılı parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir surette vergi, resim ve harç alınmaz
58- PARTİ GELİRLERİNİN TOPLANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR? +
Siyasi Partiler Kanununun 61. Madde hükmü herhangi bir çekinceye mahal bırakmayacak şekilde gelirleri tek tek saymış ve bu sayılanlar dışında başka kanallar aracılığıyla gelir elde edilmesi kapısını kapatmıştır. Bu hususta, yasa koyucu tarafından, partilerin gayrimeşru gelir kaynaklarına sahip olmalarının siyasi hayatın ve dolayısıyla rejimin varlığını tehlikeye sokabileceğinin göz önünde tutulduğunu söylemek mümkündür. Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesi, gelirlerin elde edilmesinde uygulanacak usulü düzenlemektedir. Buna göre, siyasi partilerin gelirleri hangi kaynaktan ve teşkilatın hangi kademesi tarafından elde edilirse edilsin, parti tüzel kişiliği tarafından elde edilmiş sayılır. Bir partinin il ve ilçe teşkilatları tarafından elde edilen gelirler, geliri elde eden teşkilatın kaynakları arasında görülür. Bir siyasi partinin bütün gelirleri, o siyasi partinin tüzelkişiliği adına elde edilir. Siyasi partilerin genel merkezlerinin ve teşkilat kademelerinin gelirleri, parti merkez karar ve yönetim kurulunca bastırılan makbuzlar karşılığında alınır. Bastırılan ve parti teşkilat kademelerine gönderilen gelir makbuzlarının seri ve sıra numaralarına ait kayıtlar parti genel merkezinde tutulur. Parti teşkilat kademeleri aldıkları ve kullandıkları makbuzlar dolayısıyla parti merkez karar ve yönetim kuruluna karşı mali sorumluluk taşırlar. Sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve adresi, makbuzu düzenleyenin sıfatı, adı, soyadı ve imzası, makbuzda ve dip koçanlarında yer alır. Makbuzların asıl kısımlarıyla dip koçanlarında aynı sıra numarası bulunur. Makbuz dip koçanlarının saklama süresi, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. Ancak siyasi partilerin 61 inci maddede sayılan gelirlerinin sağlanmasında, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan ödeme hizmeti sağlayıcılar aracılığıyla yapılan tahsilatlar ile GSM operatörleri ve/veya iş ortakları aracılığıyla yapılan mobil tahsilatlar için ayrıca gelir makbuzu düzenlenmez. Öte yandan BAĞIŞLAR ile ilgili dikkat edilecek olan hususlar 2820 sayılı kanunun 66.cı maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır. Buna göre BAĞIŞ gelirlerinin toplanmasında dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıdaki gibidir. Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler ve muhtarlıklar, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel kanunla veya özel kanunla verilen yetkiye dayanılarak kurulmuş bankalar ve diğer kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsü sayılmamakla beraber ödenmiş sermayesinin bir kısmı Devlete veya bu fıkrada adı geçen kurum, idare, teşebbüs, banka veya kuruluşlara ait müesseseler, siyasi partilere hiçbir suretle taşınır veya taşınmaz mal veya nakit veya haklar bağışlayamaz ve bu gibi mal veya hakların kullanılmasını bedelsiz olarak bırakamazlar; bağlı oldukları kanun hükümleri dışında siyasi partilere ayni hakların devrine dair tasarruflarda bulunamazlar. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları ile bunların üst kuruluşları, dernekler, vakıflar ve kooperatifler, özel kanunlarında yer alan hükümlere uymak koşuluyla siyasi partilere maddi yardım ve bağışta bulunabilirler. Yukarıdaki fıkranın dışında kalan gerçek ve tüzel kişilerin her birinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde iki milyar liradan fazla kıymette ayni veya nakdi bağışta bulunması veya yayınları kullandırması yasaktır. Bağış veya bağışların bağışta bulunana veya yetkili temsilcisine veya vekiline ait olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir. Böyle bir belgeye dayanılmaksızın siyasi partilerce bağış kabul edilemez Siyasi partilerin adına açılmış banka hesaplarına yapılan bağışlar için ayrıca gelir makbuzu düzenlenmez. Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden herhangi bir suretle ayni veya nakdi yardım ve bağış alamazlar.
59- SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMLARININ UYGULAMA ESASLARI NELERDİR? +
Siyasal partilerin faaliyetlerini yerine getirmelerini kolaylaştırmak, malî sorunların çözümü konusunda siyasal partilere kamu olanaklarından destekte bulunmak ve iktidar yarışının eşit koşullarda gerçekleşmesini sağlamak için, onlara devletçe yardım yapılması, demokratik ülkelerde görülen bir uygulamadır. Çok partili siyasal hayat içinde, siyasal partilerin karşılaşacakları malî sorunların doğuracağı sakıncaları gidermek, üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken önemli bir husustur. Üye aidatları ile giderlerini karşılamakta zorluk çeken ya da seçim harcamalarını karşılamakta zorlanan siyasal partilere, makul bir oranda devlet yardımının yapılması, bu tür zorlukların çözümlenmesine katkı sağlayıcı bir işlev görmektedir. Devlet yardımı ayrıca, seçim masraflarının karşılanması konusunda önemli bir işlev de yüklenmektedir. Buna karşılık, devlet yardımını, belli büyüklüklere sahip siyasal partilerin yararlandıkları bir kaynak durumuna indirgemek, küçük partilerin siyasal alanda var olmalarını engelleyici bir nitelikte taşımaktadır. Ülkemizde siyasi partilere devlet yardımları 2820 sayılı siyasi partiler kanunun ek 1. Maddesinde düzenlenmiştir. Siyasi Partiler Kanununun 1 numaralı ek maddesine göre, Yüksek Seçim Kurulunca en son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınmış olan ve genel barajı aşan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri “(B) Cetveli” toplamının 5 binde 2’si oranında ödenek ayrılmaktadır. Yine aynı kanuna göre, belirlenen bu mali yardım, devlet yardımı yapılacak siyasi partiler arasında, bu partilerin en son genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenmektedir. Buna ek olarak, partilere yapılan yardım tutarı, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl normal yardımın üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için ise iki katı kadar ödenmektedir. Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların % 3’ünden fazlasını alan siyasi partiler de seçim yılı yapılan devlet yardımlarından faydalanabilmektedir. Partiler kendilerine yapılan bu maddi yardımı yalnızca parti ihtiyaçları veya parti çalışmalarının finanse edilmesinde kullanabiliyor. İlgili kanun maddesi aynen aşağıdaki gibidir. Devletçe yardım: Ek Madde 1 – Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33’üncü maddesindeki genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri “(B) Cetveli” toplamının beşbinde ikisi oranında ödenek mali yıl için konur. Bu ödenek, yukarıdaki fıkra gereğince Devlet yardımı yapılacak siyasi partiler arasında, bu partilerin genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenir. Bu ödemelerin o yılki genel bütçe kanununun yürürlüğe girmesini takiben on gün içinde tamamlanması zorunludur. Bu madde uyarınca yapılacak yardımlar sadece parti ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılır. Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %3’ünden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır. Bu yardım en az Devlet yardımı alan siyasi partinin ikinci fıkra gereğince almış olduğu yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oy esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılır. Bu fıkra uyarınca yapılacak yardım bir milyon Türk Lirasından az olamaz. Bunun için her yıl Maliye Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur. Yukarıdaki fıkralarda öngörülen yardım miktarları; bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için iki katı olarak ödenir. Her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemenin miktarı üç katı geçemez. Bu fıkra gereğince yapılacak katlı ödemeler, Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimine dair kararının ilanını izleyen 10 gün içinde yapılır.
60- SİYASİ PARTİLERE ÖDENEN YARDIM TUTARLARI +
Yıllara göre siyasi partilere yapılan yardım ödeme tutarları aşağıdaki gibidir. 1- 31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİNDE VERİLEN DEVLET YARDIMLARI AK PARTİ 335 MİLYON CHP 178 MİLYON HDP 92 MİLYON MHP 87 MİLYON İYİ PARTİ 78 MİLYON 2- 2022 YILINDA VERİLEN DEVLET YARDIMLARI AK PARTİ 280.3 MİLYON, CHP 149.1 MİLYON, HDP 77.1 MİLYON, MHP 73.1 MİLYON İYİ PARTİ 65 MİLYON. 3- 2023 SEÇİMLERİNDE YAPILAN YARDIMLAR Bu yıl milletvekili seçimi dolayısıyla partilere toplam 5 milyar lira hazine yardımı yapıldı. AK PARTİ 2 MİLYAR 179.5 MİLYON CHP 1 MİLYAR 157.4 MİLYON MHP 567.3 MİLYON İYİ PARTİ 509.1 MİLYON 4-2024 YILI YARDIM TUTARLARI AK PARTİ 2 MİLYAR 16 MİLYON LİRA CHP 1 MİLYAR 435 MİLYON LİRA MHP 570 MİLYON LİRA İYİ PARTİ 548 MİLYON LİRA DEM PARTİ 499 MİLYON LİRA
61-SİYASİ PARTİLERİN BORÇ ALIP- VERMESİ VE TİCARET YASAĞINA İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
Konuya ilişkin ilk düzenleme Siyasi partiler kanunun 67.ci maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Ticari faaliyet, kredi ve borç alma yasağı: Madde 67-Siyasi partiler, hiçbir şekilde hiçbir yerden ve hiçbir kimseden dolaylı veya dolaysız olarak kredi veya borç alamazlar. Ancak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 66 ncı maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında gösterilenler dışında kalan gerçek ve tüzelkişilerden kredili veya ipotek karşılığı mal satın alabilirler. Açık hükmü bulunmaktadır. Madde metninden incelenmesinden görüleceği üzere 3 önemli konuda düzenleme yapılmıştır. 1- Siyasi partiler Kredi veya borç alamaz 2- Ticaret yapamaz 3- İhtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla şartlı olarak kredili veya ipotek karşılığı mal satın alabilirler Uygulamada sakıncaları görülen ve kamuoyunu rahatsız eden, partilerin birer ticarî kuruluş gibi, borç ve kredi almalarına yani kanun tasarısında imkân tanınmamış, bu maksatla kanunun 61.ci maddesinde sayılan gelir kaynakları arasına «borç ve kredi» alınmamış, ayrıca 67. ci maddede kredi ve borç almanın yasak olduğu açıkça belirtilmiştir. Kredi ya da borç alma yasağı partileri yüksek gelir düzeyine sahip şahıs ya da kurumların etkisinden korumak amacıyla getirilmiştir. Borç alan emir alır sözünden hareketle demokrasinin sağlıklı işlemesi amacıyla partilere borç verenlerle yaşanacak olası olumsuzluk taşıyan ilişkilerin partiye demokrasiye seçimlere ve aday belirlemeye olan olumsuz etkilerinden partiler korunmak istenilmiştir. 2820 sayılı kanunda benzer ikinci düzenleme ise 72.ci madde de BAĞIŞLAR İÇİN GETİRİLEN ÜST SINIR olarak karşımıza çıkmaktadır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Borç verme yasağı: Madde 72 – Siyasi partiler, üyelerine ve diğer gerçek ve tüzelkişilere hiçbir şekilde borç veremezler.
62- 2820 SAYILI KANUNA AYKIRI BAĞIŞ, KREDİ VEYA BORÇ ALINMASI, BORÇ VERİLMESİNİN CEZASI NEDİR?Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 116.cı maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. +
Kanuna aykırı bağış, kredi veya borç alınması, borç verilmesi: Madde 116 – Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bağışta bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kredi veya borç veren veya alanlar ile bu krediyi veya borcu alan veya veren parti sorumlusu hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden yardım veya bağış kabul eden parti sorumlusu veya aday veya aday adayı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kredi ve borç alma işleminin özünü ekonomik değeri olan unsurlar oluşturmaktadır. Bir başka ifadeyle siyasi partiler sadece para şeklinde kredi veya borç değil, aynı zamanda para yerine geçebilecek likit değerler, belli bir ekonomik değeri içeren bono, tahvil gibi kıymetli evraklar ve taşınmaz değerleri de borç veya kredi niteliğin de alamazlar. Burada önemli olan kredi kavramının niteliğidir. Bilindiği gibi kredi kavramı, borç para ve veresiye anlamlarını içermektedir. Yasa, borç para anlamına gelen kredi işlemini yasaklamıştır. Veresiye mal alımı anlamındaki kredi işlemi ise 67.ci madde hükmüyle serbest bırakılmıştır. Örneğin; partiler bir mal veya hizmet satın aldığında, bunun bedelini daha sonra ödeyebilirler. Böylece partiler kredi ile mal ve hizmet alımı yapmış olmaktadırlar. Partilerin ipotek karşılığı mal almaları da olanaklıdır. Örneğin partinin bir teşkilat kademesinde, bina alımına gidilmesi durumunda, alınan taşınmaz üzerine ipotek koyulabilir ve ödeme daha sonra yapılabilir. Siyasi partilerin kredi ya da borç alma yasağının nedeni, partilerin şahıs, kurum vb.den borç almak suretiyle bağımsızlığını kaybetmesini diğer bir ifade ile o şahıs ya da kurumun himayesi altına girebilme riskini önlemektir. Siyasi partiler, egemen güçlere karşı mücadelesini devam ettirebilmek için mali olarak bağımsız olmalıdır. Ticaret yasağı konulmasının nedeninin ise, siyasi partilerin amaçlarının gelir elde etmek olmamasından kaynaklandığını söyleyebiliriz.
63- SİYASİ PARTİLERİN GİDERLERİNİN YAPILMASINDA USUL NEDİR? +
Siyasi partilerin giderlerinin yapılmasında usul ve esaslar 2820 sayılı kanunun 70.ci maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Giderlerin yapılmasında usul: Madde 70 – Siyasi partilerin giderleri amaçlarına aykırı olamaz. Bir siyasi partinin bütün giderleri, o siyasi parti tüzelkişiliği adına yapılır. Beşmilyon liraya kadar harcamaların makbuz veya fatura gibi bir belge ile tevsik edilmesi zorunlu değildir. Ancak, bütün harcamaların yetkili organ veya merciin kararına dayanması şarttır. Şu kadar ki, yetkili organca onaylanan bütçede öngörülmüş bulunmak kaydıyla beşmilyon lirayı aşmayan harcamalar ile genel tarifeye bağlı giderler için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur. Giderlere ait belgeleri saklama süresi, özel kanunlarda gösterilen daha uzun süreye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kesinhesabın Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. Parti teşkilatı bağlı bulunduğu üst kademeye, gelir ve giderleri hakkında parti tüzüğünde gösterilen sürede hesap vermekle yükümlüdür. Bu süre altı aydan fazla olamaz.
64- HARCAMLARIN YAPILMASINDA MALİ SORUMLULUK KİMDEDİR? +
Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı kanunun 71.ci maddesinde yapılmış olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Mali sorumluluk: Madde 71 – Siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzelkişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur.
65- PARTİ GİDERLERİNDEN ÖRNEKLER +
Partinin, tüzük ve programındaki hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla yasalar çerçevesinde yaptığı bütün çalışmalar siyasi faaliyet; bu faaliyet sırasında yapılan ve aşağıda sayılan tüm harcamalar da parti gideri kabul edilir. Siyasi partilerin gerek seçim gerekse normal faaliyet dönemlerinde harcamaları konusunda yasal olarak bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak bu harcamaların belgelendirilmesi, yetkili organların izninin olması ve parti tüzel kişiliği adına yapılmış olmaları gerekmektedir. Bazı parti giderleri aşağıdaki gibidir. 1. Kira, su, elektrik, ısıtma, aydınlatma, haberleşme vs. gibi tüm bina giderleri 2. Seyahat ve ikamet giderler 3. Temsil ve ağırlama giderleri 4. Seçim ve propaganda giderleri 5. Anket giderleri 6. Reklam giderleri 7. Çalışanlar için ödenen ücret, ikramiye, tazminat, zam, aidat, vergi, SSK primi gibi tüm ödemeler 8. Basın ve yayın giderleri 9. Defter, kırtasiye, makbuz, kimlik kartı vs. için yapılmış tüm alım giderleri 10. Bayrak, flama, rozet vs. propaganda malzeme giderleri 11. Demirbaş eşya ve malzeme alım bedelleri 12. Balo, eğlence, konser ve yemek giderleri 13. Taşıt aracı giderleri 14. Parti faaliyetleri kapsamında üçüncü kişilerden sözleşme karşılığı kiralanan her türlü taşıtların kira, akaryakıt, bakım, ses düzeni vb. giderler, 15. Araştırma ve geliştirme giderleri 16. Büro giderleri (kira, ısınma, aydınlatma, haberleşme, kırtasiye) 17. Temizlik ve güvenlik hizmetleri giderleri, 18. Parti görevlilerinin seyahat ve yolculuk giderleri, 19. Kurultay, kongre, yardımcı kurullar, danışma toplantıları vb. faaliyetlerin giderleri, 20. Parti faaliyetleri kapsamında düzenlenen seçim mitingleri için yapılan giderler, 21. Telif ve tercüme giderleri, 22. Dava takip ve icra giderleri, 23. Avukatlık ve danışmanlık giderleri, 24. Mal ve hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan ve mahkeme kararlarına istinaden ödenen giderler, 25. Kadın Kolları ve Gençlik Kollarının Partinin amaçlarına ulaşması için yapacağı her türlü faaliyet giderleri ile dış temsilciliklerin giderleri, 26. Uluslararası kuruluş aidat giderleri, 27. Ayni veya nakdi sağlık ve sosyal yardım giderleri, 28. Eğitim giderleri 29. Partinin amacına ulaşmak için yapacağı diğer her türlü giderler, 30. Parti okulları giderleri
66- BÜYÜK PARTİLERDE HARCAMALARIN DAĞILIMLARI NASILDIR? +
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan denetim sonuçları mahkemenin web sayfasında yayınlanmaktadır. Hemen belirtmek gerekirse; Anayasa Mahkemesi denetimleri sonucunda aşağıdaki Parti Genel Merkezlerinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Bu kararlardan hareketle bazı partilerin harcamalarının dağılımlarının aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir. AK PARTİ nin en son 2019 yılı denetimleri mahkemenin web sayfasında yayınlanmış olup harcamaların dağılımı ile ilgili tespitler aşağıdaki gibidir. 1-AK PARTİ 2019 YILI Partinin Genel Merkez 219 yılı giderleri toplamı 366.995.413,53 TL olup bu tutarın dağılımı aşağıdaki gibidir. • 32.453.991,33 TL’si personel giderlerinden, • 6.501.298,95 TL’si kira giderlerinden, • 1.257.620,38 TL’si haberleşme giderlerinden, • 436.487,35 TL’si basılı kâğıt, kırtasiye ve diğer giderlerden, • 5.284.186,45 TL’si ısıtma aydınlatma ve temizlik giderlerinden, • 1.278.390,06 TL’si temsil ve ağırlama giderlerinden, • 102.893.400 TL’si teşkilata yardım giderlerinden, • 3.455.044,18 TL’si seyahat giderlerinden, • 2.981.534,26 TL’si taşıma vasıta giderlerinden, • -12.192.045,58 TL’si basın yayın ve tanıtım giderlerinden, • 1.390.984,26 TL’si vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden, • 846.288 TL’si gelir getirici malzeme giderlerinden, 60 • 166.861.704,69 TL’si seçim giderlerinden • 29.162.438,04 TL’si sair giderlerden oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. 2- CUMHURİYET HALK PARTİSİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında CHP nin en son 2017 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 74.192.404,82 TL olup bu tutarın harcama kalemlerine göre dağılı aşağıdaki gibidir. • 10.975.668,67 TL’si personel giderleri, • 1.055.519,17 TL’si temsil ve ağırlama giderleri, • 126.802,48 TL’si kırtasiye ve büro giderleri, • 1.292.529,82 TL’si haberleşme giderleri, • 621.463,50 TL’si taşıma giderleri, • 1.984.945,27 TL’si seyahat giderleri, • 6.674.456,55 TL’si kira giderleri, • 836.228,04 TL’si bakım ve onarım giderleri, • 1.289.001,36 TL’si ısınma, aydınlatma ve temizlik giderleri, • 1.080.306,77 TL’si vergi, sigorta ve noter giderleri, • 665.432,81 TL’si demirbaş giderleri, • 18.976.186,16 TL’si teşkilata yardım giderleri, • 23.143.694,63 TL’si seçim tanıtma giderleri, • 5.470.169,59 TL’si çeşitli giderlerden oluşmaktadır. 61 Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. 3- MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında MHP nin en son 2018 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 88.898.622,94 TL olup bu tutarın harcama kalemleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir. • 8.562.725,78 TL’si personel giderleri, • 318.937,48 TL’si temsil ve ağırlama giderleri, • 874.045,10 TL’si kırtasiye ve büro giderleri, • 592.831,65 TL’si haberleşme giderleri, • 1.242.277,83 TL’si taşıma giderleri, • 282.860,21 TL’si seyahat giderleri, • 60.950 TL’si kira giderleri, • 3.052.169,10 TL’si bakım onarım giderleri, • 1.156.594,06 TL’si ısınma aydınlatma ve temizlik giderleri, • 619.351,76 TL’si vergi, sigorta, noter giderleri, • 6.324.763,08 TL’si demirbaş giderleri, • 7.530.500 TL’si teşkilata yardım giderleri, • 3.065.222,02 TL’si araştırma, geliştirme ve eğitim giderleri, • 1.497.937,66 TL’si toplantı giderleri, • 52.867.089,85 TL’si propaganda, tanıtım ve seçim giderleri, • 850.367,36 TL’si çeşitli genel giderlerden 62 Oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır 4-İYİ PARTİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında İYİ PARTİ’nin en son 2017 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 1.349.538,90 TL olup bu tutarın harcama kalemleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir. • 72.938,40 TL’si personel giderlerinden, • 244.990,71 TL’si yönetim giderlerinden, • 100.000,19 TL’si basın ve yayın giderlerinden, • 15.955,10 TL’si seçim giderlerinden, • 59,20 TL’si vergi giderlerinden • 915.595,30 TL’si mal varlığı giderlerinden oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. 5- SAADET PARTİSİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında SAADET PARTİSİ’nin en son 2018 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 8.386.896,50 TL olup bu tutarın harcama kalemleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir. • 1.043.381,93 TL’si büro giderleri, • 1.104.896,27 TL’si personel giderleri, 63 • 183.176,31 TL’si seyahat giderleri, • 3.357.490,83 TL’si seçim propaganda giderleri, • 112.523,80 TL’si konferans, sergi ve benzerleri giderleri, • 70.800 TL’si kira giderleri, • 1.688.820,62 TL’si demirbaş giderleri, • 68,76 TL’si sair giderler, • 946 TL’si teşkilata yardım giderleri • 824.791,98 TL’si geçen yıldan kalan borç ödemelerinden Oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. 6-DEMOKRAT PARTİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında DEMOKRAT PARTİ’nin en son 2019 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 4.703.622,90 TL olup bu tutarın harcama kalemleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir. • 167.256,85 TL’si personel giderlerinden, • 408,49 TL’si kırtasiye giderlerinden, • 31.002,97 TL’si ısıtma ve aydınlatma giderlerinden, • 12.467,13 TL’si haberleşme giderlerinden, • 1.624,97 TL’si taşıma giderlerinden, • 4.632,88 TL’si seyahat giderlerinden, • 924,70 TL’si vergi giderlerinden, 64 • 4.480.194,53 TL’si devreden borçlardan • 5.110,38 TL’si çeşitli giderlerden oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. 7- BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ Anayasa Mahkemesi web sayfasında BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ’nin en son 2018 yılı hesaplarının denetimine ilişkin karar yayınlanmış bulunmaktadır.. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 1.005.906,39 TL olup bu tutarın harcama kalemleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir. • 40.192,60 TL’si personel giderlerinden, • 335.315,48 TL’si büro giderlerinden, • 12.987,54 TL’si bayrak giderlerinden, • 373.929,71 TL’si yayın giderlerinden, • 72.250 TL’si alacak senetlerinden giderlerinden, • 59.460,34 TL’si seyahat giderlerinden, • 15.315,88 TL’si verilen depozito ve teminatlardan, • 58.500,26 TL’si diğer giderlerden • 37.954,58 TL’si verilen sipariş avanslarından Oluşmaktadır.
67- SİYASİ PARTİ HARCAMALARINDA SIK YAŞANAN USULSÜZLÜKLER NELERDİR? +
Siyasi partilerin, tüzel kişiliklerinin olması ve yaptıkları faaliyetler düşünüldüğünde, birçok giderinin olması olağandır. Mesela siyasi partilerin, örgütlenmek için herhangi bir binanın kiralanması, sonra bu binanın içinin döşenmesi, yapılan işlemlerin kayıt altına alınması için bilgisayar alınması, elektrik, su harcamaları gibi giderleri bulunmaktadır. Ayrıca bunların dışında partiler, iktidara gelebilmek için yürüttükleri seçim kampanyalarında, reklam, afiş, çeşitli organizasyonlar ve propaganda giderleri de partilerin önemli giderlerindendir. Siyasi partilerin gelirlerinin toplanması ve denetimi kadar harcamalarının kanunlarda belirlenmiş olan usule uygun olması ve gerçek durumu yansıtması da son derece önemlidir. Anayasa mahkemesi denetimlerinde parti harcamaları konusunda yapılan tespitler parti gelirlerinin toplanmasındaki yasaya aykırılıkların çok ötesine varmaktadır. Uludağ Üniversitesinde FATİH GÜLER isimli Yüksek Lisans öğrencisi tarafından yazılan “Türkiye’de Siyasi Partilerin Mali Denetiminin İncelenmesi Ve Değerlendirilmesi” isimli yüksek lisans tezi için ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI üzerinde yapılmış olan bir araştırmaya göre parti harcamaları konusunda yapılan hatalar ile ilgili olarak aşağıdaki tespitler yapılmıştır. 1. Döviz Kuru hesaplamasına ortaya çıkan aksaklıklar 3 2. Siyasi Parti Tüzel kişilik öncesi yapılan harcama 4 3. Parti Organ iddia edilen yayınları ait harcama 5 66 4. Harcamanın Açıklanamaması 6 5. Usulsüz Avans Kullanımı 8 6. Bağış Yasağı 8 7. Bahşiş Yasağı 11 8. Hukuken Ödenmemesi Gereken Gider 11 9. Fazladan Gider Yazma 12 10. İcra Giderleri 12 11. Belgeleri Anayasa Mahkemesine vermeme 16 12. Demirbaşa kayıtlı olmayan Otoların Masrafları 19 13. Amaçlara aykırı gider 27 14. Mükerrer gider 29 15. Kişiler adına yapılan seyahat harcamaları 43 16. Fatura aslı yerine fotokopisini kullanma 50 17. Yanlış gider belgesi 55 18. Kişiler adına yapılan diğer harcama 61 19. Gecikme zammı ve cezalar 64 20. Belgesiz harcama 76
68- PARTİLERİN HESAPLARININ KAMUSAL DENETİMİNE İLİŞKİN YASAL HÜKÜMLER NELERDİR? +
Demokratik sistemlerin en önemli özelliklerinden olan “şeffaflık ya da şeffaf yönetim”, siyasi partilerde de olması gereken en önemli niteliklerden birisidir. Bir devlette kamu siyasaların belirlenmesine etki etme ve iktidarı elde etme amacıyla siyasi faaliyet gösteren siyasi partilerde şeffaflık sağlanmadan, genel olarak devlet aygıtının şeffaf olması mümkün değildir. ŞEFFAFLIK Siyasi partilerdeki şeffaflık gelir ve giderlerinin düzenli ve sıkı bir denetimi ile mümkündür. Mali denetim olarak adlandırılan bu denetim, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamanın yanında onların demokratik sistemi için “zararlı” olmalarını ya da demokratik sistem için yararsız olmalarını da engelleyebilecektir. Siyasi partiler 1982 Anayasası’nın 68’inci maddesinde demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak tanımlanmaktadır. Modern demokratik sistemlerde sistemin devamlılığını sağlayan, farklı kitlesel talepleri temsil edip onları ortak zeminde uzlaştıran siyasi partilerin, mali faaliyetlerinin yasal düzene uygun bir şekilde gerçekleşmesi son derece önemli bir konudur. Siyasi partilerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için gerekli mali kaynağı nereden temin ettikleri, sahip olunan bütçenin nerelere ve nasıl harcandığı konusu hem yargısal hem de toplumsal anlamda önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasi partilerin mali denetimi 1982 Anayasası’nın 69’uncu maddesi, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ’nün ilgili hükümlerine göre yapılmaktadır. Bu hükümler aynen aşağıdaki gibidir. 1- ANAYASA 69. MADDE Siyasi partilerin uyacakları esaslar Madde 69 – Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir. Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler. Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir. Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır. Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir. Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır. Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir. Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar. Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır. Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir. 2- 6216 SAYILI ANAYASA MAHKEMESİ KANUNU 55. MADDE Siyasi partilerin mali denetimi MADDE 55- (1) Mahkeme siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun denetimi için Sayıştaydan yardım sağlar. (2) Siyasi partiler, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini haziran ayı sonuna kadar 2820 sayılı Kanuna uygun olarak, Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderirler. Mahkeme kendisine gönderilmiş olan bu belgeleri incelenmek üzere Sayıştay Başkanlığına gönderir. (3) Sayıştayca düzenlenen incelemeye ilişkin raporlar karara bağlanmak üzere Mahkemeye gönderilir 3- ANAYASA MAHKEMESİNİN İÇTÜZÜĞÜ’NÜN 51- 52’NCİ MADDESİ Malî denetimde esasın incelenmesi MADDE 52- (1) Parti tarafından gelir gider belgeleri ve defter kayıtları esas incelemenin yapılması için Sayıştay Başkanlığına gönderilir. Partilerin genel merkezleri ile il teşkilatlarının gelir gider belgeleri ve defter kayıtları incelenir. Yapılacak denetimin esas ve usulleri ile il teşkilatlarının hangilerinin inceleneceği hususu, Mahkeme tarafından aksi kararlaştırılmadıkça Sayıştay Başkanlığınca belirlenir. (2) İşin esasına ilişkin inceleme, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve kanuna uygun olup olmadığı yönlerinden yapılır. Doğruluk incelemesi, kesinhesapların dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Kanuna uygunluk incelemesi, gelirlerin ve giderlerin Siyasi Partiler Kanununa uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmeye yöneliktir. (3) Görevli denetçiler, partilerin genel merkezleri ile incelenmesi öngörülen il teşkilatlarının parti defterleri, gelir ve gider kayıtları ile bunlara ilişkin belgeleri inceleyerek kesin hesaplarla karşılaştırırlar. Gerektiğinde, ilgili siyasi partilerin her kademedeki yetkililerinden, bu konular hakkında doğrudan bilgi isteyebilirler. İstenilen bilgilerle bunların dayanağını oluşturan evrak ve belgelerin geciktirilmeksizin verilmesi zorunludur. (4) Denetçilerce, incelemeler esnasında tespit edilen konu ve bulguları içeren inceleme raporları ilgili siyasi partiye gönderilerek, raporun kapsamı gözetilmek suretiyle en geç iki ay içinde bu konular hakkındaki görüşlerini bildirmesi istenir. (5) Denetçiler, ilgili siyasi partinin görüşleri ile kendi düşüncelerini içeren esas raporlarını Mahkemeye sunarlar. Rapora alınan konularla ilgili belgelerin bir örneği ile partiye gönderilen inceleme raporu ve partinin cevabı rapor ekine konulur. Raporda gelir gider belgeleri ve defter kayıtları incelenen il teşkilatları belirtilir. (6) Sayıştay denetçilerinin hazırladıkları bu raporların görüşülmesi sırasında Başkanlıkça görevlendirilecek raportörler hazır bulunarak gerekli açıklamaları yaparlar. (7) Mahkemenin malî denetime ilişkin kararlarının bir örneği ilgili siyasi partinin genel başkanlığına, bir örneği Sayıştay Başkanlığına ve bir örneği de o siyasi partinin sicil dosyasına konulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. (8) Kararı gönderilen parti hesaplarına ilişkin gelir gider belgeleri ve defter kayıtları Sayıştay Başkanlığınca ilgili partiye iade edilir. (9) Malî denetim kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. 4- SAYIŞTAY MEVZUATI SAYIŞTAY Kanunda Siyasi parti denetimlerine ilişkin düzenleme içeren bir madde bulunmamaktadır. Bununla birlikte; Sayıştayın görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen Anayasa’nın 160. Maddesi ile 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Sayıştayın görevlerini düzenleyen 5’inci maddesine göre, Sayıştay kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlevini yapmaktadır. Bu cümleden hareketle 6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİ KURULUŞ KANUN’UN 55’inci maddesine göre Anayasa Mahkemesinin siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun denetimi için Sayıştaydan yardım sağlayacağı öngörülmüştür. Keza; Anayasa Mahkemesinin İçtüzüğü ‘nün 52’nci maddesinde de, yapılacak esas incelemeye ilişkin denetimin esas ve usulleri ile il teşkilatlarının hangilerinin inceleneceği hususunun, Anayasa Mahkemesi tarafından aksi kararlaştırılmadıkça Sayıştay Başkanlığınca belirleneceği hükmü yer almaktadır. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında siyasi partilerin mali denetimine ilişkin görev Sayıştaya verilmiş olup, yapılan denetimler sonucu düzenlenen raporlar karara bağlanmak üzere Anayasa Mahkemesine gönderilmektedir.6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 35’inci maddesinde, denetimlerin genel kabul görmüş uluslararası denetim standartlarına uygun olarak ve güncel denetim metodolojilerinin uygulanmasında gerekli özen gösterilerek gerçekleştirileceği öngörülmüştür. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde denetimlerin planlı ve programlı bir şekilde yürütülebilmesi için denetim sürecine ilişkin hususların, kanunlar dikkate alınmak ve genel kabul görmüş uluslararası denetim standartlarından yararlanmak suretiyle hazırlanacak yönetmelik, standart ve rehberlerde belirtileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, siyasi partilerin mali denetiminde uyulacak esas ve usulleri ortaya koymak üzere SAYIŞTAY tarafından “Siyasi Partiler Mali Denetim Rehberi” hazırlanmıştır. Bu Rehberde 1982 Anayasası, 6216 ve 2820 sayılı Kanunlar ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ’nün ilgili hükümleri çerçevesinde siyasi partilerin mali denetimi ilk ve esas inceleme olarak ikiye ayrılırken, söz konusu denetimlerin yerine getirilmesinde izlenecek yöntemler hakkında bilgi verilmiştir.
69-SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA MALİ HÜKÜMLERE AYKIRI DAVRANMANIN YAPTIRIM VE CEZALARI NELERDİR? +
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 74. maddesine göre Anayasa Mahkemesi Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuni uygunluğunu denetlemektedir. Mali hükümlerle ilgili esas itibariyle iki önemli ceza bulunmaktadır. Bunlar Hazinece El Koyma ve Paraya Çevirme Cezalarıdır. Konuya ilişkin düzenlemeler 2820 sayılı kanunun 76 ve 77. Maddelerinde yapılmıştır. Bunun dışında sorumlular ile ilgili para cezaları ve hapis cezaları ise 2820 sayılı kanunun 111 ila 120. maddelerinde düzenlenmiştir. 2820 sayılı Kanun‘un Ceza Hükümlerini açıklayan yedinci kısmında yer alan 113. madde Parti Defter ve Kayıtlarının Tutulmaması, Tahrifi, Yok edilmesi veya Gizlenmesi, 114. maddesinde ise Mükerrer Kayıt tutmaya ilişkin cezalar bulunmaktadır. I- HAZİNECE ELKOYMA Kanun hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği, Anayasa Mahkemesi‘nce tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde etikleri gelirlerinin tamamının, kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle, taşınmaz malların kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının hazineye irad kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir. 2820 sayılı Kanunun 67 nci maddesi hükmüne aykırı olarak siyasi partilere sağlanan kredi veya borçlar üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazinece elkonulur, kredi veya borcu verene karşı Hazine hiçbir yükümlülük altına girmez. Kanunun 69 uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesi kararıyla bu gelir Hazineye irat kaydedilir. Belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca parti malvarlığı, Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazineye irat kaydedilir. Kanun metni aynen aşağıdaki gibidir. Hazinece El koyma: Madde 76 – Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği Anayasa Mahkemesince tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde ettikleri gelirlerin tamamının, Kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle, taşınmaz malların kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının Hazineye irat kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir. Bu Kanunun 67 nci maddesi hükmüne aykırı olarak siyasi partilere sağlanan kredi veya borçlar üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazinece elkonulur, kredi veya borcu verene karşı Hazine hiçbir yükümlülük altına girmez. Bu Kanunun 69 uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesi kararıyla bu gelir Hazineye irat kaydedilir. II- PARAYA ÇEVİRME Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin taşınmaz mallara sahip olduğu anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesinin kararıyla ve bu Mahkemenin göstereceği süre içinde siyasi parti tarafından bu malların paraya çevrilmesi yoluna gidilir. Kanun metni aynen aşağıdaki gibidir. Paraya çevirme: Madde 77 – Bu Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin taşınmaz mallara sahip olduğu anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesinin kararıyla ve bu Mahkemenin göstereceği süre içinde siyasi parti tarafından bu malların paraya çevrilmesi yoluna gidilir. III-PARTİ DEFTER VE KAYITLARININ TUTULMAMASI, TAHRİFİ, DEFTERLERİN YOK EDİLMESİ VEYA GİZLENMESİ Kanun‘un 60‘ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Parti defter ve kayıtlarının tutulmaması, tahrifi, defterlerin yok edilmesi veya gizlenmesi: Madde 113 – Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar IV – BİLGİ VERMEYEN VE İNCELEMELERİ ENGELLEYENLERE VERİLECEK CEZA 75 inci madde gereğince yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verilir. Kanun metni aynen aşağıdaki gibidir. Madde 111/c 75 inci madde gereğince yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası, V- BİLGİ VERMEYENLERE CEZA Cumhuriyet Başsavcılığınca tutulacak siciller için istenen bilgi ve belgeleri vermeyen veya 102 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve onbeş milyon liradan otuz milyon liraya kadar hafif para cezası verilir.(Mad.111/a) VI- İHTAR KARARLARINA UYMAYANLARA CEZA 104 üncü maddeye göre verilen ihtar kararının gereğini yerine getirmeyerek partiyi Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakan sorumlular ile Devlet yardımından faydalanmayan siyasî partilerin sorumluları hakkında üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası, (Mad.111/d)
70- PARTİLERİN MALİ DENETİMLERİ SONUCU ANAYASA MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR ÇEŞİTLERİ NELERDİR? +
Siyasi partiler kanunun 74. maddesine göre Anayasa Mahkemesi Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır. 1982 Anayasasının 69. maddesinde “Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştay’dan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.” hükmü yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuna uygunluğunu denetlemektedir. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Siyasi partiler açısından mali saydamlık ve hesap verilebilirlik hem anayasal hem de toplumsal konumları gereği hayati önem taşımaktadır. Demokrasilerdeki şeffaflık ilkesi, yalnızca pozitif hukuk kurallarına riayet edilmesini değil onunla beraber kamuoyuna açıklamayı, kamuoyunun bilgilendirilmesini de ifade eder. Siyasi partilerdeki şeffaflık gelir ve giderlerinin düzenli ve sıkı bir denetimi ile mümkündür. Mali denetim olarak adlandırılan bu denetim, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamanın yanında onların demokratik sistemi için “zararlı” olmalarını ya da demokratik sistem için yararsız olmalarını da engelleyebilecektir. Siyasi partilerin mali denetimi, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünde gösterilen usul ve esaslara göre yapılmaktadır. 2820 sayılı Kanunun 74’üncü maddesinde siyasi partilerin mali denetimine ilişkin temel ilkelere yer verilmiştir Bunlar; 1-Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuna uygunluğunu denetler. 2- Yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde yapılamaz. 3- Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. 4-Şekle ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini gerektirmez. Bu makalemizde Siyasi partilerin mali denetimleri sonucunda Anayasa mahkemesi tarafından verilen karar çeşitlerini inceleyeceğiz. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanuna göre Anayasa Mahkemesince Mali Denetimlerle ilgili 3 tür karar verilmektedir. Bunlar; 1-GELİR VE GİDERLERİN DOĞRULUĞUNA VE KANUNA UYGUNLUĞUNA KARAR VERİLMESİ 2-GELİR VE GİDERLERE HAZİNECE EL KOYMA VE HAZİNEYE İRAT KAYDEDİLMESİ 3-PARTİ YETKİLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMA Bu kararların dışında Anayasa Mahkemesi Tarafından Siyasi Partilerin Mali Denetimi Sonucunda İçtihadi Olarak Oluşturulan Yeni Bir Karar Türü ortaya çıkmıştır;” KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMAMASI” kararları.
71- PARTİLERİN MALİ DENETİMLERİ SONUCU ANAYASA MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR ÇEŞİTLERİ NELERDİR? +
Siyasi partiler kanunun 74. maddesine göre Anayasa Mahkemesi Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır. 1982 Anayasasının 69. maddesinde “Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştay’dan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.” hükmü yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuna uygunluğunu denetlemektedir. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Siyasi partiler açısından mali saydamlık ve hesap verilebilirlik hem anayasal hem de toplumsal konumları gereği hayati önem taşımaktadır. Demokrasilerdeki şeffaflık ilkesi, yalnızca pozitif hukuk kurallarına riayet edilmesini değil onunla beraber kamuoyuna açıklamayı, kamuoyunun bilgilendirilmesini de ifade eder. Siyasi partilerdeki şeffaflık gelir ve giderlerinin düzenli ve sıkı bir denetimi ile mümkündür. Mali denetim olarak adlandırılan bu denetim, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamanın yanında onların demokratik sistemi için “zararlı” olmalarını ya da demokratik sistem için yararsız olmalarını da engelleyebilecektir. Siyasi partilerin mali denetimi, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünde gösterilen usul ve esaslara göre yapılmaktadır. 2820 sayılı Kanunun 74’üncü maddesinde siyasi partilerin mali denetimine ilişkin temel ilkelere yer verilmiştir Bunlar; 1-Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuna uygunluğunu denetler. 2- Yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde yapılamaz. 3- Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. 4-Şekle ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini gerektirmez. Bu makalemizde Siyasi partilerin mali denetimleri sonucunda Anayasa mahkemesi tarafından verilen karar çeşitlerini inceleyeceğiz. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanuna göre Anayasa Mahkemesince Mali Denetimlerle ilgili 3 tür karar verilmektedir. Bunlar; 1-GELİR VE GİDERLERİN DOĞRULUĞUNA VE KANUNA UYGUNLUĞUNA KARAR VERİLMESİ 2-GELİR VE GİDERLERE HAZİNECE EL KOYMA VE HAZİNEYE İRAT KAYDEDİLMESİ 3-PARTİ YETKİLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMA Bu kararların dışında Anayasa Mahkemesi Tarafından Siyasi Partilerin Mali Denetimi Sonucunda İçtihadi Olarak Oluşturulan Yeni Bir Karar Türü ortaya çıkmıştır;” KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMAMASI” kararları. Sonraki makalelerimizde; parti denetimleri sonucu Anayasa Mahkemesince verilen kararları mahkemenin web sitesinden tarayarak özet bilgiler halinde sunmaya çalışacağız.
72- GELİR VE GİDERLERİN DOĞRULUĞUNA VE UYGUNLUĞUNA İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARAR ÖRNEKLERİ VARMIDIR? +
Anayasa mahkemesi Denetimleri sonucunda; Siyasi parti kesin hesabının hukuka ve mevzuata uygunluğu halinde verilen kararlar normal ve olması gereken kararlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu karar türü esas itibarıyla Mali Denetimin amacını teşkil eder. Böylelikle, parti hesabının yasaya uygunluğuna karar verilmesi ile parti tüzelkişiliği bir nevi ibra edilerek, sorumluluktan kurtulmuş olmaktadırlar. Anayasa Mahkemesi web sayfasında parti mali denetimlerine ilişkin kararlar yayınlanmaktadır. Gelir ve giderlerin doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna karar verilmesine verilmiş olan bazı karar örnekleri aşağıdaki gibidir 1- AK PARTİ AK PARTİNİN 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin olarak verilen 2022/21 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı 29.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Adalet ve Kalkınma Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2019 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığınca hazırlanıp Raportör Ömer DURSUN tarafından Heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa’nın ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddi ögelerini oluşturan defter ve belgelerde Partinin 2019 yılı gelirler toplamının 540.575.756,55 TL, önceki yıldan devreden nakit ve alacaklar toplamının 170.803.718,90 TL, yıl sonundaki borç toplamının 40.860.109,18 TL olduğu ve giderleri toplamının 552.001.010,75 TL, önceki yıldan kalan borç ödemeleri toplamının 44.971.811,76 TL, sonraki yıla devreden nakit ve alacaklar toplamının 155.266.762,12 TL olduğu anlaşılmıştır. Partinin 2019 yılı kesin hesabının gelir ve gider rakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu hâliyle 2019 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 2- MHP Milliyetçi hareket Partisinin 2018 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2022/4 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 28.06.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Milliyetçi Hareket Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2018 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığınca hazırlanıp Raportör Ömer DURSUN tarafından Heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddi ögelerini oluşturan defter ve belgelerde Partinin 2018 yılı gelirler toplamının 134.272.840,65 TL, önceki yıldan devreden nakit toplamının 5.934.515,99 TL, yıl sonundaki borçlar toplamı 2.498.308,47 TL olduğu ve giderleri toplamının 107.800.008,79 TL, önceki yıldan kalan borç ödemelerinin 1.867.212,16 TL, sonraki yıla devreden nakit toplamının 32.825.300,87 TL, yıl sonundaki alacaklar toplamının 213.143,29 TL, olduğu anlaşılmıştır. Partinin 2018 yılı kesin hesabının gelir ve gider rakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu hâliyle 2018 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 3- CHP Cumhuriyet Halk Partisinin 2017 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2022/1 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 28.6.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Cumhuriyet Halk Partisinin Anayasa Mahkemesine sunduğu 2017 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığınca hazırlanıp Raportör Ömer DURSUN tarafından Heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddi ögelerini oluşturan defter ve belgelerde Partinin 2017 yılı gelirler toplamının 107.937.363,94 TL, önceki yıldan devreden nakit ve alacaklar toplamının 11.530.333,20 TL, yıl sonu borç toplamının 8.957.600,19 TL olduğu ve giderleri toplamının 114.810.182,48 TL, önceki yıldan devreden borç toplamının 9.744.227,83 TL, sonraki yıla devreden nakit ve alacak toplamının 3.870.887,02 TL olduğu anlaşılmıştır. Partinin 2017 yılı kesin hesabının gelir ve gider rakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu hâliyle 2017 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 4- SAADET PARTİSİ Saadet Partisinin 2018 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2021/116 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 25.09.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Saadet Partisinin 2018 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Partinin 2018 yılı kesin hesabında gösterilen 14.680.824,85 TL gelir, 483.797,32 TL önceki yıldan devreden nakit, 634.284,84 TL geçen yıldan devreden alacaklar ve 388.141,13 TL yıl sonundaki borçlar toplamı ile 14.686.905,36 TL gider, 1.058.342,78 TL gelecek yıla devreden nakit ve 441.800 TL yıl sonundaki alacaklar toplamının eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna 24/6/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi” Denilmektedir. 5- GELECEK PARTİSİ Gelecek Partisinin 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2022/5 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 28.06.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Gelecek Partisinin Anayasa Mahkemesine sunduğu 2019 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığınca hazırlanıp Raportör Ömer DURSUN tarafından Heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Yeni kurulan partilerde kuruluş ile örgütlenme (yer kiralanması, abonelik işlemlerinin tesisi vb.) tarihlerinin partinin gelir ve giderinin bulunmayabileceği bir zaman dilimi olarak kabul edilebilmesi mümkündür. 12/12/2019 tarihinde kurulan Partinin bu konudaki açıklamaları da dikkate alındığında 2019 yılı genel merkez hesabında gelir gider tutarının sıfır olmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı anlaşılmıştır. Partinin 2019 yılı kesin hesabının gelir ve gider rakamlarının sıfır olmasına rağmen 2019 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 6- İYİ PARTİ İYİ Partinin 2017 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2021/84 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 09.04.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “İyi Partinin 2017 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Partinin 2017 yılı kesin hesabında gösterilen 3.097.611,02 TL gelir toplamı ile 1.937.822,29 TL gider ve 1.159.788,73 TL gelecek yıla devreden nakit toplamının eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna karar verilmiştir.” Denilmektedir. 7- BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ Büyük Birlik Partisinin 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2023/16 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 12.07.2023 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda özetle; “Büyük Birlik Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2019 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığınca hazırlanıp Raportör Ömer DURSUN tarafından Heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa’nın 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddi ögelerini oluşturan defter ve belgelerden Partinin 2019 yılı gelirler toplamının 518.750 TL, geçen yıldan devreden nakit tutarı toplamının 393.168,75 TL, yıl sonu borçlar toplamının 216.090,62 TL olduğu ve giderleri toplamının 3.151.564,16 TL, gelecek yılda devreden nakit tutarı toplamının 280.939,41 TL, verilen depozitolar toplamının 15.315,88 TL, verilen sipariş avanslarının toplamının 61.429,22 TL olduğu anlaşılmıştır. Partinin 2019 yılı kesin hesabının gelir ve gider rakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu hâliyle 2019 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 8- DEMOKRATİK SOL PARTİ Büyük Birlik Partisinin 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2023/8 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 22.06.2023 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda Özetle; “Demokratik Sol Partinin 2019 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Partinin 2019 yılı kesin hesabında gösterilen 1.225.931,66 gelir, 239.838,16 TL yıl sonundaki borç, 46.688,79 TL önceki yıldan devreden nakit, 2.501.112,26 TL önceki yıldan devreden öz varlıklar toplamı ile 1.428.855,23 TL gider, 78.971,71 TL sonraki yıla devreden nakit, 23.413,28 TL yıl sonundaki alacaklar ve 2.482.330,65 TL bina, taşıt, demirbaş toplamının eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna 9/3/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 9- YENİDEN REFAH PARTİSİ Büyük Birlik Partisinin 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2023/15 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 12.07.2023 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda Özetle; “Parti il örgütlerinin giderleri toplamı 2.661.996,21 TL olup bu tutarın 239.300,52 TL’si büro genel giderlerinden, 72 TL’si personel giderlerinden, 29.154 TL’si seyahat giderlerinden, 97.375,98 TL’si bayrak flama rozet giderlerinden, 6.580,09 TL’si seçim ve propaganda giderlerinden, 180.128,65 TL’si,.970.651,10 TL’si konferans, sergi ve benzer giderlerden, kira giderlerinden, 30.678,02 TL’si basın yayın giderlerinden, 57.936,88 TL’si demirbaş giderlerinden, 49.232,97 TL’si sair giderlerden, 886 TL’si ise teşkilata yardım giderlerinden oluşmaktadır. Parti il örgütlerinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir. 10- DEMOKRAT PARTİ Demokrat Partinin 2019 yılı hesaplarının mali denetimine ilişkin 2023/9 sayılı Anayasa mahkemesi kararı 22.06.2023 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda özetle; “Parti il örgütlerinin giderleri toplamı 1.876.800 TL olup bu tutarın 186.900 TL’si personel giderlerinden, 233.930 TL’si temsil ağırlama giderlerinden, 101.780 TL’si kırtasiye giderlerinden, 217.110 TL’si haberleşme giderlerinden, 30.550 TL’si taşıma giderlerinden, 25.020 TL’si seyahat giderlerinden, 908.030 TL’si kira giderlerinden, 1.590 TL’si bakım onarım giderlerinden, 121.800 TL’si ısıtma, aydınlatma ve temizlik giderlerinden, 6.050 TL’si propaganda malzeme alımı giderlerinden, 1.100 TL’si basın yayın giderlerinden, 42.130 TL’si sair giderlerden, 810 TL’si ise geçmiş yıldan kalan borç ödemeleri toplamından oluşmaktadır. Parti il örgütlerinin defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.” Denilmektedir.
73- HAZİNECE EL KOYMA VE HAZİNEYE İRAT KAYDEDİLMESİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARAR ÖRNEKLERİ VARMIDIR? +
Anayasa mahkemesinin parti mali denetimlerinde vermiş olduğu Hazinece El Koyma ve Hazineye İrat kaydedilmesine ilişkin kararlar konusunda iş bu makale hazırlanmıştır. Kanun hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği, Anayasa Mahkemesi‘nce tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde etikleri gelirlerinin tamamının, kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle, taşınmaz malların kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının hazineye irad kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir. Konuya ilişkin düzenleme 2820 Sayılı Siyasal Partiler Kanunun 76.cı maddesinde yapılmıştır. Madde hükümleri aşağıdaki gibidir. Siyasi Partiler Kanunu hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği, Anayasa Mahkemesince tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde ettikleri gelirlerin tamamının, Kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle, taşınmaz mallarının kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının Hazineye irad kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir (madde 76/1). Kanuna aykırı olarak siyasi partilere sağlanan kredi veya borçlar üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazinece el konulur, kredi veya borcu verene karşı Hazine hiçbir yükümlülük altına girmez (madde 76/2). Kanunun 69’uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesi kararıyla bu gelir Hazineye irad kaydedilir (madde 76/3). Belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca parti malvarlığı, Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazineye irad kaydedilir (madde 76/4). Konuya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi web sayfasında yaptığımız araştırma sonucu ulaştığımız bazı kararlar aşağıdaki gibidir. 1-GEZİ PARTİSİ Gezi Partisinin 2016 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda Anayasa mahkemesince verilen 2021/179 sayılı karar 02.10.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 75. ve 76. maddelerine göre; genel Merkez kesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını Anayasa Mahkemesine sunmayan ve gelir ve giderlerini belgelendirmeyen Partinin Genel Merkez kesin hesabında gösterdiği 3.699,83 TL gelir tutarı ve 3.072,72 TL gider tutarı olmak üzere toplam 6.772,55 TL karşılığı Parti malvarlığının toplamı kadar parti malvarlığının Hazineye irat kaydedilmesine, Parti’nin kesin hesabında gösterilen 15.827,58 TL gelir, 1.261,01 TL geçen yıldan devreden nakit toplamı ile 12.896,51 TL gider ve 4.192,08 TL gelecek yıla devreden nakit toplamının, Hazineye irat kaydedilmesi gerektiği değerlendirilenler dışında kalan bölümünün eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğuna, Genel Merkez kesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerin kaydedildiği defterlerin gönderilmemesinden dolayı Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılabilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, 14/7/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi” Denilmektedir. 2- YENİ DEMOKRASİ HAREKETİ PARTİSİ 02.11.1997 tarihinde Barış Partisi’ne katılan Yeni Demokrasi Hareketi Partisi’nin 1 Ocak – 1 Kasım 1997 dönemini kapsayan 1997 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucu Anayasa Mahkemesince verilen 1999/3 sayılı karar 16.07.1999 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Kesin hesapta gösterilen 929.609.354.- lira gelir ile 1.143.826.718.- lira giderin belgelendirilememesi nedeniyle, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 76. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince Hazine’ye gelir yazılmasına; 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükmüne aykırı davranan Parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, 16.6.1999 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 3- SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ Sosyalist İşçi Partisi Genel Merkezi’nin 1998 yılı kesin hesabının incelenmesi SONUCUNDA Anayasa mahkemesince verilen 2020/6 sayılı karar 13.10.2000 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Sosyalist İşçi Partisi’nin 1998 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Kesin hesapta gösterilen 1.200.000.000.- lira gelir ile 1.200.000.000.- lira giderin belgelendirilememesi nedeniyle, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 76. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince Hazine’ye gelir yazılmasına; 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükmüne aykırı davranan Parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, 12.9.2000 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 4-TÜRKİYE ADALET PARTİSİ Genel Merkez dışında örgütü bulunmayan Türkiye Adalet Partisi’nin 1996 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi kararı 15.07.1999 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda Özetle; “Parti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği 1996 yılı kesin hesap çizelgeleri üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren esas inceleme raporu, Anayasa ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddî ögelerini oluşturan kesin hesap çizelgelerinde, il örgütü bulunmayan Türkiye Adalet Partisi’nin 1996 yılı gelirleri ve giderleri, birbirine denk biçimde 7.550.000.- lira olarak gösterilmiştir. 7.250.000.- lirası aidatlardan, 300.000.- lirası 1995 yılından devreden nakit mevcudundan sağlandığı bildirilen bu gelirlere ilişkin belgeler süresi içinde gönderilmemiştir. 2820 sayılı Yasa’nın 69. maddesinde, siyasi partilerin gelirlerinin, parti merkez karar ve yönetim kurulunca bastırılan makbuzlar karşılığında alınacağı; sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve adresinin, makbuzu düzenleyenin sıfatı, adı, soyadı ve imzasının, makbuzlarda ve dip koçanlarda yer alacağı belirtilmiştir. Aynı Yasa’nın 76. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, 69. maddede belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesi kararıyla bu gelirin Hazine’ye gelir yazılması gerektiğinden, 7.550.000-300.000=7.250.000.- lira gelirin Hazine’ye gelir yazılması uygun görülmüştür.” Denilmektedir. 5-SOSYAL DEMOKRAT HALK PARTİSİ Sosyal Demokrat Halk Partisi 24.5.2002 tarihinde 176 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilik kazanmıştır. Sosyal Demokrat Halk Partisinin 13.3.2010 gününde yapmış olduğu III. Olağanüstü Kurultayında, Eşitlik ve Demokrasi Partisinin katılımının kabulüne ve bu katılımla birlikte Partinin isminin Eşitlik ve Demokrasi Partisi olarak değiştirilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. Sosyal Demokrat Halk Partisinin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda Anayasa Mahkemesince verilen karar 06.02.2013 tarihi resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda Özetle; “Parti Genel Merkezinin 2008 yılı giderleri 605.686,57 TL olarak gösterilmiştir. Bunun 559,47 TL.si post makinası komisyon giderleri, 273,53 TL.si havale-çek provizyon giderleri, 50.965,04 TL.si SSK prim gecikme bedeli, 32.795,83 TL.si işçi ücret giderleri, 5.847,66 TL.si kırtasiye giderleri, 4.154 TL.si gazete ve dergi abone giderleri, 1.727,90 TL.si posta ve kargo giderleri, 20.813,98 TL.si telefon giderleri, 2.384 TL.si su giderleri, 4.640,37 TL.si yol giderleri, 10.526,98 TL.si ısıtma giderleri, 4.660 TL.si aydınlatma giderleri, 7.053,50 TL.si temsil ve ağırlama giderleri, 5.493,32 TL.si tamir bakım giderleri, 498,44 TL.si temizlik giderleri, 9.517,92 YTL.si toplantı giderleri, 3.599,28 TL.si danışmanlı ücret giderleri, 630 TL.si basın yayın giderleri, 73.935 TL.si kira giderleri, 163,87 TL.si noter giderleri, 94.690,50 TL.si tanıtım propaganda giderleri, 136,62 TL.si internet hat giderleri ve 270.619,36 TL.si diğer çeşitli giderlerden oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin 2009 yılına devreden kasa ve banka mevcudu 11.156,07 TL.dir. 2820 sayılı Kanun’un 76. maddesinin dördüncü fıkrasında, belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca parti malvarlığının Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazineye irat kaydedileceği; 70. maddesinin ikinci fıkrasında ise Beşmilyon (2008 yılı için 52,37 TL) liraya kadar harcamaların makbuz veya fatura gibi bir belge ile tevsik edilmesi zorunlu olmadığı belirtildiğinden bu miktarı geçen harcamaların fatura veya makbuz gibi belgelerle tevsik edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen 605.686,57 TL tutarındaki Parti malvarlığının Hazine’ye gelir yazılması gerekir. Mahkemeye istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider oluşturulması, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin (c) fıkrasına istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını temin için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.” Denilmektedir. 6- HALKIN DEMOKRASİ PARTİSİ Halkın Demokrasi Partisi’nin Genel Merkezi ile ilçe örgütlerini de kapsayan 65 il örgütünün 1998 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi kararı 18.12.2009 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan Kararda Özetle; “2820 sayılı Yasa’nın 66. maddesinin 3673 sayılı Yasa ile değişik ikinci fıkrası ile gerçek ve tüzel kişilerin her birinin bir siyasî parti’ye aynı yıl içerisinde ellimilyon liradan fazla kıymette aynî veya nakdî bağışta bulunması yasaklanmıştır. Aynı Yasa’nın 76. maddesinin birinci fıkrasına göre, 66. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle taşınmaz malların bu fıkrada belirtilen miktarı geçen kısmının karşılığının Hazine’ye gelir yazılması gerektiğinden, toplam 65.000.000.- lira tutarındaki Parti malvarlığının Hazine’ye gelir yazılması uygun görülmüştür. Parti’nin kesin hesabında gösterilen 165.148.571.006.- lira gelir ile 158.842.193.398.- lira giderin eldeki bilgi ve belgelere göre doğru ve 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’na uygun olduğuna, Yasal sınırı aşan bağış tutarı 65.000.000.- lira karşılığı Parti malvarlığının, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 76. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hazine’ye gelir yazılmasına, Parti’ye ait olmayan otolara ait giderler toplamı 114.146.151.- liranın 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 75. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Hazine’ye gelir yazılmasına, 16.11.1999 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 7- GÜÇLENEN TÜRKİYE PARTİSİ Güçlenen Türkiye Partisinin 2013 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi kararı 29.12.2008 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 2.800,00 TL olup bunun 400,00 TL’si temsil ve ağırlama giderlerinden, 2.400,00 TL’si kira giderlerinden oluşmaktadır. Parti 2013 yılı giderlerini belgelendirmemiştir. Genel Merkez kesin hesabında gösterilen ancak 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükümlerine aykırı olarak belgelendirilmeyen 2.800,00 TL gider karşılığı Parti mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesi gerekir. Partinin 2013 yılı kesin hesabında gösterilen ve belgelendirilmeyen 2.700,00 TL gelir ile 2.800,00 TL gider olmak üzere toplam 5.500,00 TL Parti mal varlığının 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca Hazineye irat kaydedilmesine 21/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 8- EŞİTLİK PARTİSİ Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesin hesabının incelenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı 21.09.2009 tarihli resmi gazetede yayımlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Genel Merkez kesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını Anayasa Mahkemesine sunmayan Parti’nin kesin hesabında gösterilen 285.000.000.- lira gelir ve 254.240.000.- lira giderinin belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmediğinden, toplam 539.240.000.- lira tutarındaki Parti malvarlığının, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 75. ve 76. maddeleri gereğince Hazine’ye gelir kaydedilmesine, Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 10.2.2009 gününde karar verildi.” Denilmektedir. Karşı oy yazısı ise aynen aşağıdaki gibidir. “Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesin hesabında belgelendirilmeyen 285.000.000.- lira gelir ve 254.240.000.- lira giderin hazineye gelir kaydedilmesine aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum: Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinin dördüncü fıkrasında, gelirlere ait makbuz dip koçanlarının saklama süresinin, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıl; aynı Kanunun 70. maddesinin dördüncü fıkrasında giderlere ait belgeleri saklama süresinin de kesin hesabın Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren keza beş yıl olduğu belirtilmiştir. Yasada, bu sürelerin herhangi bir nedenle kesilmesi, durdurulması veya uzatılması öngörülmemiştir. Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesin hesabına ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin ilk inceleme kararı, adı geçen partiye 24.9.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre, Parti’nin belge saklama yükümlülüğü, 24.9.2007 tarihinde ortadan kalkmıştır. Belge ile kanıtlanması gereken gelir ve harcamaların hukuka uygunluğunun saptanabilmesi için bu belgelerin yasada belirlenen bir süre ile saklanması öngörülmüşse, ispat külfeti bu süre içerisine belgeleri saklamakla yükümlü olan tarafa, sürenin dolmasından sonra ise gelir ve harcamaların hukuka uygun olmadığını iddia eden tarafa aittir. Aksine bir düşünce, belge saklama yükümlülüğünün belli sürelerle sınırlandırılmasını öngören düzenlemeleri anlamsız kılar ve hukuk devletinin başlıca özelliklerinden olan hukuki güvenlik ilkesine ters düşer. Olayda ispat yükü beş yıl süreyle, gelir ve giderlerini bildiren ancak, bunların belgelerini ibraz edemeyen Parti’nin üzerindedir. Mali denetime ilişkin esas incelemenin bu süre içinde yapılması ve Parti’nin, belge sunamadığı miktarlarla sorumlu tutulması gerekirken bu yapılmamıştır. Kesin hesabın bildiriminden 7 yıl, belge saklama yükümlülüğünün dolmasından 1,5 yıl geçtikten sonra Parti’nin gelir ve giderlerinin Yasa’ya aykırı olduğunun kabulü ile söz konusu gelir ve harcamaların karşılığı olan miktarların Hazine’ye gelir kaydedilmesinin hukuki dayanağı yoktur. Kaldı ki Parti, hiçbir gelir ve gider bildiriminde bulunmasaydı, Hazine’ye herhangi bir miktarın gelir kaydedilmesine de karar verilemeyecekti. İspat hukukunun temel ilkeleri ve hukuki güvenlik gözetilmeksizin yaptırım uygulamasının Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ile bağdaşmadığı kanısındayım. Osman ALİ PAKSÜT” 9- ENGELSİZ YAŞAM PARTİSİ Engelsiz Yaşam Partisi 2013 yılı kesin hesabının incelenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı 29.11.2008 Tarihli Resmi gazete yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 1.074,00 TL olup bunun 474,00 TL’si seyahat giderlerinden, 6.00,00 TL’si kira giderlerinden oluşmaktadır. Parti 2013 yılı giderlerini belgelendirmemiştir. Genel Merkez kesin hesabında gösterilen ancak 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükümlerine aykırı olarak belgelendirilmeyen 1.074,00 TL gider karşılığı Parti mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesi gerekir. Partinin kesin hesabında gösterilen ve belgelendirilmeyen 1.074,00 TL gelir ile 1.074,00 TL gider olmak üzere toplam 2.148,00 TL Parti mal varlığının 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca Hazineye irat kaydedilmesine 21/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir 10- DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ Devrimci İşçi Partisi’nin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı 02.07.2014 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; “Parti Genel Merkezinin 2008 yılı gelirleri toplamı 4.615 YTL’nin 4.415 YTL’si Parti üyelerinden alınan giriş ve üyelik aidatından ve 200 YTL’si ise bir önceki yıldan devreden nakitten oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin 2008 yılı gelir belgeleri sunulmamıştır. 2008 yılı gelirleri arasında yer alan 4.415 YTL’nin belgeye dayanması gerekir. 2820 sayılı Kanun’un “Gelirlerin sağlanmasında usul” başlıklı 69. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve adresi, makbuzu düzenleyenin sıfatı, adı, soyadı ve imzası, makbuzda ve dip koçanlarında yer alır.”; 76. maddesinin üçüncü fıkrasında da, “Bu Kanunun 69 uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa Mahkemesi kararıyla bu gelir Hazineye irat kaydedilir.” denildiğinden Partinin 2008 yılı içinde elde ettiği ve belgelendiremediği 4.415 YTL’nin Hazineye gelir yazılması gerekir. Kesin hesapta gösterilen ve belgelendirilmesi gerektiği hâlde belgelendirilmeyen Genel Merkeze ait 4.415 YTL gelir ile 4.075 YTL gider olmak üzere toplam 8.490 YTL karşılığı Parti malvarlığının, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 75. ve 76. maddeleri gereğince Hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmiştir” Denilmektedir.
74- PARTİ SORUMLULARI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARAR ÖRNEKLERİ VARMIDIR? +
Siyasi partilerin mali denetimi niteliği gereği partinin tüzelkişiliğine ve malvarlığına yöneliktir. Dolayısıyla mali denetimle sınırlı olmak üzere kişilerin sorumluluğu kural olarak yoktur. Anayasa Mahkemesinin kararının yayımından itibaren, cezai sorumluluğu gerektiren fiiller dışında, parti tüzel kişiliği ve sorumlu kişiler aleyhine o yıl hesabı ile ilgili başka bir işlem yapılmaz. Buna rağmen hesap vermekle sorumlu organ veya kişilerin denetime ilişkin belgeleri tam ve eksiksiz olarak teslim etmemesi, yasada belirtilen altı aylık süre içerisinde kesin hesapların mahkemeye teslim edilmemesi/ edilememesi durumlarında cezai sorumluluk doğmaktadır. Bu cezai sorumluluğun tespit edilmesinin sağlanması ve yargılamasız ceza olmaz ilkesi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaktadır. I- SİYASİ PARTİLER KANUNUNDAKİ CEZA HÜKÜMLERİ 2820 Sayılı Kanun’daki Ceza Hükümleri Aşağıdaki Gibidir. 1- Kanun‘un 60‘ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. (Madde 113) 2- Kanunun 75 inci maddesi gereğince yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verilir. (Madde 111/c) 3-Cumhuriyet Başsavcılığınca tutulacak siciller için istenen bilgi ve belgeleri vermeyen veya 102 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve onbeş milyon liradan otuz milyon liraya kadar hafif para cezası verilir.(Madde.111/a) 4- 104 üncü maddeye göre verilen ihtar kararının gereğini yerine getirmeyerek partiyi Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakan sorumlular ile Devlet yardımından faydalanmayan siyasî partilerin sorumluları hakkında üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası, (Madde 111/d) 5- Kanun hükümlerine aykırı olarak bağışta bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Madde 116) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kredi veya borç veren veya alanlar ile bu krediyi veya borcu alan veya veren parti sorumlusu hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden yardım veya bağış kabul eden parti sorumlusu veya aday veya aday adayı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. II- SUÇ DUYURUSUNA İLİŞKİN KARAR ÖRNEKLERİ 1- GEZİ PARTİSİ Gezi partisi 2016 yılı Genel Merkez kesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerin kaydedildiği defterlerin gönderilmemesinden dolayı Parti Sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılabilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. (Karar Sayısı : 2021/179) 2- YENİ DEMOKRASİ HAREKETİ PARTİSİ’NİN Yeni Demokrasi Hareketi Partisi’nin 1997 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükmüne aykırı davranan Parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:1999/23) 3- TÜRKİYE ADALET PARTİSİ’NİN Türkiye Adalet Partisi’nin 1996 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesine aykırı davranan Parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:1999/20) 4- SOSYAL DEMOKRAT HALK PARTİSİ Sosyal Demokrat Halk Partisinin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucu; Mahkemeye istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider oluşturulması, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin (c) fıkrasına istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını temin için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.( Karar Sayısı:2013/15) 5- DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ Devrimci İşçi Partisinin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucu; Genel Merkez teşkilatına ait gelir ve gider belgelerinin kaydedildiği defterlerin verilmemesi nedeniyle 2820 sayılı Kanun’un 60. ve 113. maddelerine göre gerekli yasal işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:2014/38) 6- BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ Büyük Anadolu Diriliş Hareketi Partisinin 2014 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Genel Merkez kesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerin kaydedildiği defterlerin gönderilmemesi nedeniyle Parti sorumluları hakkında 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını teminen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:2018/91) 7- BÜYÜK ADALET PARTİSİ Büyük Adalet Partisi’nin 1995 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Kesin hesapta gösterilen gelirlerden 140.000.000.- TL.nın; giderlerden 139.800.000.- TL.nın belgeleri yasal saklama süresi içinde Anayasa Mahkemesi’nin 16.3.1998 günlü kararıyla 1 aylık süre verilerek istendiği halde gönderilmediğinden, 2820 sayılı Yasa’nın 75. maddesi hükmüne aykırı davranan Parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:1998/30) 8- ADALET DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ Adalet Demokrasi ve Özgürlük Partisinin 2010 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:2015/4) 9- AYYILDIZ PARTİSİ Ayyıldız Partisinin 2010 yılı hesabının incelenmesi sonucunda; Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider yapılması, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan, parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 75. ve 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca da yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:2013/85) 10- ADALET DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ Adalet Demokrasi ve Özgürlük Partisinin 2010 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. (Karar Sayısı:2015/4)
75- GELİRİ-GİDERİ OLMAYAN TABELA PARTİLERİNE YÖNELİK “KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA” İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI VARMIDIR? +
Anayasa Mahkemesi’nin, 5 siyasi partinin 2020 yılına yönelik mali denetimlerine ilişkin kararları 30.09.2022 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlandı. Buna göre, partiler için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Kararlara göre, Devrim Hareketi Partisi, Cesur Düşünce Partisi, Ayyıldız Partisi, Anadolu Birliği Partisi ve Kuvayi Milliye Partisi’nin 2020’ye ait mali denetimleri gerçekleştirildi. Yüksek Mahkemece, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmamasının inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğu belirtilen kararlarda, söz konusu partiler hakkında Siyasi Partiler Kanunu’nun 111’inci maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı. Kararlarda, söz konusu partilerin kesin hesap denetimlerinin gerçekleştirilemediği, bunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu ifade edilerek, bu partilerin ilgili yıl hesaplarının KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA hükmedildi. Bunların yanında bu kararlardan bir gün önce yani 29.09.2022 tarihli resmi gazete ile benzer konuda 2 partinin daha kararı yayınlanmıştır. Bu partiler AS PARTİSİ ve MİLLİ PARTİ dir. Bu kararlar aşağıdaki bölümde detaylı olarak açıklanacaktır. Yargıtay verilerine göre ülkemizde 130 adet siyasi parti bulunmaktadır. Kurulan bazı partilerin genel merkez teşkilatları dışında teşkilatlarının olmadığı genel merkezlerinin ise kuruculardan birisine ait olduğu hatta kira ödemesi dahi olmadığı görülmektedir. İş bu yazımızda; gelir gideri hatta kira ödemesi dahi olmayan ülke genelinde genel merkez dışında teşkilatı bulunmayan kurucular kurulu dışında üyeleri dahi olmayan tam tabiri ile “TABELA PARTİLERİ” ile ilgili ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINI sizler için araştırdık. Bilindiği üzere; Ülkemizde siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları oldukları, hem 1961 hem de 1982 Anayasalarında ifade edilmektedir. 1982 yılında kabul edilen T.C. Anayasası’nın 68.ci maddesinde bu durum ‘Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır’ şeklinde ifadesini bulmuştur. SİYASİ PARTİLER, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden v e ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Nihai amaçları siyasal iktidarı elde etmek olan siyasi partiler, bu amaçlarına ulaşabilmek için, örgütlenmek ve seçim kampanyaları düzenlemek zorundadır. Partiler bu zorunlulukları karşılayacak harcamaları finanse edebilmek için bağışlar, üye aidatları ve devletçe yapılacak yardımlar gibi gelir kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır Bu açıklamalardan görüleceği üzere siyasi partiler seçimler yoluyla iktidar olmak amacıyla teşkilatlanan ve amaçla gelir ve giderleri olan kuruluşlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasi partilerin gelirleri siyasi partiler kanunu 61.ci maddesinde tek tek sayılmış bulunmaktadır. Keza Siyasi partilerin giderleri, giderlerin belgelendirilmesi, alımlar ve sözleşmeler ile bunlardan kaynaklı sorumluluklara ilişkin düzenlemeler 2820 sayılı siyasi partiler kanunun 70-71 ve 72-73. Maddelerinde yapılmıştır. Bunların yanında kesin hesap başlıklı 73. Madde de 6111 sayılı kanunla 2011 yılında yapılan değişikliklerle harcama usullerine ilişkin ilave düzenlemeler bu maddeye eklenmiştir. Bütün bu düzenlemelere rağmen 30 kurucu üye ile kurulduktan sonra ülke genelinde teşkilatlanması yapmayan, geliri ve gideri olmayan siyasi partilerin mali denetimleri konusunda YETKİLİ MAHKEME OLAN ANAYASA MAHKEMESİ kararlarında aşağıdaki hükümler bulunmaktadır. 1- KUVAYİ MİLLİYE PARTİSİ Kuvayi Milliye Partisinin 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/33 sayılı kararı 30.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda özetle; “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen listede Kuvayi Milliye Partisinin 2020 yılı itibarıyla herhangi bir il ve bağlı ilçede örgütlenmediği, sadece Genel Merkezinin olduğu bildirilmiştir. Partinin gönderdiği 2020 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir.” Şeklinde hükümler bulunmaktadır. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. Kuvayi Milliye Partisinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 2- ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİ Anadolu Birliği Partisinin 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/32 sayılı kararı 30.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda özetle; “Anadolu Birliği Partisinin 2020 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen 13 ile ve Genel Merkeze ait kesin hesap cetvellerinde herhangi bir gelir gider bildirilmediği tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği, 70. maddesinde siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı, 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. 122 Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.” Hükümleri bulunmaktadır. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. Anadolu Birliği Partisinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine kesin hesabın istendiği sürede tam olarak verilmemesi nedeniyle Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 3- AYYILDIZ PARTİSİ AYYILDIZ Partisinin 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/31 sayılı kararı 30.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda özetle; “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen listede Ayyıldız Partisinin 2020 yılı itibarıyla herhangi bir il ve bağlı ilçede örgütlenmediği, sadece genel merkezinin olduğu bildirilmiştir. Partinin gönderdiği 2020 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.” Denilmektedir. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. AYYILDIZ Partisinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 4- CESUR DÜŞÜNCE PARTİSİ Cesur Düşünce Partisinin 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/30 sayılı kararı 30.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda özetle; “Cesur Düşünce Partisi, gönderdiği 2020 yılı Genel Merkez kesin hesabına göre yıl içinde 200 TL gelir elde etmiş; 200 TL ise gider gerçekleştirmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların ya kendi mülkü veya kira olması gerekir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta, Genel Merkeze ait çok düşük miktarda gelir ve gider gerçekleştiği belirtilmiş; teşkilat kurulmuş olan bir örgütlerine ilişkin herhangi bir gelir ve gider de gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezi ve il örgütleri faaliyette olduğuna göre bu teşkilatlara ait en azından yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye vb.) olması gerekir. Partinin gider olarak gösterdiği tutarla siyasi faaliyetlerini karşılaması mümkün değildir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulduğunu göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesindeki bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ile aynı Kanun’un 70. maddesindeki bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükmüne aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması ile hesabın dışında gelir ve gider oluşturulması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.” Denilmektedir. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. Cesur Düşünce Partisinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez ve il örgütlerine ait kesin hesapların denetimi gerçekleştirilemediğinden, Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 5-DEVRİM HAREKETİ PARTİSİ DEVRİM HAREKETİ Partisinin 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/29 sayılı kararı 30.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda Özetle; “Devrim Hareketi Partisi, gönderdiği 2020 yılı Genel Merkez kesin hesabına göre yıl içinde 850 TL gelir elde etmiş; 850 TL ise gider gerçekleştirmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların ya kendi mülkü veya kira olması gerekir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta, Genel Merkeze ait çok düşük miktarda gelir elde edildiği ve gider gerçekleştirildiği belirtilmiş; teşkilatı kurulmuş olan örgütlerine ilişkin herhangi bir gelir ve gider de gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezi ve il örgütleri faaliyette olduğuna göre bu teşkilatlara ait en azından yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye vb.) olması gerekir. Partinin gider olarak gösterdiği tutarla siyasi faaliyetlerini karşılaması mümkün değildir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulduğunu göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesindeki bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve aynı Kanun’un 70. maddesindeki bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükmüne aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması ile hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.” Denilmektedir. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. Devrim Hareketi Partisinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez ve il örgütlerine ait kesin hesapların denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 6- AS PARTİ AS PARTİNİN 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/28 sayılı kararı 29.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda Özetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen listede As Partinin 2020 yılı itibarıyla herhangi bir il ve bağlı ilçede örgütlenmediği, sadece genel merkezinin olduğu bildirilmiştir. Partinin gönderdiği 2020 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.” Denilmektedir. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. As Partinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 7- MİLLİ PARTİ MİLLİ PARTİNİN 2020 yılı kesin hesabı ANAYASA MAHKEMESİNCE incelenmiş olup; konuya ilişkin olarak mahkemenin 2022/27 sayılı kararı 29.09.2022 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Kararda Özetle; “Milli Parti, gönderdiği 2020 yılı Genel Merkez kesin hesabına göre yıl içinde 450 TL gelir elde etmiş; 450 TL ise gider gerçekleştirmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların ya kendi mülkü veya kira olması gerekir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sundukları kesin hesapta, Genel Merkeze ait çok düşük miktarda gelir elde edildiği ve gider gerçekleştirildiği belirtilmiş; teşkilatı kurulmuş olan örgütlerine ilişkin herhangi bir gelir ve gider de gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezi ve il örgütleri faaliyette olduğuna göre bu teşkilatlara ait en azından yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye vb.) olması gerekir. Partinin gider olarak gösterdiği tutarla siyasi faaliyetlerini karşılaması mümkün değildir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulduğunu göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesindeki bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve aynı Kanun’un 70. maddesindeki bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükmüne aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.” Denilmektedir. Keza Anayasa Mahkemesi Kararının sonuç bölümünde ise parti hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına SUÇ DUYURUSUNDA bulunulmuştur. Kararın sonuç bölümü metni aynen aşağıdaki gibidir. Milli Partinin 2020 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; “Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez ve il örgütlerine ait kesin hesapların denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2020 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Denilmektedir. 8- SONUÇ Anayasa mahkemesi tarafından 7 partinin mali denetimleri ile ilgili olarak verilmiş olan yukarıdaki kararlardan görüleceği üzere 30 kişi ile kurulan kira ödemesi dahil geliri gideri olmayan partilerin hesapları 2820 sayılı kanuna aykırı kabul edilmektedir. Siyasi partilerin tanımından ve seçimlere girmek gibi bir misyonundan hareketle harcama yapması ve gelir toplaması gerektiği düşüncesinden dolayı bu yönde kararlar verildiği ve devamının da geleceği anlaşılmaktadır.
76- SİYASİ PARTİLERİN MALİ DENETİMİNE İLİŞKİN 2024 YILINDA VERİLEN CEZAİ YAPTIRIM KARARLARI NELERDİR? +
Demokratik sistemlerin en önemli özelliklerinden olan “şeffaflık ya da şeffaf yönetim”, siyasi partilerde de olması gereken en önemli niteliklerden birisidir. Bir devlette kamu siyasaların belirlenmesine etki etme ve iktidarı elde etme amacıyla siyasi faaliyet gösteren siyasi partilerde şeffaflık sağlanmadan, genel olarak devlet aygıtının şeffaf olması mümkün değildir. ŞEFFAFLIK Siyasi partilerdeki şeffaflık gelir ve giderlerinin düzenli ve sıkı bir denetimi ile mümkündür. Mali denetim olarak adlandırılan bu denetim, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamanın yanında onların demokratik sistemi için “zararlı” olmalarını ya da demokratik sistem için yararsız olmalarını da engelleyebilecektir. Siyasi partilerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için gerekli mali kaynağı nereden temin ettikleri, sahip olunan bütçenin nerelere ve nasıl harcandığı konusu hem yargısal hem de toplumsal anlamda önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde siyasi partiler; -Anayasamız 69. Madde -Anayasa Mahkemesi Kanunu 55. madde -Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü 51-52 maddeler – 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu -Sayıştay Kanunu Hükümleri doğrultusunda Anayasa Mahkemesi tarafından MALİ DENETİME tabi tutulmaktadırlar. Anayasa Mahkemesince yapılan Mali Denetimler sonucu alınan kararlar Resmi Gazetede yayınlanmaktadır. 2024 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan Mali Denetimler Sonucu ilgili mevzuatlar uyarınca cezai yaptırımlar öngörülen Siyasi Partilere ilişkin kararlar aşağıdaki gibidir. 1-TUĞRA PARTİSİ Tuğra Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/97 esas ve 2024/31 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN AYI sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında gönderilecek kesin hesapların karara bağlanarak birleştirilmiş olması gerektiğini özellikle belirterek Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan mali denetiminin partinin teşkilatı açısından sorunlu görülmüş gelir ve giderler üzerinden yapılması engellenmek istenmiştir. Bu sebeple parti yetkili organınca onaylanmamış kesin hesapları, Anayasa Mahkemesi tarafından incelenebilecek bir belge olarak görmek imkânsızdır. Bu hâliyle makul bir gerekçe sunmadan kesin hesaplar merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanmadığı sürece hesap verilebilir bir belge düzeni kurulduğundan bahsedilemez Tuğra Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere Genel Merkez ile ilgili kesin hesap banka dökümü dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel Merkez ile ilgili kesin hesap banka dökümünü ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 3/11/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. Tespitleri yapıldıktan sonra aşağıdaki kararların alındığı görülmektedir. SONUÇ Tuğra Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, B-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 2-TURAN HAREKETİ PARTİSİ Turan Hareketi Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/85 esas ve 2024/30 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Turan Hareketi Partisinin kesin hesaplarını Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 6/7/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Bununla birlikte Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez ve il teşkilatları hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Turan Hareketi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 3- ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİ Anadolu Birliği Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/83 esas ve 2024/29 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anadolu Birliği Partisinin kesin hesaplarını Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 4/7/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Bununla birlikte Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez ve il teşkilatları hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Anadolu Birliği Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 4- GÜZEL PARTİ GÜZEL PARTİ’nin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/78 esas ve 2024/28 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Güzel Partinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Güzel Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen otuz bir il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının sıfır olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Güzel Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 5- LİBERAL PARTİ LİBERAL PARTİ’nin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/76 esas ve 2024/27 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Liberal Partinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Liberal Partinin banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazıları, 2022 yılına ilişkin il teşkilatları değeri 1.500 lirayı aşan taşınır mal, menkul kıymetler ve her türlü haklar ile taşınmazlarının listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen iki il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinin sunulmadığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Liberal Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 6-SEVGİ VE SAYGI PARTİSİ SEVGİ VE SAYGI PARTİSİ’nin ; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/76 esas ve 2024/27 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Sevgi ve Saygı Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Sevgi ve Saygı Partisinin, parti genel sekreteri ve genel sayman imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen İstanbul il teşkilatına ait kesin hesap cetvelinin sunulmadığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Sevgi ve Saygı Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 7- GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ Gelişim ve Demokrasi Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/72 esas ve 2024/25 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; 2820 sayılı Kanun’un 73. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde iller teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine ait olan kesin hesapların merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanacağı öngörülmüş ve aynı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında da “Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadırlar. Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz milyon lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklenir.” denilerek il örgütlerinden gönderilen kesin hesaplar ile parti genel merkezine ilişkin kesin hesabın merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanacağı ve birleştirileceği, birleştirilmiş kesin hesap cetvellerinin de Anayasa Mahkemesine sunulacağı hükme bağlanmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında gönderilecek kesin hesapların karara bağlanarak birleştirilmiş olması gerektiğini özellikle belirterek Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan mali denetiminin partinin teşkilatı açısından sorunlu görülmüş gelir ve giderler üzerinden yapılması engellenmek istenmiştir. Bu sebeple parti yetkili organınca onaylanmamış kesin hesapları Anayasa Mahkemesi tarafından incelenebilecek bir belge olarak görmek imkansızdır. Bu hâliyle makul bir gerekçe sunmadan kesin hesaplar merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanmadığı sürece hesap verilebilir bir belge düzeni kurulduğundan bahsedilemez. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Gelişim ve Demokrasi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere birleştirilmiş kesin hesap dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bu hâliyle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Gelişim ve Demokrasi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, A-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 8- DOĞUŞ PARTİSİ DOĞUŞ Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/51 esas ve 2024/24 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN AYI sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Doğuş Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere yukarıda belirtilen belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bu hâliyle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Doğuş Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 9-AS PARTİ AS Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/16 esas ve 2024/23 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir gider de bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ As Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 10- İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/10 esas ve 2024/22 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. İşçinin Kendi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca İşçinin Kendi Partisinin, 2022 yılı genel merkez kesin hesabının onaylı örneği, birleştirilmiş kesin hesabın onaylı örneği, banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarının bulunmadığı, parti genel merkezinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri 1.500 lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Partinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ İşçinin Kendi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, A-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 11- UYANIŞ PARTİSİ UYANIŞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/03 esas ve 2024/21 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Uyanış Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 12- GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/104 esas ve 2024/19 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Gelişim ve Demokrasi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere genel merkez ve bazı illerin gelir ve gider toplamının yer aldığı listeler dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel merkez ve bazı illerin gelir ve gider toplamının yer aldığı listelerin ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 28/12/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Gelişim ve Demokrasi Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, B-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 158 13- DEVLET PARTİSİ DEVLET PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/94 esas ve 2024/16 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Devlet Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere genel merkez kesin hesap cetveli dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel merkez kesin hesap cetvelini ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 5/7/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Devlet Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, B-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 14- YÜKSELİŞ PARTİSİ YÜKSELİŞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/91 esas ve 2024/15 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta, Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yükseliş Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 15- YENİLİK PARTİSİ YENİLİK PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/90 esas ve 2024/14 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Yenilik Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Yenilik Partisinin, parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri 1.500 lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Partinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Bunlara ilaveten Partinin 2021 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen on sekiz il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının yer almadığı tespit edilmiştir. Bunlardan on altı ile ait iller teşkilatı kesin hesaplarının onaylı örnekleri de kesin hesap dosyasında bulunmamaktadır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yenilik Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 16- TÜRKİYE ALTIN ÇAĞ PARTİSİ TÜRKİYE ALTIN ÇAĞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/73 esas ve 2024/13 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Türkiye Altın Çağ Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye Altın Çağ Partisinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen 15 il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının sıfır olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. 1Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Türkiye Altın Çağ Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 17- ÜLKEM PARTİSİ Ülkem Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/70 esas ve 2024/11 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Ülkem Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiğine ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Ülkem Partisinin, bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesin hesaplarını Anayasa Mahkemesine sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Parti 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Ülkem Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 18- KUVAYİ MİLLİYE PARTİSİ Kuvayi Milliye Partisin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/66 esas ve 2024/10 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin 26.06.2022 tarih ve 19 sayılı Parti Meclisi kararı ile kapanma kararı aldığı anlaşılmıştır. Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre kapanma tarihine kadar yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Partinin kapanma tarihine kadar faaliyetlerini yürüttüğü açıktır. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Kuvayi Milliye Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 19- YENİ YOL PARTİSİ Yeni Yol Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/66 esas ve 2024/10 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Bunun yanında partinin genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını göndermediği tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yeni Yol Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 20- AYYILDIZ PARTİSİ Ayyıldız Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/33 esas ve 2024/04 sayılı karar alınmış ve 22/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Ayyıldız Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 21-DAYATMASIZ YAŞAM PARTİSİ Dayatmasız Yaşam Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/01 esas ve 2024/01 sayılı karar alınmış ve 22/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Dayatmasız Yaşam Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, A-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
76- SİYASİ PARTİLERİN BÜTÇELERİ VE KESİN HESABI NASIL HAZIRLANIR?+
Bütçe, politik olarak, parti tüzel kişiliğinin ve teşkilatının, yıllık olarak gelir ve gider tahminlerini gösteren, partinin yetkili organlarınca incelenip karara bağlanan ve bir takvim yılına ait mali işlemlerin dayanağını oluşturan belge anlamına gelmektedir. Kesin hesap, partilerin bir mali yıl içinde yapmış oldukları gelir ve giderlerin dönem sonundaki envanteri olarak tanımlanabileceği gibi, parti örgütleri tarafından ve genel merkez tasarrufuyla hazırlanan ve denetim için Anayasa Mahkemesi’ne verilen, ait olduğu dönemin hesap sonuçları yer alan çizelgeler olarak adlandırılabilmektedir. Siyasi partilerin bütçe hazırlama süreçleri ve kesin hesaba ilişkin düzenlemeler; 2820 sayılı kanunun 73. Maddesinde yapılmıştır. Kanunun 74. Maddesinde ise kesin hesabın anayasa mahkemesine gönderilme süresine ilişkin hükümler bulunmaktadır. 1- BÜTÇE VE KESİN HESAP HAZIRLANMA SÜRECİ Siyasi partilerin, bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı ayrı ayrı gelir tahminlerini ve gider miktarlarını gösteren bir yıllık bütçe hazırlarlar ve ilgili takvim yılından önceki Ekim ayı sonuna kadar genel merkeze gönderirler. Bu bütçeler ile aynı süre içinde hazırlanacak genel merkez bütçesi en geç ilgili takvim yılından önceki Aralık ayına sonuna kadar parti merkez karar ve yönetim kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Siyasi partilerin hesapları bilânço esasına göre düzenlenir. Parti merkezi ve bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe yılını izleyen Nisan ayı sonuna kadar, bir önceki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren kesin hesaplarını hazırlarlar. İl teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine ait olan kesin hesaplar, merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanır ve birleştirilir. Siyasi partilerin bütçeleri, bilânçoları, gelir ve gider cetvelleri ile kesin hesapların nasıl düzenleneceği partilerin iç yönetmeliklerinde gösterilir. Siyasi partiler bütçelerini hazırlarken bütçenin klasik ilkelerinden, genellik, birlik, açıklık, samimiyet, yıllık, denklik ve önceden izin alma gibi ilkelere dikkat etmeleri gerekir. Siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatları tarafından oluşturulan bütçede, önceki yıl veya yıllarda oluşan gelir ve gider tahminleri de ayrıntılı bir şekilde gösterilmek zorundadır. Bunun yanında önceki yıldan devreden kasa ve banka mevcudunun, demirbaş mevcutlarının, verilen avansların, borçların ve alacakların da hazırlanan bütçe tahmininde gösterilmesi gerekmektedir. 2- KESİN HESAP Kesin hesap, partilerin bir mali yıl içinde yapmış oldukları gelir ve giderlerin dönem sonundaki envanteri olarak tanımlanabileceği gibi, parti örgütleri tarafından ve genel merkez tasarrufuyla hazırlanan ve denetim için Anayasa Mahkemesi’ne verilen, ait olduğu dönemin hesap sonuçları yer alan çizelgeler olarak adlandırılabilmektedir. 2820 sayılı kanunun kesin hesap ile ilgili 74.cü maddesinde aşağıdaki hükümler bulunmaktadır. Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanuna uygunluğunu denetler. Ancak yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde yapılamaz. Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. Şekle ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini gerektirmez. Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadırlar. Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri binbeşyüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklenir. Siyasi parti hakkında kapatma kararı verilmiş olması halinde kapatma kararının verildiği tarihe kadar olan döneme ilişkin hesaplar da Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenerek karara bağlanır. Bu takdirde denetime esas kesin hesabın verilmesi ve denetime ilişkin diğer esas ve usuller Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenir. Siyasi partiler amaçlarına ulaşmak için gerekli gördükleri siyasi faaliyetleri kapsamında her türlü harcama yapabilirler. Siyasi partiler mal ve hizmet alımı ile yapım işlerini, açık ihale, kapalı zarf usulü ve yazılı veya sözlü olmak üzere doğrudan veya pazarlık usullerinden herhangi biri ile yapabilir. Siyasi partiler harcamalarını fatura, fatura yerine geçen belgeler ile bu belgelerin temin edilmesinin mümkün olmadığı hallerde harcamanın doğruluğunu gösterecek muhtevaya sahip olmak şartıyla diğer belgelerle tevsik ederler. Ancak kaybolma, yırtılma ve yanma gibi mücbir sebeplerle aslının temin edilemediği hallerde, fatura ve fatura yerine geçen belgeler yerine bu belgeleri düzenleyenlerden alınacak tasdikli örnekleri kullanılabilir. Siyasi partiler ücret mukabili geçici veya sürekli olarak çalıştırdıkları kişilere ödedikleri ayni ve nakdi sağlık ve sosyal yardım giderleri ile amaçlarına ulaşmak için görevlendirdikleri kişiler tarafından yapılan yurt içi ve yurt dışı seyahatlere ilişkin konaklama, yol masrafları ve diğer zorunlu harcamaları gider olarak kayıt edebilirler Siyasi partiler, mal ve hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan mahkeme kararları ile ödedikleri miktarı ve masraflarını gider olarak kaydedebilirler. Kesin Hesap Cetvelinde olması gereken kalemler aşağıdaki gibidir. X PARTİSİ GENEL MERKEZ 2023YILI KESİN HESABI ÖRNEĞİ I- GELİRLER . 1- Üye Giriş Aidatı 2- Üye Yıllık Aidatı 3- Milletvekili Aidatı 4- Aday Adaylığı Özel Aidatı 5- Bağışlar 6- Yardımlar 7- Faaliyet Gelirleri 8- Yayın Gelirleri 9- Malvarlığı Gelirleri 10- Faiz ve Nemalandırma Gelirleri 11- Devlet Yardımları 12- Sair Gelirler 13- Geçen Yıldan Devreden Nakit (Kasa/Banka) GELİRLER TOPLAMI : Yıl Sonundaki borçlar : GENEL TOPLAM : II- GİDERLER : Personel Giderleri Seçim Giderleri Temsil ve Ağırlama Giderleri Kırtasiye ve Büro Giderleri Haberleşme Giderleri Taşıma Giderleri Seyahat Giderleri Kira Giderleri Bakım Onarım Giderleri Isınma Aydınlatma ve Temizlik Giderleri Vergi, Sigorta, Noter Giderleri Demirbaş Giderleri Teşkilata Yardım Giderleri Geçen Yıldan Kalan Borç Ödemeleri Basın Yayın Giderleri Sair Giderler GİDERLER TOPLAMI : Gelecek Yıla Devreden Nakit (Kasa/Banka): Yıl Sonundaki alacaklar : GENEL TOPLAM :
77- CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNİN FİNANSMANI VE SEÇİM HARCAMALARINA İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ NELERDİR? +
Ülkemizde 2014 yılı öncesinde Cumhurbaşkanı seçimi meclis tarafından gerçekleştirildiği için o dönem Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin finansmanına yönelik herhangi bir hukuksal düzenleme bulunmamaktaydı. 2007 yılında 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesi ile Anayasanın 79. maddesinin son fıkrasına ‘Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi’ ibaresi eklenmiş ve YSK’nin Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir. 5678 sayılı Kanunun 4. maddesi ile Anayasanın 101. maddesi değiştirilmiştir. Bu değişikliğe göre; Cumhurbaşkanı halk tarafından, en fazla iki dönemle sınırlı olmak üzere, beş yıl için seçilecektir. Cumhurbaşkanı adaylığı doğrudan yapılamayacak; en az yirmi milletvekili ya da yapılan en son genel seçimlerde toplam geçerli oyların %10’unu geçen siyasi partiler tarafından aday olarak gösterilebilecektir. Ancak 101. maddede 2017 yılında 6771 Sayılı Kanun ile yeniden değişiklik yapılmış ve Cumhurbaşkanlığına aday gösterebilecek kişi ve kurumlar; siyasi parti grupları, en son seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az %5’ini almış siyasi partiler ve en az yüz bin seçmen olarak değiştirilmiş ve bağımsız adayların da seçimlere katılabilmesine imkân tanınmıştır. 5678 sayılı Kanunun 5. maddesi ile Anayasanın 102. maddesinde de değişiklikler yapılmış; Cumhurbaşkanı seçimlerinin genel oyla yapılacağı, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan adayın Cumhurbaşkanı seçilmiş olacağı gibi hususlar düzenlenmiştir. Ayrıca maddenin son fıkrasında seçime ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceği belirtilmiş ve bu konudaki 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu (CSK) 26.01.2012 tarihinde TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. CSK’nin 2/6. maddesinde YSK’nin Cumhurbaşkanı seçimlerinin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapmak ve yaptırmak amacıyla, gerekli ilke kararlarını almaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Doğrudan halk tarafından yapılacak olan ilk Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde YSK’nin 10 Haziran 2014 tarihli 2911 sayılı kararıyla Cumhurbaşkanı adaylarına yapılacak yardım ve bağışlar ile adayların mal bildirimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Cumhurbaşkanı Seçim Kanununda gösterilen hükümlere ek olarak, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen mal bildirimi hükümlerinin Cumhurbaşkanı adaylarına da uygulanacağı kararlaştırılmıştır. 2911 sayılı kararın ekinde ‘2014 Yılında Yapılacak Cumhurbaşkanı Seçiminde Cumhurbaşkanı Adaylarına Yapılacak Yardım ve Bağışlar ile Adayların Mal Bildirimine İlişkin Usul ve Esasları Gösterir Genelge’ hazırlanmıştır. 201 sayılı YSK Genelgesi 2018 seçimleri öncesinde güncellenmiştir. İş bu yazımızda konuya ilişkin yaptığımız araştırmaların sonuçlarına yer verilmiştir. I- 6271 SAYILI CUMHURBAŞKANI SEÇİM KANUNU Cumhurbaşkanlığı Çeçim Kanununu 14.cü maddesinde seçimlerin finansmanına ilişkin düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır. Buna göre önemli hususlar aşağıdaki gibidir. 1- Adaylar, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, tüzel kişilerden ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek kişilerden bağış ve yardım alamazlar. 2- Her bir kişinin adaylara yapabileceği nakdî yardım miktarı, her bir tur için en yüksek Devlet memuruna mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemelerin bir aylık brüt tutarını geçemez. Alınan bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden müstesnadır. Adaylar ödünç niteliğinde para kabul edemez. 3- Seçimlerde şeffaflığın sağlanması amacıyla, Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın üzerindeki nakdî yardımlar adayların “Seçim Hesabı” olarak kendileri adına açtıracakları bir banka hesabına yatırılır. Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın altında kalan nakdî yardımlar ise makbuz karşılığında alınır ve seçim hesabına yatırılır. Alınan bağış ve yardımlar sadece seçim harcamalarında kullanılır ve başka bir amaç için tahsis edilemez. 4- Adaylığın kesinleşmesinden seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönemde bağış ve yardımlar ile yapılan harcamalar Yüksek Seçim Kurulu tarafından tasdik edilen listelere kaydedilir. 5- Seçim hesapları ile bağış, yardım ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgeler, seçim sonuçlarının kesinleşmesini izleyen on gün içinde Yüksek Seçim Kuruluna sunulur. Yüksek Seçim Kurulu bir ay içinde, seçim hesaplarını inceler ve varsa usulsüzlükleri ve öngörülen limitlerin aşılıp aşılmadığını tespit eder. Bu aşamada tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla Yüksek Seçim Kurulu tarafından adaylara uygun bir süre verilir. Alınan bağış ve yardımlardan belirtilen limiti aşan miktar ile harcanmayan kısım Hazineye intikal ettirilir. Kurul bu görevi yerine getirirken Sayıştaydan ve gerekli görülen diğer ilgili kamu kurumlarından yardım alabilir. 6- Yüksek Seçim Kurulunca yapılan inceleme sonuçları kesin olup, incelemenin tamamlanmasını müteakip bir ay içinde ilân edilir. 7- Aday, Yüksek Seçim Kuruluna önceden bildirmek şartıyla, seçim hesapları ile gelir ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin kayda geçirilmesi ve ibrazına ilişkin hususlarda 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış meslek mensuplarından veya avukatlardan birini ya da birkaçını yetkili kılabilir. Bu durumda, yetkilendirilen meslek mensubu, yukarıda belirtilen hususların yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine göre sorumlu tutulur. 8- Adaylar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenecek adaylık başvurusu süresi içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Seçilen adayın mal bildirimi, seçim sonuçlarının kesinleşmesini müteakip Resmî Gazetede yayımlanır. Aday tarafından verilecek mal bildiriminin usul ve esasları, adaylar tarafından kullanılacak listelerin şekil, içerik ve tasdiki, makbuzların şekil ve içeriği, bastırılması, bağış ve yardımların alınması, kayda geçirilmesi, harcanması, harcanmayan ya da bağış sınırını aşan kısmın Hazineye intikali ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir. II- YÜKSEK SEÇİM KURULUNUN CUMHURBAŞKANI SEÇİMİNDE CUMHURBAŞKANI ADAYLARINA YAPILACAK YARDIM VE BAĞIŞLAR İLE ADAYLARIN MAL BİLDİRİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLARI GÖSTERİR GENELGESİ 2911 sayılı kararın ekinde ‘2014 Yılında Yapılacak Cumhurbaşkanı Seçiminde Cumhurbaşkanı Adaylarına Yapılacak Yardım ve Bağışlar ile Adayların Mal Bildirimine İlişkin Usul ve Esasları Gösterir Genelge’ hazırlanmıştır. Aynı Genelge 2018 seçimleri öncesinde güncellenmiştir. Anılan genelgedeki konumuzla ilgili önemli hususlar aşağıdaki gibidir. 1-Cumhurbaşkanı Adayları Mal Bildiriminde Bulunmak Zorundadır Anılan Genelgenin 2. Maddesi aşağıdaki gibidir Siyasi Partilerce gösterilecek Cumhurbaşkanı adayları 1 – 5 Mayıs 2018, seçmenler tarafından aday gösterilecek Cumhurbaşkanı adayları 1 – 2 Mayıs 2018 tarihlerinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Adayların, kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile en yüksek derecedeki Devlet Memuruna yapılan aylık net ödemenin (11.419,00 TL) beş katından (57.095,00 TL) fazla tutarındaki her biri için ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle, borçları ve sebepleri mal bildiriminin konusunu teşkil eder. Bu itibarla; Adayların; kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan; a) Taşınmaz malları (arsa ve yapı kooperatif hisseleri dâhil), b) En yüksek Devlet Memuruna yapılan aylık net ödemenin (11.419,00 TL) beş katından (57.095,00 TL) fazla değer ve tutarındaki; -Para ve para hükmündeki kıymetli kâğıtları, -Hisse senedi ve tahvilleri, -Altın ve mücevheratı, -Her türlü kara, -Deniz ve hava taşıt araçları, -Traktör, biçer-döver, harman makinesi ve diğer ziraat makineleri, – İnşaat ve iş makineleri, -Hayvanlar, -Koleksiyon ve ev eşyaları ile diğer taşınır malları, -Hakları, -Alacakları, Borçları, -Gelirleri, mal bildirimine konu teşkil eder. (b) bendinde belirtilen mal, hak, alacak, borç ve gelirlerin ayrı ayrı toplam değerleri tek kalem halinde gösterilir. Mallar, mal bildirimi tarihindeki değerleri esas alınmak suretiyle beyan olunur. Bu Genelge ekinde yer alan “Mal Bildirimi Formu” (EK-1) tek nüsha olarak doldurulur ve tarih belirtilmek suretiyle imzalanarak adaylık başvurusu süresi içinde (Siyasi Partilerce gösterilecek Cumhurbaşkanı adayları 1 – 5 Mayıs 2018, seçmenler tarafından aday gösterilecek Cumhurbaşkanı adayları 1 – 2 Mayıs 2018) tarihlerinde kapalı zarfta Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına verilir. Seçilen adayın mal bildirimi, seçim sonuçlarının kesinleşmesini müteakip Resmî Gazetede yayımlanır. 2-Cumhurbaşkanı Adaylarına Yapılacak Olan Bağış Ve Yardımlar Konuya ilişkin düzenlemeler genelgenin 3. Maddesi ile yapılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Bağış Ve Yardımlar MADDE 3 – Adaylar, adaylığın kesinleşmesinden (13 Mayıs 2018) seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönemde yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek kişilerden yardım ve bağış alabilecek olup, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, tüzel kişilerden ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek kişilerden bağış ve yardım alamazlar. Adaylar sadece nakdî yardım alabilecek olup, ayni yardım kabul edemezler. Bir kişinin her bir adaya yapabileceği nakdî yardım miktarı, her bir tur için en yüksek Devlet Memuruna mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemelerin bir aylık brüt tutarını (13.916,00 TL) geçemez. Alınan bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden müstesnadır. Adaylar ödünç niteliğinde para kabul edemez. Adaylar 2.000,00 TL’ye kadar olan (2.000,00 TL dâhil) nakdî yardımları makbuz karşılığında ve aynı gün seçim hesabına yatırmak üzere alabilirler. 2.000,00 TL’nin üzerindeki nakdî yardımlar ise, adayların “Seçim Hesabı” olarak açtırdıkları ve Yüksek Seçim Kuruluna bildirdikleri bir banka hesabına bağış yapan tarafından yatırılır. Alınan bağış ve yardımlar sadece seçim harcamalarında kullanılır ve başka bir amaç için tahsis edilemez. Adaylığın kesinleşmesinden (13 Mayıs 2018) seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönemde bağış ve yardımlar ile yapılan harcamalar bu Genelge’nin 4. maddesinde belirlenen ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından tasdik edilen listelere günlük olarak kaydedilir. Aday, Yüksek Seçim Kuruluna önceden bildirmek şartıyla, seçim hesapları ile gelir ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin kayda geçirilmesi ve ibrazı hususlarında 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış meslek mensuplarından veya avukatlardan birini ya da birkaçını yetkili kılabilir. Bu durumda, yetkilendirilen meslek mensubu, yukarıda belirtilen hususların yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine göre sorumlu tutulur. 2023 yılında yapılan son seçimlerde Cumhurbaşkanı adaylarımızın alabileceği bağış üst sınırı 55.598 TL olarak belirlenmiştir. 3- Adayların Harcamalarının Belgelendirilmesi Konuya ilişkin düzenleme genelgenin 6.cı maddesinde yapılmış olup aşağıdaki hususları içermektedir. Yapılacak harcamaların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen tevsik edici belgeler karşılığında yapılması esastır. Bununla birlikte, vergi mükellefi olmayanlara yapılan ödemeler ile karşılığında tevsik edici belge alınması mümkün olmayan durumlarda, her bir gider miktarı 2.000,00 TL’yi (2.000,00 TL dâhil) aşmamak üzere bu Genelge eki EK-5 olarak belirtilen şekle uygun olarak düzenlenecek gider makbuzu karşılığında harcama yapılabilir. Harcamalar karşılığında kullanılacak gider makbuzları; -Bu Genelge ekinde EK-5 olarak belirtilen şekle uygun olarak düzenlenir. -Elden yapılacak ödemeler karşılığında iki nüsha olarak düzenlenen gider makbuzunun aslı ödeme yapılan tarafa verilir, sureti ise sorumlu kişide kalır. Bu tutar 2023 seçimlerinde 7.000 TL olarak uygulanmıştır.
78-2023 YILI CUMHURBAŞKANI ADAYI SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ TAYYİP ERDOĞAN’A YAPILAN BAĞIŞLAR VE HARCAMALARININ DENETİMİNE İLİŞKİN YSK RAPOR SONUÇLARI NASILDIR? +
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi ile 28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanı Seçiminin ikinci oylamasında Cumhurbaşkanı adaylarının aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin seçim hesaplarının incelenmesi ve denetlenmesi hakkındaki 06.06.2023 tarihli ve 2023/1271 sayılı Yüksek Seçim Kurulu Kararı uyarınca Sayıştay Başkanlığı aracılığıyla görevlendirilen 3 denetçi ile YSK Strateji Dairesi Başkanlığından görevlendirilen 3 personelden oluşturulan Komisyon tarafından Cumhurbaşkanı adaylarının topladıkları bağışlar ve harcamalar ile ilgili olarak düzenlenen rapor 06.07.2023 tarihinde YSK sunulmuştur. Yazılan rapor YSK tarafından incelenmiş olup 2023/1428 sayılı Kurul kararı ile sonuçları kamuoyuna duyurulmuştur. Rapordaki verilere göre Cumhurbaşkanı adaylarımızın topladığı bağışlar ve yaptıkları harcamalara ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir. Recep Tayyip ERDOĞAN’nın Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak; Kurulumuzun 19.07.2023 tarihli ve 2023/1335-1 sayılı ara kararına adayın temsilcisi tarafından verilen 02.08.2023 tarihli cevabi yazıda; a) Ölü olan 2 kişi adına 50.100,00 TL bağış yapıldığı, ölü durumda olan kişiler adına yapılan bağışların seçim harcamalarında kullanılmayarak seçim hesabında mevcut durumda bulunduğu, b) Vatandaşlıktan çıkarılan 1 kişi tarafından 7.500,00 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, yapılan bu bağışın seçim harcamalarında kullanılmayarak seçim hesabında mevcut durumda bulunduğu, c) Seçim döneminde bağış ve yardım kabul etmek üzere T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Şubesinde TR46 0001 0026 0503 3022 6260 18 IBAN numaralı hesabın açıldığı, seçim harcamaları yapıldıktan sonra; ölü olan 2 kişi adına yapılan 50.100,00 TL ve vatandaşlıktan çıkarılan 1 kişi tarafından yapılan 7.500,00 TL ile harcanmayan 11.169,18 TL olmak üzere toplam 68.769,18 TL’nin 28/05/2023 tarihinden itibaren T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Şubesi 260533022626018 numaralı seçim hesabında mevcut durumda bulunduğu, şeklinde açıklama getirildiği görülmüştür. Sonuç olarak, Recep Tayyip ERDOĞAN’nın Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak düzenlenen Komisyon raporunun incelenmesinden; (a) bendinde belirtilen, ölü olan 2 kişi adına yapılan 50.100,00 TL bağış ve yardımın, (b) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığından çıkarılan 1 kişi tarafından yapılan 7.500,00 TL bağış ve yardımın, Hazineye intikal ettirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Hazineye intikal ettirilmesi gereken toplam meblağın seçim hesaplarında bulunduğu tespit edilmiş olup; harcanmayarak seçim hesabında bulunan toplam 68.769,18 TL’nin, adayın temsilcisi tarafından Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından alacağı yazı üzerine doğrudan Merkez Bankası Ankara Şubesi nezdindeki Adalet Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün TR830000100100000350154032 numaralı hesabına yatırılması suretiyle Hazineye intikal ettirilerek, makbuzunun Yüksek Seçim Kuruluna sunulması gerekmektedir.
79- 2023 YILI CUMHURBAŞKANI ADAYI SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA YAPILAN BAĞIŞLAR VE HARCAMALARININ DENETİMİNE İLİŞKİN YSK RAPOR SONUÇLARI NASILDIR? +
Kemal KILIÇDAROĞLU’nun Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak; Kurulumuzun 19.07.2023 tarihli ve 2023/1335-2 sayılı ara kararına adayın temsilcisi tarafından verilen 23.08.2023 tarihli cevabi yazıda; a) Vatandaşlıktan çıkarılan 52 kişi tarafından 65.359,52 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilerin T.C. vatandaşı olup olmadıklarının taraflarınca kontrolünün sağlanmasının mümkün olmadığı, b) Vatandaş olmayan 3 kişi tarafından 4.000,00 TL bağışta bulunulduğu, bu 3 kişinin T.C. kimlik numarasının 99 ile başladığı, 99 ile başlayan kimlik numaralarının Türkiye’de 6 aydan fazla kalan yabancı uyruklu kişilere verildiğinden hareketle bu kişilerce yapılan bağış tutarlarının seçim hesaplarında kullanılmadığı, banka hesaplarında bekletildiği, c) T.C. kimlik numarası bulunmayan 140 kişi tarafından 408.622,68 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, T.C. Kimlik Numarası bulunmayan 46 kişiye ait eksikliklerin tamamlandığı, 94 kişiye ait T.C. kimlik numaralarının ise internet bankacılığı, mobil bankacılık uygulamaları, EFT ve elektronik para transferi yoluyla yapılan para aktarmalarında, mevcut kullanılan uygulamalarda T.C. kimlik numaralarının girilmesinin zorunlu olmadığı, söz konusu kişilerin Türk vatandaşı oldukları kanaatini taşıdıkları, ayrıca bankacılık sistemi ve uygulamaları karşısında alınabilecek başka bir tedbir ya da uygulanabilecek başka bir yöntem de bulunamadığı, d) T.C. kimlik numarası geçersiz olan 18 kişi tarafından 137.201,12 TL bağışta bulunulduğu, T.C. kimlik numarası bulunmayan13 kişi ile ilgili eksikliklerin tamamlandığı, 5 kişiye ait bağışın mobil bankacılık üzerinden EFT ve FASTPAY yöntemiyle gerçekleştirildiğinden T.C. kimlik numaralarına ulaşılamadığı, bu kişilerin T.C. vatandaşı olmadıklarına dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, bankacılık sisteminde kendileri tarafından bu bilgiye erişmenin mümkün olmadığı, e) 34 tüzel kişi tarafından 494.640,40 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, toplam 4 işlemde bağışta bulunan 3 kişinin tüzel kişiler listesinde yer alsa da 2.1321.635,08 TL bağışın gerçek kişiler tarafından yapıldığı, İş Bankasından bu kişilerin gerçek kişi olduğunun doğrulandığı, f) 11 kişide yasal bağış sınırı olan 55.598,00 TL’yi aşan 1.068.608,00 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, 3 bağışçı tarafından yapılan 330.598,00 TL bağışın, kendileri dışında gerçek kişi olan başkaları için yapıldığı, bu kişiler tarafından İş Bankasına verilen dilekçelerde düzeltme taleplerinin belirtildiği, g) Bankalarda seçim hesabı olarak açılan hesaplarda harcanmayarak kalan para miktarının; İş Bankası Türk Lirası seçim hesabında 1.031.369,77 TL, Vakıflar Bankası Türk Lirası seçim hesabında 207.808,46 TL, Ziraat Bankası Türk Lirası seçim hesabında 1 TL olmak üzere toplam 1.239.179,23 TL, İş Bankası döviz seçim hesaplarında 200 AVRO ve 3.400 ABD Doları bulunduğu, şeklinde açıklama getirildiği görülmüştür. Sonuç olarak, Kemal KILIÇDAROĞLU’nun Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak düzenlenen Komisyon raporunun incelenmesinden; (a) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığından çıkarılan 52 kişi tarafından yapılan 65.359,52 TL bağış ve yardımın, (b) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığını taşımayan 3 kişi tarafından yapılan 4.000,00 TL bağış ve yardımın, (e) bendinde belirtilen, 30 tüzel kişi tarafından yapılan 473.005,32 TL bağış ve yardımın, (f) bendinde belirtilen, limiti aşan 738.010,00 TL bağış ve yardımın, Hazineye intikal ettirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Hazineye intikal ettirilmesi gereken toplam meblağın seçim hesaplarında bulunduğu tespit edilmiş olup; harcanmayarak Türk Lirası seçim hesaplarında bulunan toplam 1.239.179,23 TL ile döviz seçim hesaplarında bulunan 200 AVRO ve 3.400 ABD Doları’nın (Hazineye irat kaydı olarak yatırıldığı günkü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle), adayın temsilcisi tarafından Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından alacağı yazı üzerine doğrudan Merkez Bankası Ankara Şubesi nezdindeki Adalet Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün TR830000100100000350154032 numaralı hesabına yatırılması suretiyle Hazineye intikal ettirilerek, makbuzunun Yüksek Seçim Kuruluna sunulması gerekmektedir.
80-2023 YILI CUMHURBAŞKANI ADAYI SAYIN MUHARREM İNCE’YE YAPILAN BAĞIŞLAR VE HARCAMALARININ DENETİMİNE İLİŞKİN YSK RAPOR SONUÇLARI NASILDIR? +
Muharrem İNCE’nin Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak; Kurulumuzun 19.07.2023 tarihli ve 2023/1335-3 sayılı ara kararına aday tarafından verilen 29.08.2023 tarihli cevabi yazıda; a) Vatandaşlıktan çıkarılan 4 kişi tarafından 7.050,00 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilerin bildirdiği bir T.C. kimlik numarasının bulunduğu, hesap ekstresi üzerinden bağışçının vatandaşlıktan çıkarılıp çıkarılmadığının sorgulanması ve tespitinin mümkün olmadığı, b) Vatandaş olmayan 1 kişi tarafından 500,00 TL bağışta bulunulduğu, bu kişinin yapmış olduğu bağış tutarının seçim harcamalarında kullanılmayarak banka hesabında bulunduğu, c) T.C. kimlik numarası olmayan 58 kişi tarafından 9.754,24 TL bağışta bulunulduğu, T.C. kimlik numarası bulunmayan 45 kişiye ait eksikliklerin tamamlandığı, 13 kişiye ait T.C. kimlik numaralarının ise elektronik para transferi yoluyla, internet bankacılığı ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla yapılan bağışlara ilişkin T.C. kimlik numaralarının banka altyapısından kaynaklı olarak tespit edilemediği, d) T.C. kimlik numarası geçersiz olan 5 kişi tarafından 432,05 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilere ait banka kayıtlarında görünen T.C. kimlik numaralarının geçerliliğini ve doğruluğunu sorgulama ve teyit etme imkanlarının bulunmadığı, e) 2 tüzel kişi tarafından 50.000,00 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, bu kişilerce yapılan bağış tutarlarının seçim harcamalarında kullanılmadığı, banka hesabında bulunduğu, f) Bankalarda seçim hesabı olarak açılan hesaplarda harcanmayarak kalan para miktarının; Türkiye Ziraat Bankası hesabında 6.575,17 TL, Türkiye İş Bankası hesabında 53.480,37 TL olmak üzere toplam 60.055.54 TL bulunduğu, şeklinde açıklama getirildiği görülmüştür. Sonuç olarak, Muharrem İNCE’nin Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak düzenlenen Komisyon raporunun incelenmesinden; (a) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığından çıkarılan 4 kişi tarafından yapılan 7.050,00 TL bağış ve yardımın, (b) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığını taşımayan 1 kişi tarafından yapılan 500,00 TL bağış ve yardımın, (e) bendinde belirtilen, 2 tüzel kişi tarafından yapılan 50.000,00 TL bağış ve yardımın, Hazineye intikal ettirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Hazineye intikal ettirilmesi gereken toplam meblağın seçim hesaplarında bulunduğu tespit edilmiş olup; harcanmayarak seçim hesaplarında bulunan toplam 60.055,54 TL’nin, adayın temsilcisi tarafından Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından alacağı yazı üzerine doğrudan Merkez Bankası Ankara Şubesi nezdindeki Adalet Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün TR830000100100000350154032 numaralı hesabına yatırılması suretiyle Hazineye intikal ettirilerek, makbuzunun Yüksek Seçim Kuruluna sunulması gerekmektedir.
81- 2023 YILI CUMHURBAŞKANI ADAYI SAYIN SİNAN OĞAN’A YAPILAN BAĞIŞLAR VE HARCAMALARININ DENETİMİNE İLİŞKİN YSK RAPOR SONUÇLARI NASILDIR? +
Sinan OĞAN’nın Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak; Kurulumuzun 19.07.2023 tarihli ve 2023/1335-4 sayılı ara kararına adayın temsilcisi tarafından verilen 25.08.2023 tarihli cevabi yazıda; a) Vatandaşlıktan çıkarılan 12 kişi tarafından 26.400,00 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilerin banka kayıtlarına bakılarak T.C. vatandaşı olup olmadıklarının kendilerince belirlenmesinin mümkün olmadığı, b) Vatandaş olmayan 7 kişi tarafından 1.450,00 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilerce yapılan bağış tutarlarının seçim harcamalarında kullanılmadığı, banka hesaplarında mevcut olduğu, c) T.C. kimlik numarası bulunmayan 129 kişi (Yüksek Seçim Kurulunun 2023/1335-4 sayılı ara kararında 132 kişi olarak bahsi geçse de aday tarafından verilen cevaptan 129 kişi olduğu anlaşılan) tarafından 152.993,62 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, bankalardan alınan yazılar ve belgelerden T.C. kimlik numaralarının tespit edilemediği, 4 kişiye ait eksikliğin ise tamamlandığı, d) T.C. kimlik numarası geçersiz olan 8 kişi tarafından 12.781,91 TL bağışta bulunulduğu, bu kişilere ait banka kayıtlarında görünen T.C. kimlik numaralarının sorgulamasının yapılmasının mümkün olmadığı, e) 17 tüzel kişi tarafından 51.751,51 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, bağışların iradeleri dışında seçim hesaplarına yatırıldığı, f) 2 kişi tarafından yasal bağış sınırı olan 55.598,00 TL’yi aşan 9.402,00 TL bağış ve yardımda bulunulduğu, yasal üst sınırdan iradeleri dışında fazla yatırılan farkın iadesi gerektiği kanaatinde oldukları, g) Bankalarda seçim hesabı olarak açılan hesaplarda harcanmayarak kalan para miktarı ile ilgili olarak Türkiye Halk Bankası hesabında 28.481,98 TL, Türkiye İş Bankası hesabında 32.989,83 TL olmak üzere toplam 61.471,81 TL bulunduğu, şeklinde açıklama getirildiği görülmüştür. Sonuç olarak, Sinan OĞAN’nın Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde aldığı bağış ve yardımlar ile yaptığı harcamalara ilişkin olarak düzenlenen Komisyon raporunun incelenmesinden; (a) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığından çıkarılan 12 kişi tarafından yapılan 26.400,00 TL bağış ve yardımın, (b) bendinde belirtilen, Türk vatandaşlığını taşımayan 7 kişi tarafından yapılan 1.450,00 TL bağış ve yardımın, (e) bendinde belirtilen, 17 tüzel kişi tarafından yapılan 51.751,51 TL bağış ve yardımın, (f) bendinde belirtilen, limiti aşan 9.402,00 TL bağış ve yardımın, Hazineye intikal ettirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Hazineye intikal ettirilmesi gereken toplam meblağın 89.003,51 TL olduğu, harcanmayarak seçim hesaplarında bulunan toplam meblağın ise 61.471,81 TL olduğu, seçim hesaplarında bulunan toplam meblağın Hazineye intikal ettirilmesi gereken toplam meblağı karşılamadığı tespit edilmiş olup, harcanmayarak seçim hesaplarında bulunan 61.471,81 TL ile eksik kalan 27.531,70 TL’nin, adayın temsilcisi tarafından Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından alacağı yazı üzerine doğrudan Merkez Bankası Ankara Şubesi nezdindeki Adalet Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün TR830000100100000350154032 numaralı hesabına yatırılması suretiyle Hazineye intikal ettirilerek makbuzunun Yüksek Seçim Kuruluna sunulması gerekmektedir
82- PARTİ KAPATMAYA İLİŞKİN ANAYASAL HÜKÜMLER NELERDİR? +
Parti Kapatmaya ilişkin Anayasamızdaki hükümler aşağıdaki gibidir. -Anayasa 68/4. Madde -anayasa 69/5-6-10. Maddeleri Anayasamızın 68/4. Maddesinde parti kapatılmasına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. “Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.” Parti kapatmalarına ilişkin diğer anayasal düzenleme Anayasamızın Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar başlıklı 69/5-6 ve 10. Maddelerinde düzenlenmiştir. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. 69/5 .madde hükmü; “Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.” 69/6 .madde hükmü; “Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.” 69/10.madde hükmü; “Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.” Maddeyi unsurlarına ayıracak olursak kapatma davasına konu eylemler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Eylemlerin Anayasa 68/4’te belirtilen yasaklara aykırı olması, Eylemlerin partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca işlenmesi, Eylemlerin parti üyelerince işlenmiş olması, Eylemlerin işlenmesinde kararlılık bulunması, Eylemlerin işlenmesinde yoğunluk bulunması, Eylemlerin parti üyelerince yoğun bir biçimde işlenmesinin o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsenmesi gerekir. Yabancı devletlerden yardım alınması
83- PARTİ KAPATMAYA İLİŞKİN YASAL HÜKÜMLER NELERDİR? +
Siyasi partilerin kapatılmasında görevli mahkemenin Anayasa mahkemesi olarak belirlenmiş olmasından hareketle 6216 sayılı Anayasa mahkemesi Kanununda konuya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. 6216 sayılı kanunun Anayasa Mahkemesinin Çalışma Usulü başlıklı 149/2 maddesi hükmü aynen aşağıdaki gibidir. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. “Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.” Madde metninden görüleceği üzere; siyasi parti kapatma davalarına Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bakar. Siyasi partilerin kapatılması usulüne ilişkin başka bir düzenleme ise 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunun 52. maddesinde yapılmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. Siyasi parti kapatma davaları MADDE 52- (1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava üzerine Mahkeme, bir siyasi partinin Anayasanın 69 uncu maddesinde sayılan hâllerden ötürü kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla karar verebilir. (2) Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, 5271 sayılı Kanunun davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanmak suretiyle dosya üzerinden Genel Kurulca incelenir ve kesin karara bağlanır. (3) Başkanın görevlendirdiği raportör ilk inceleme raporunu hazırlayarak Başkanlığa sunar. Yapılacak ilk inceleme sonrasında iddianamenin kabulüne karar verilmesi hâlinde, iddianame ve ekleri ilgili siyasi partiye gönderilerek usul ve esasa ilişkin savunmaları alınır. Davalı partinin yazılı savunma vermesi hâlinde, bu savunma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin sözlü savunması dinlenir. Hakkında siyasi yasaklılık istenenler iddialarla ilgili savunmalarını yazılı olarak sunabilirler. (4) Genel Kurul, gerekli gördüğü hâllerde sözlü açıklamalarını dinlemek için ilgilileri ve konu hakkında bilgisi olanları çağırabilir. (5) Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilir ve Resmî Gazetede yayımlanır 83- PARTİ KAPATMA DAVALARININ AÇILMASINI KİMLER İSTEYEBİLİR? Konuya ilişkin düzenleme 2820 sayılı kanunun 100.cü maddesinde yapılmıştır. Buna göre parti kapatma davasını talep edecekler aşağıdaki gibidir. a) Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Re’sen, b) Bakanlar Kurulu kararı üzerine Adalet Bakanının istemiyle, c) Bir siyasî partinin istemi üzerine, Olur. Ancak, bir siyasi partinin Cumhuriyet Başsavcılığından dava açılmasını isteyebilmesi için, bu partinin son milletvekili genel seçimlerine katılmış olması, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması, ilk büyük kongresini yapmış olması, partinin merkez karar ve yönetim kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu ile dava açılmasının istenmesi yolunda karar alınmış bulunması ve istemin parti adına parti genel başkanı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak yapılmış olması gerekir. Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanının veya partinin yazılı isteminde yeterli delil bulunduğu kanısına varırsa davayı açar. Yeterli delil bulunmadığı kanısına varırsa dava açmayacağını istemde bulunan Adalet Bakanına veya siyasi parti genel başkanlığına yazı ile bildirir. Adalet Bakanının veya siyasi partinin, cumhuriyet Başsavcılığının bildirimi üzerine, bu bildirimin tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde Siyasi Partilerle İlgili Yasakları İnceleme Kuruluna yazı ile itirazda bulunma hakkı vardır. Kurul, itirazı ivedilikle en geç otuz gün içinde inceler; itirazı haklı görmezse dava açılmaz; haklı görürse, Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkemesine dava açmakla yükümlüdür. Bu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan hükümler milletvekili genel seçimiyle, bu seçimin yenilenmesine veya milletvekili ara seçimlerine dair verilen kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten başlayarak oy verme gününün ertesi gününe kadar geçecek süre içinde uygulanamaz
84- PARTİ KAPATMA KARARININ SONUÇLARI NELERDİR? +
Kapatma kararı sonuçları aşağıdaki gibidir Parti tüzel kişiliği sona erer. Partinin malvarlığı hazineye geçer (Siyasi Partiler Kanunu 107/1). Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar ( T.C. Anayasası 69/9). Kapatılan siyasi parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasi partinin kapatılmasına söz veya eylemleriyle neden olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamazlar. Siyasi partiler bu kişileri hiçbir suretle seçimlerde aday gösteremezler (Siyasi Partiler Kanunu 95). Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz (Siyasi Partiler Kanunu 96/1). Kurulacak siyasi partiler Anayasa Mahkemesince kapatılan siyasi partilerin devamı olduklarını beyan edemez ve böyle bir iddiada bulunamazlar (Siyasi Partiler Kanunu 96/2).
85- PARTİ KAPATMA YERİNE PARTİNİN DEVLET YARDIMINDAN KISMEN VEYA TAMAMEN YOKSUN BIRAKILMASI KARARI NEDİR? +
Partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına ilişkin hükümler T.C. Anayasası 69/7 maddesinde bulunmaktadır. Düzenleme aynen aşağıdaki gibidir. “Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.” Hükmünden yararlanılarak verilen karardır. Devlet yardımından yoksun bırakmaya sadece T.C. Anayasası 68/4’e göre aykırı olunan durumlarda karar verilebilir. Siyasi partilerin yabancılardan yardım alması durumunda devlet yardımından yoksun bırakmaya karar verilemez. Devlet yardımından yoksun bırakma için gereken yeter sayı T.C. Anayasası 149/3’e göre üçte iki oy çokluğudur.
86- PARTİ KAPATMA DAVALARINI KİM AÇABİLİR? +
Parti kapatma davasını herkes açamamaktadır. Anayasamızın 69/4. Maddesine göre parti kapatma davası açmaya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yetkili kılınmıştır. Madde metni aynen aşağıdaki gibidir. “Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır” Madde metninden görüleceği üzere; partilerin kapatılması dava açma yetkisi herkese ait değildir. Yani siyasi partilerin kapatılması dava açma yetkisi sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir.
87- 2820 SAYILI SİYASİ PARTİLER KANUNDA İÇ DENETİME İLİŞKİN HÜKÜMLER VARMIDIR? +
Siyasi partiler de kamu yararına çalışan ve ülkenin yönetimine talip olan kar amaçsız örgüt tiplerinden bir tanesidir. Bu örgütlerde de hiyerarşik bir yapı söz konusudur. Çeşitli birimlerinde-merkez ve diğer teşkilatlarında her kademede yöneticileri bulunmaktadır. Dolayısıyla örgüt içinde yönetsel birimlerin işletme içinde de hesap verebilirliği partinin amaçlarını geçekleştirebilmek açısından çok önemlidir. Diğer örgütlerde olduğu gibi siyasi partilerde, faaliyetlerinin etkililiği verimliliği, finansal bilgilerinin güvenilirliği, yasalara ve iç düzenlemelere uygun çalışması her kademedeki yönetimin sorumluluk alanına girmektedir. Kamuya hizmet sorumluluğu üstlenmiş olan partilerin finansal açıdan hesap verme sorumlulukları en önemli konuyu oluşturmaktadır. Anılan sorumluluk kavramının yanında şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri adına siyasi partilerde iç denetim birimleri kurulmasında ve faaliyetlerin bu iç denetim birimi tarafından proaktif bir yaklaşım ile cari yıl içerisinde yapılmasında son derece büyük faydalar bulunmaktadır. Siyasi partilerde iç denetim ile ilgili olarak 2820 sayılı kanun metninde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte gelir ve giderlerin denetimi ile ilgili 70. madde hükmünde kısmen denetim kavramı görmek mümkündür. 2820 sayılı kanunun giderlerin yapılmasında usul başlıklı 70. maddenin son fıkrası aynen aşağıdaki gibidir. “Parti teşkilatı bağlı bulunduğu üst kademeye, gelir ve giderleri hakkında parti tüzüğünde gösterilen sürede hesap vermekle yükümlüdür. Bu süre altı aydan fazla olamaz.” İç denetim, bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız ve tarafsız bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İç denetim, kurumun risk yönetimi, kontrol ve yönetişim süreçlerinin etkililiğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur. Siyasi partiler de kamu yararına çalışan ve ülkenin yönetimine talip olan kar amaçsız örgüt tiplerinden bir tanesidir. Bu örgütlerde de hiyerarşik bir yapı söz konusudur. Çeşitli birimlerinde-merkez ve diğer teşkilatlarında her kademede yöneticileri bulunmaktadır. Dolayısıyla örgüt içinde yönetsel birimlerin işletme içinde de hesap verebilirliği partinin amaçlarını geçekleştirebilmek açısından çok önemlidir. Diğer örgütlerde olduğu gibi siyasi partilerde, faaliyetlerinin etkililiği verimliliği, finansal bilgilerinin güvenilirliği, yasalara ve iç düzenlemelere uygun çalışması her kademedeki yönetimin sorumluluk alanına girmektedir. Kamuya hizmet sorumluluğu üstlenmiş olan partilerin finansal açıdan hesap verme sorumlulukları en önemli konuyu oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı finansal denetim uygunluk niteliğinde ve geçmişe yönelik bir dış denetimdir. Siyasi partilerde her faaliyet biriminde yapılması gereken iç denetim ile finansal bilgilerin bağımsız denetimi ve bağımsız denetçilerin bu konudaki görüşlerinin finansal bilgiler ile birlikte kamuya açıklanması çok daha önemli bir konudur. Bununla birlikte; Siyasi Partiler Kanunu‘nunda İÇ DENETİM ve İÇ KONTROL ilgili kapsam ve sorumlulukların açıkça belirlendiği herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Kanun‘un 70. Maddesi gereği; parti teşkilatı bir üst kademe gelir ve giderler hakkında hesap vermekle yükümlüdür. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere bir parti teşkilatında en üst düzeyde hesap verilmesi gereken icrai birim Parti Genel Bakanlığı ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu‘dur. Dolayısıyla bir siyasi partide Merkez Karar ve Yönetim Kurulu iç denetimle ilgili her türlü iç düzenlemeyi yapmaya ve yürütmeye yetkilidir. Ancak böyle bir fonksiyonun nitelikli bir iç denetim faaliyetinin kurulması ve genel kabul görmüş ilkelere uygun şekilde yasada açıkça tanımlanması hiç şüphesiz çok daha etkili bir sonuç doğurabilirdi. Bir siyasi partide etkili bir iç denetim fonksiyonunun oluşturulmasından önce, etkili bir iç kontrol sistemi kurmak ve örgütte iç kontrol sorumlulukları tesis etmek gerekir. Kanunda olmasa bile parti tüzüklerinde iç kontrol ve iç denetime yönelik düzenlemeler yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.
88- ADALET VE KALKINMA PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE İÇ DENETİME İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
AK PARTİ’nin tüzüğünde denetim yetkisi ve görevi açık bir Şekilde düzenlenmiş olup MKYK tarafından teftiş ve denetim elemanlarının atanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla bu partide ayrı bir başlık altında düzenlenmiş bir iç denetim fonksiyonu bulunmaktadır. AKPARTİ tüzüğünün ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir. Teftiş ve Denetimin Amacı Madde 139 – Her derecedeki Parti alt kademeleri ile yan ve yardımcı kuruluş organ ve üyelerinin, Parti adına yaptıkları tüm eylem ve işlemlerinin kanun, Parti Tüzüğü ve Yönetmelikleri ile kademe kongreleri ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu kararlarına uygunluğunun tespiti ile teşkilatı daha aktif hale getirmek, alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken çalışmaları yerinde belirlemek amacıyla yapılacak faaliyetlerin bütünü, teftiş ve denetimin konusu ve amacıdır. Denetim Yetkisi ve Görevi Madde 140 – Her kademenin birinci ve en yetkili teftiş ve denetim mercii, ilgili kademenin kongre genel kuruludur. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, yan kuruluşlarıyla birlikte Partinin bütün teşkilatını doğrudan veya görevlendireceği elemanlar aracılığıyla; kademe organları da kendilerine bağlı alt kademe organları ile kademesindeki Parti yan kuruluşlarını, yan kuruluş merkez teşkilatları ise, kendisine bağlı bütün alt kademe kuruluşlarını, Parti tüzüğü ile Partinin amaç ve ilkelerine uygunluk açısından teftiş ve denetimle yetkili ve görevlidirler. Teftiş ve denetimle görevlendirilecek olanlar ile teftiş ve denetimin usul ve esasları, MKYK’ca belirlenir.
89- CUMHURİYET HALK PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE İÇ DENETİME İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
Parti tüzüğünde iç denetim ile ilgili açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte bazı maddelerde denetim için yönetmelik düzenlemesine atıfta bulunulmuştur. CHP‘de Hesap Yönetmeliği‘nde finansal kontrollerle ilgili esasların düzenleneceği öngörülmüş bu yönetmelik kapsamında ise mali işleri denetlemek üzere merkez teşkilatında en az iki iller teşkilatında ise birer denetçi bulunacağı ve bunların partinin gelir ve giderlerini devamlı bir şekilde denetleyeceği öngörülmüştür. Merkez denetçilerinin her parti meclisi toplantısında mali işler raporu vermesi ilçe ve il yönetim kurulları denetçilerinin ise bu kurullara rapor vermesi öngörülmüştür.
90- MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE İÇ DENETİME İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR? +
MHP‘de ise genel başkan her kademede yürütülen parti faaliyetlerinin denetlemek üzere parti müfettişi atamaya yetkili kılınmıştır. Ayrıca başkanlık divanına bağlı genel muhasip ve yardımcısı birinci derecede mali işlerden sorumludur. Ayrıca il teşkilatlarının muhasebe ve mali işlerini denetler. Bu partide müfettişlerin görev yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi görevi MKYK‘ya ait iken müfettişlerin atanması genel başkana bırakılmıştır.
91- GELECEK PARTİSİNDE PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE İÇ DENETİME İLİŞKİN HÜKÜMLER NELERDİR +
Denetim konusunda en detaylı düzenlemeler GELECEK PARTİSİ TÜZÜĞÜNDE yapılmıştır. Anılan düzenlemeler aynen aşağıdaki gibidir. Teftiş ve Denetim Madde 133- Her derecedeki Parti alt kademeleri ile yan ve yardımcı kuruluş organ ve üyelerinin, Parti adına yaptıkları tüm eylem ve işlemlerinin kanun, Parti Tüzüğü ve Yönetmelikleri ile kademe kongreleri ve Parti Yönetim Kurulu kararlarına uygunluğunun tespiti ile teşkilatı daha aktif hale getirmek, alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken çalışmaları yerinde belirlemek amacıyla yapılacak faaliyetlerin bütünü, teftiş ve denetimin konusu ve amacıdır. Denetim Yetkisi ve Görevi Madde 134- Her kademenin birinci ve en yetkili teftiş ve denetim mercii, ilgili kademenin kongre genel kuruludur. Parti Yönetim Kurulu, yan kuruluşlarıyla birlikte Partinin bütün teşkilatını doğrudan veya görevlendireceği elemanlar aracılığıyla he zaman denetleyebilir. Bu denetim; Parti tüzüğü ile Partinin amaç ve ilkelerine uygunluk açısından olabileceği gibi gelir ve giderler ile diğer mali işlemlerin denetimi şeklinde de olabilir. Teftiş ve denetimle görevlendirilecek olanlar ile teftiş ve denetimin usul ve esasları, Parti Yönetim Kurulu tarafından çıkarılacak olan yönetmelik ile belirlenir. Bağımsız Denetim Madde 135- Kamuya hizmet sorumluluğu üstlenmiş olan partimiz; şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden hareketle üyelik aidatları, adaylık başvuru aidatları, devlet yardımları ve bağışlardan oluşan gelirleri ile partinin amaç ve faaliyetleri doğrultusunda yapılan tüm harcamalarını, Kamu Gözetimi Kurumu Resmi Siciline Kayıtlı olan Bağımsız Denetçilere denetletecektir. Bağımsız Denetimden geçmiş olan gelir ve giderlerimiz ve mali tablolarımız şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimiz gereği her yıl düzenli olarak vatandaşlarımıza paylaşılacaktır.
92- PARTİ HESAPLARININ DENETİMİNDE SAYIŞTAY İLK İNCELEME SÜRECİNDE İSTENİLEN BELGELER NELERDİR? +
Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Siyasi partiler belirtilen bu amaçlarına ulaşabilmek, seçimlerde istedikleri sonuca elde edebilmek amacıyla uygun harcamalarını finanse edebilmek için gelir kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokratik bir sistemin en temel özellikleri arasında mali saydamlık ve hesap verilebilirlik olduğu bilinmektedir. Siyasi partilerin mali saydamlıklarının ve mali hesap verilebilirliklerinin en temel argümanı onların mali denetime tabi tutulmasıdır. Türkiye’de anayasal bir tercih olarak siyasi partilerin mali denetim yetkisi ve görevi Anayasa Mahkemesine verilmiştir. Anayasa Mahkemesi ise bu yetkisini ülkemizde hesap mahkemesi olarak bilinen SAYIŞTAY kanalıyla kullanmaktadır. 6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN’un 55’inci maddesi hükümlerine göre siyasi partiler, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti genel merkezi ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini 2820 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde HAZİRAN AYI sonuna kadar Anayasa Mahkemesine gönderirler. Anayasa Mahkemesi ise siyasi partiler tarafından gönderilen bu belgeleri incelenmek üzere Sayıştay Başkanlığına gönderir. Parti mali denetimlerine ilişkin başka bir düzenleme ise Anayasa Mahkemesi iç tüzüğünde yapılmış bulunmaktadır. Keza atıf yapılan SAYIŞTAY mevzuatında da benzer düzenlemeler yapılmıştır. Son olarak 2820 sayılı Siyasal partiler kanununda de denetimlere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler doğrultusunda ilk incelemede istenilen evraklar ve ilk inceleme süreci aynen aşağıdaki gibidir. 1- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Malî Denetimde İlk İnceleme” Başlıklı 51’inci Maddesi: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ’nün “Malî denetimde ilk inceleme” başlıklı 51’inci maddesinde ilk incelemeye ilişkin süreç detaylı olarak belirlenmiştir. Anılan madde hükmü aynen aşağıdaki gibidir. “Sayıştay Başkanlığınca görevlendirilecek denetçiler kendilerine havale edilen kesin hesapları, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 73’üncü ve 74’üncü maddelerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, devir rakamlarının doğru olup olmadığı ve kesin hesap çizelgelerinde sonuca etkili maddi bir hata veya tutarsızlık bulunup bulunmadığı yönünden incelerler. Gerektiğinde, ilgili siyasi partilerin her kademedeki yetkililerinden, bu konular hakkında doğrudan bilgi isteyebilirler. İstenilen bilgilerle dayanağını oluşturan evrak ve belgelerin geciktirilmeksizin verilmesi zorunludur. Görevli denetçiler, siyasi partilerin örgütlendiği bütün illerin kesin hesaplarını gönderip göndermediklerini saptayabilmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tutulan siyasi parti sicil dosyalarından yararlanırlar. Denetçiler, kesin hesapların kendilerine havale edilmesi tarihinden itibaren en geç iki ay içinde düzenleyecekleri raporları Başkanlığa sunarlar; varsa eksiklik, hata veya tutarsızlıkları ortaya koyarak bunların nasıl giderileceğini belirtirler. Eksikliklerin tamamlanması, hata ve tutarsızlıkların düzeltilmesi için ilgili siyasi partiye, Mahkemece, bir ayı geçmeyecek uygun bir süre verilir. 176 Kesin hesaplarda eksiklik, hata ve tutarsızlık bulunmadığının anlaşılması veya bunların usulünce giderilmesi hâlinde işin esasının incelenmesine karar verilir. Bu kararda parti genel merkezi ve il teşkilatlarının gelir gider belgeleri ile bunların kaydedildiği defter kayıtlarını göndermesi için ilgili partiye bir ayı geçmeyecek uygun bir süre verilir. Bu karar ilgili partiye bildirilir.” Hükümleri bulunmaktadır. Bu çerçevede ilk incelemede dikkate alınacak hususlar aşağıda sıralanmış bulunmaktadır. 2-Kesin Hesapta Bulunması Gereken Belgeler 2820 sayılı Kanun’un “Parti bütçeleri ve kesin hesabı” başlıklı 73’üncü maddesinde; “Siyasi partilerin, bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı ayrı ayrı gelir tahminlerini ve gider miktarlarını gösteren bir yıllık bütçe hazırlarlar ve ilgili takvim yılından önceki Ekim ayı sonuna kadar genel merkeze gönderirler. Bu bütçeler ile aynı süre içinde hazırlanacak genel merkez bütçesi en geç ilgili takvim yılından önceki Aralık ayı sonuna kadar parti merkez karar ve yönetim kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Siyasi partilerin hesapları bilanço esasına göre düzenlenir. Parti merkezi ve bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe yılını izleyen Nisan ayı sonuna kadar, bir evvelki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren kesin hesaplarını hazırlarlar.” Aynı Kanun’un 74’üncü maddesinin ikinci fıkrasında da; “Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadırlar. Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz milyon lirayı (yeni hesapla yüz lirayı) aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklenir.” Hükümlerine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ‘nün 51’inci maddesinde, yukarıda belirtilen madde hükmüne benzer bir düzenleme yer almaktadır. Söz konusu maddenin birinci fıkrasında; “Siyasi partiler, 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74’üncü maddesi uyarınca genel başkanları tarafından imzalanmış yazı ve ekinde; a) Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini, b) Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesin hesabın onaylı örneğini, c) Parti genel merkez kesin hesabının onaylı örneğini, ç) Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesin hesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesin hesaplarının icmal listesini, d) Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri, e) Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yılsonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını, Haziran ayı sonuna kadar Mahkemeye sunarlar. Mahkemece söz konusu belgeler incelenmek üzere Sayıştay Başkanlığına gönderilir.” Hükmü yer almaktadır. Bu itibarla siyasi partilerin mali denetiminin yapılabilmesi için, ilgili mevzuat hükümleri gereğince aşağıda yer verilen belgelerin partilerin kesin hesap dosyalarında yer alması gerekmektedir. Söz konusu aşağıdaki belgeler, incelenmek üzere Anayasa Mahkemesi Başkanlığınca Sayıştay Başkanlığına gönderilir. Parti kesin hesabının Anayasa Mahkemesine sunulduğuna dair Genel Başkan imzalı yazı. Bağlı ilçeleri de kapsayan iller örgütlerinin o yıla ilişkin kesin hesapları, Parti genel merkezinin yine o yıla ilişkin kesin hesabı, Parti genel merkezi ile il kesin hesaplarını içeren birleştirilmiş kesin hesap cetveli, Parti tüzüklerinde belirlenmiş yetkili organlarınca alınmış, parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin karar, İlgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten liste, Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yılsonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazıları. 3- Kesin Hesaptaki Eksik Belgelerin Tamamlatılması Siyasi partilerin Anayasa Mahkemesine gönderdiği kesin hesaplarında herhangi bir eksiklik bulunması durumunda söz konusu eksiklikler Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılacak yazışmalarla tamamlatılır. Buna göre siyasi partilerin kesin hesaplarını inceleyen denetçiler, kesin hesap belgelerindeki söz konusu eksiklikleri içeren resmi yazıyı bir üst yazı ile Başkanlığa sunarlar. Başkanlıkça söz konusu resmi yazılar ilgili siyasi partilere tebliğ edilerek kesin hesaba ilişkin eksikliklerin giderilmesi temin edilir. SAYIŞTAY takibi yapılan yazışmalar sonucunda siyasi partilerin kesin hesaplarındaki eksikliklerin bütünüyle giderilememesi halinde, ilgili denetçiler söz konusu eksikliklere Anayasa Mahkemesine gönderilecek ilk inceleme raporlarında yer verirler. Eksiklikler tamamlatıldıktan sonra sırasıyla aşağıdaki incelemeler yapılır. a-Genel Başkan İmzalı Yazının İncelenmesi b-Kesin Hesaba İlişkin Parti Yetkili Kurul Kararının İncelenmesi c-Genel Merkez Kesin Hesabının İncelenmesi d-İl Örgütleri Kesin Hesaplarının İncelenmesi e-Birleştirilmiş Kesin Hesabın İncelenmesi f-Taşınmaz ve Taşınır Mallar ile Menkul Kıymet ve Hak Edinimlerinin İncelenmesi g- Banka ve Kasa Mevcuduna İlişkin Belgelerin İncelenmesi Süreçleri tamamlanır ve ilk inceleme ile ilgili RAPORLAMA sürecine geçilir. Bir sonraki yazımızda yukardaki ilk inceleme süreçleri anlatılmaya çalışılacaktır. Kaynak: Sayıştay Siyasi Partiler Mali Denetim Rehberi
93-SAYIŞTAY İLK İNCELEME SÜRECİNDE BAKILAN KONULAR NELERDİR? +
Siyasi partilerin Anayasa Mahkemesine gönderdiği kesin hesaplarında herhangi bir eksiklik bulunması durumunda söz konusu eksiklikler Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılacak yazışmalarla tamamlatılır. Denetim için istenilen evrakların tamamlanmasından sonra SAYIŞTAY denetçilerince aşağıdaki denetim süreçleri uygulanır. I- İLK İNCELEME SÜRECİ KONTROL EDİLECEK EVRAKLAR 1- Genel Başkan İmzalı Yazının İncelenmesi 2820 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince siyasi partilerin kesin hesap belgelerinin, parti genel başkanı imzalı bir yazı ekinde ve Kanunda öngörülen süre olan Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesi Başkanlığına, bilgi amaçlı olarak da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılacak incelemelerde söz konusu yazının kanunda öngörülen süre içerisinde Mahkemeye verilip verilmediği ve parti genel başkanınca imzalanıp imzalanmadığı hususuna dikkat edilir. 2-Kesin Hesaba İlişkin Parti Yetkili Kurul Kararının İncelenmesi 2820 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre siyasi partilerin yetkili kurulları, ilçe örgütlerini de kapsayan il örgütlerinin kesin hesapları ile genel merkeze ait kesin hesapları karara bağlarlar, birleştirirler ve buna ilişkin kararı Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunarlar. Yapılacak incelemelerde parti kesin hesabına ilişkin gönderilecek belgeler arasında söz konusu kararın olup olmadığı öncelikle araştırılır. Bu karar gönderilmiş ise, kararın içeriğinde hem genel merkezin hem de bağlı ilçeleri de kapsayan il örgütleri kesin hesaplarının birleştirilip karara bağlanıp bağlanmadığı konusuna bakılır. Yapılan incelemede söz konusu kararın içeriğinde sadece genel merkez kesin hesabı veya sadece il örgütleri kesin hesaplarının bulunması durumunda ilgili partiden eksik olan kısmın tamamlatılması istenir. 2820 sayılı Kanun’un “Merkez karar, yönetim ve icra organları” başlıklı 16’ncı maddesi, “Siyasi partilerin merkez karar, yönetim ve icra organları parti tüzüğünde belirtilen isim, şekil ve sayıda kurulur. Büyük kongrece seçilecek merkez organlarının her birinin üye sayısı 15’ten az olamaz.” 73’üncü maddesinin üçüncü fıkrası, “İller teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine ait olan kesin hesaplar, merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanır ve birleştirilir.” 73’üncü maddesinin dördüncü fıkrası, “Siyasi partilerin bütçeleri, bilançoları, gelir ve gider cetvelleri ile kesin hesaplarının nasıl düzenleneceği partilerin iç yönetmeliklerinde gösterilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre kesin hesapların Merkez Karar ve Yönetim Kurullarınca karara bağlanacağı belirtilmesine karşın, Kanunda bu kurulların ne şekilde oluşacağına dair bir düzenleme yapılmamış, söz konusu husus parti tüzüklerine bırakılmıştır. Parti tüzüklerinde söz konusu organların oluşum ve görevleri belirtilmiş olmalıdır. Buna göre, kesin hesabı onaylamak veya reddetmek tüzüğe göre hangi organın yetkisinde ise o organın tüzükte öngörülen şekilde karar alması gerekir. Siyasi partilerin mali denetimi, partilerin yetkili organlarında incelenip karara bağlanmış ve birleştirilmiş kesin hesaplar esas alınarak yapılır. Parti genel merkezi ve il örgütlerinin yapmış olduğu gelir ve gider tutarlarının parti adına yapıldığının kabul edilebilmesi için, söz konusu tutarların kayıt altına alındığı kesin hesapların, usulünce incelenerek yetkili organlarca karara bağlanması gerekmektedir. Dolayısıyla yapılacak incelemelerde bu kararın parti iç tüzüğü ile yönetmeliklerinde belirtilen yetkili kurul tarafından usulüne uygun bir şekilde alınıp alınmadığı araştırılır. Yetkili kurullarca alınan kararlara ilişkin belgeleri göndermeyen veya bu belgeleri parti tüzüğü ile yönetmeliklerine uygun olarak düzenlemeyen siyasi partiler hakkında düzenlenecek ilk inceleme raporlarında, 2820 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesi ile 111’inci maddesinin (b) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması talep edilir. 3-Genel Merkez Kesin Hesabının İncelenmesi Siyasi partilerin kesin hesapları arasında bulunması gereken belgelerden birisi de genel merkez kesin hesabıdır. Genel merkez kesin hesabının incelenmesinde gelir ve gider cetvellerinde yer alan bilgilerde herhangi bir tutarsızlık olup olmadığı, gelir ve gider toplamlarının birbirine eşit olup olmadığı araştırılır. 4-İl Örgütleri Kesin Hesaplarının İncelenmesi Siyasi partilerin kesin hesapları arasında bulunması gereken belgelerden bir diğeri, bağlı ilçeleri de kapsayan il örgütleri kesin hesaplarıdır. Bu belgelerin incelenmesinde öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında tutulan kayıtlarda faal olduğu gözüken il örgütleri kesin hesaplarının siyasi partiler tarafından tam olarak gönderilip gönderilmediği hususu araştırılır. Bağlı ilçeleri de kapsayan il örgütleri kesin hesaplarının incelenmesinde gelir ve gider cetvellerinde yer alan bilgilerde herhangi bir tutarsızlık olup olmadığı, gelir ve gider toplamlarının birbirine eşit olup olmadığı araştırılır. Ayrıca söz konusu incelemede il başkanlıklarına ait kesin hesapların il başkanları ve/veya il saymanları tarafından imzalanıp imzalanmadığına dikkat edilir. 5-Birleştirilmiş Kesin Hesabın İncelenmesi Siyasi partilerin kesin hesap dosyasında göndermek zorunda olduğu belgelerden biri de, parti genel merkezi kesin hesabı ile il örgütleri kesin hesaplarının konsolide edildiği birleştirilmiş kesin hesap cetvelidir. Bu incelemede öncelikle genel merkez ve il örgütleri kesin hesaplarının birleştirilmiş kesin hesap cetveline tam olarak aktarılıp aktarılmadığına bakılır. Daha sonra bu belgedeki gelir ve gider cetvellerinde yer alan bilgilerde herhangi bir tutarsızlık olup olmadığı, gelir ve gider toplamlarının birbirine eşit olup olmadığı araştırılır. 6-Taşınmaz ve Taşınır Mallar ile Menkul Kıymet ve Hak Edinimlerinin İncelenmesi Siyasi partilerin, kesin hesap belgeleri arasına aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve 100 TL’yi aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklemesi gerekmektedir. Siyasi partilerin incelenen döneme ilişkin taşınmaz ve değeri 100 TL’yi aşan taşınır mal, menkul kıymet ile diğer türlü hak alımı yok ise, bu alımların yapılmadığına ilişkin bir belgeyi sunması gerekmektedir 7-Banka ve Kasa Mevcuduna İlişkin Belgelerin İncelenmesi Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre siyasi partilerin, kesin hesap belgelerine parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yılsonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını eklemeleri gerekmektedir. İncelemelerde öncelikle kesin hesaplara söz konusu belgelerin eklenip eklenmediğine bakılır. Daha sonra bu belgelerin mevzuat hükmünde belirtilen yetkili kişilerce imzalanıp imzalanmadığı, ayrıca belgelerde belirtilen tutarların doğruluğu incelenir. II-RAPORLAMA Kesin hesap dosyasında yer alan belgelerin incelenmesinden sonra her siyasi parti için ayrı ayrı ilk inceleme raporu düzenlenir. Belgeleri tam olan ve bu belgelerde herhangi bir tutarsızlık bulunmayan siyasi partiler için düzenlenen ilk inceleme raporlarında ilgili mevzuat hükümleri, siyasi partinin kesin hesap dosyasında bulunan belgeleri, kesin hesabın yasal süresi içerisinde Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunulup sunulmadığı belirtildikten sonra sonuç kısmında partinin kesin hesabının esastan incelenmesine karar verilmesinin uygun olacağı vurgulanır. Yapılan ilk incelemede kesin hesap dosyalarında eksik belge ya da belgeler olduğu anlaşılan siyasi partilerle ilgili olarak ise, yapılan yazışmalara rağmen söz konusu eksikliklerin giderilmemesi durumunda, kesin hesap belgeleri tamamlatılamayan partilere ilişkin ilk inceleme raporlarında eksiklikler ortaya konularak esas incelemeye geçilmesinin ve 2820 sayılı Kanun’un 111’inci maddesinin (b) bendi uyarınca yasal işlem yapılabilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilir. Siyasi partilerin gönderdiği kesin hesap dosyalarında gerek genel merkezlerinin gerekse de il örgütlerinin herhangi bir gelir ve gideri olmadığına ilişkin bir belgenin gönderilmesi durumunda, söz konusu siyasi partilere konu yazılarak, bu yazıda faaliyetlerini devam ettiren bir partinin gelir ve giderinin olmaması durumunun kabul edilemeyeceği belirtilir ve bu itibarla 2820 sayılı Kanun ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde sayılan belgelerin mevcut durumu doğru olarak yansıtacak şekilde düzenlenerek tekrar gönderilmesi istenir. Siyasi partilerden gelir ve giderlerinin olmadığını bildiren bir cevap gelmesi durumunda, düzenlenecek ilk inceleme raporunda konuya yer verilir. Raporda, 2820 sayılı Kanun’un 69’uncu maddesinde yer alan, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliğinin adına elde edileceği hükmü ile aynı Kanun’un 70’inci maddesinde yer alan, bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükmüne aykırı davranıldığı vurgulanır. Raporda ayrıca, söz konusu durumun Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gereken bilgi ve belgelerin ilgili mevzuatına uygun olarak sunulmaması, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider oluşturulması, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğu belirtilir. Bu durumda raporun sonuç kısmında, söz konusu siyasi partilerin sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111’inci maddesinin (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılabilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilir. Düzenlenen ilk inceleme raporları denetçi ve Grup Başkanı tarafından imzalanarak iki üst yazı ile Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmek üzere Başkanlığa sunulur. Sayıştay Başkanlığınca Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilen ilk inceleme raporları Mahkeme tarafından karara bağlanır ve buna ilişkin karar Mahkeme tarafından ilgili siyasi partilere tebliğ edilir. Ayrıca kararın bir nüshası da Sayıştaya gönderilir. Kaynak : Sayıştay Siyasi Partiler Mali Denetim Rehberi
94- SAYIŞTAY ESAS İNCELEME RAPORUNDA NEDİR? +
Sayıştay tarafından gönderilen ilk inceleme raporları Anayasa Mahkemesince karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, ilk incelemeye ilişkin kararlarında esas incelemenin yapılabilmesi amacıyla partilerin gelir gider belgeleri ve defter kayıtlarının Sayıştaya sunulması için belirli bir süre tayin eder. Partiler bu süre içerisinde gelir gider belgeleri ve defter kayıtlarını Sayıştaya sunarlar. I-KONUYA İLİŞKİN MEVZUAT Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Malî Denetimde Esasın İncelenmesi” başlıklı 52’nci maddesinde aşağıdaki hükümler bulunmaktadır. (1) Parti tarafından gelir gider belgeleri ve defter kayıtları esas incelemenin yapılması için Sayıştay Başkanlığına gönderilir. Partilerin genel merkezleri ile il teşkilatlarının gelir gider belgeleri ve defter kayıtları incelenir. Yapılacak denetimin esas ve usulleri ile il teşkilatlarının hangilerinin inceleneceği hususu, Mahkeme tarafından aksi kararlaştırılmadıkça Sayıştay Başkanlığınca belirlenir. (2) İşin esasına ilişkin inceleme, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve kanuna uygun olup olmadığı yönlerinden yapılır. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Kanuna uygunluk incelemesi, gelirlerin ve giderlerin Siyasi Partiler Kanunu’na uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmeye yöneliktir. (3) Görevli denetçiler, partilerin genel merkezleri ile incelenmesi öngörülen il teşkilatlarının parti defterleri, gelir ve gider kayıtları ile bunlara ilişkin belgeleri inceleyerek kesin hesaplarla karşılaştırırlar. Gerektiğinde, ilgili siyasi partilerin her kademedeki yetkililerinden, bu konular hakkında doğrudan bilgi isteyebilirler. İstenilen bilgilerle bunların dayanağını oluşturan evrak ve belgelerin geciktirilmeksizin verilmesi zorunludur. (4) Denetçilerce, incelemeler esnasında tespit edilen konu ve bulguları içeren inceleme raporları ilgili siyasi partiye gönderilerek, raporun kapsamı gözetilmek suretiyle en geç iki ay içinde bu konular hakkındaki görüşlerini bildirmesi istenir. (5) Denetçiler, ilgili siyasi partinin görüşleri ile kendi düşüncelerini içeren esas raporlarını Mahkemeye sunarlar. Rapora alınan konularla ilgili belgelerin bir örneği ile partiye gönderilen inceleme raporu ve partinin cevabı rapor ekine konulur. Raporda gelir gider belgeleri ve defter kayıtları incelenen il teşkilatları belirtilir. Buna göre, siyasi partilerin gelir ve gider belgeleri ile defter kayıtları, esas incelemenin yapılması için doğrudan Sayıştay Başkanlığına gönderilir. Siyasi partilerin genel merkezleri ile il teşkilatlarının gelir gider belgeleri ve defter kayıtlarının inceleme ve denetiminin usul ve esasları ile il teşkilatlarının hangilerinin inceleneceği hususu, Anayasa Mahkemesi tarafından aksi kararlaştırılmadıkça Sayıştay Başkanlığınca belirlenir. Bu yönüyle, hangi il örgütlerinin merkezde veya yerinde denetim kapsamına alınacağına, denetimlerin işin kapasitesine göre tek kişi veya ekip halinde yürütüleceğine ilgili Grup Başkanının teklifi üzerine mevcut işgücü ve iş programı dikkate alınarak Sayıştay Başkanlığınca karar verilir. Sayıştay Başkanlığınca görevlendirilen denetçiler, partilerin genel merkezleri ile incelenmesi öngörülen il teşkilatlarının parti defterleri, gelir ve gider kayıtları ile bunlara ilişkin belgeleri inceleyerek kesin hesaplarla karşılaştırırlar. Gerektiğinde, ilgili siyasi partilerin her kademedeki yetkililerinden sözlü ve yazılı olarak doğrudan bilgi isteyebilirler. Siyasi partilerin bütçeleri, bilançoları, gelir ve gider cetvelleri ile kesin hesaplarının nasıl düzenleneceği partilerin iç yönetmeliklerinde gösterilir. Siyasi partilerin hesaplarının 2820 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesine göre bilanço esasına göre düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca aynı Kanun’un 60’ıncı maddesine göre, siyasi partiler tarafından yapılan bütün gelir ve gider işlemleri, bağlı bulunulan seçim kurulu başkanı tarafından sayfaları mühürlenip tasdik edilen ilgili defterlere düzenli bir şekilde kaydedilir. Esasa ilişkin incelemeler, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve kanuna uygun olup olmadığı yönlerinden yapılır. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgelerde yer alan tutar ve bilgilerin doğruluğu ve kesin hesaplara aynı şekilde aktarılıp aktarılmadığı yönüyle yapılan incelemeleri kapsar. Kanuna uygunluk incelemesi, gelirlerin ve giderlerin Siyasi Partiler Kanunu’na ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmeye yöneliktir. II-İNCELEMELERDE BAKILACAK HUSUSLAR SAYIŞTAY Esas İnceleme sürecinde aşağıdaki hususları inceler. 1-Gelir Kaynaklarının İncelenmesi 2820 sayılı Kanun’un 61.maddesinde gelir kaynakları tek tek sayılmıştır. Esas incelemede gelir kaynaklarının kanunun 61.ci maddesine uygunluğu araştırılmaktadır. Anılan maddede sayılan gelir unsurları aşağıdaki gibidir. a) Parti üyelerinden alınacak giriş aidatı ile üyelik aidatı, b) Partili milletvekillerinden alınacak milletvekilliği aidatı, c) Milletvekili, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclis üyeliği aday adaylarından alınacak özel aidat, (Bu aidatlar 64 üncü maddedeki esaslar dahilinde siyasi partilerin yetkili merkez karar organlarınca tespit ve tahsil olunur.) d) Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından sağlanacak gelirler, e) Parti yayınlarının satış bedelleri, f) Üye kimlik kartlarının ve parti defter, makbuz ve kağıtlarının sağlanması karşılığında alınacak paralar, g) Partice tertiplenen balo, eğlence ve konser faaliyetlerinden sağlanacak gelirler, h) Parti mal varlığından elde edilecek gelirler, i) Bağışlar j ) Devletçe yapılan yardımlar (h) bendinde yazılı parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir surette vergi, resim ve harç alınmaz. 2-Giderlerin Yapılmasında Usul ve Giderlerin İncelenmesi Giderlerin yapılmasına ilişkin düzenlemeler 2820 sayılı Kanun’un “Giderlerin yapılmasında usul” başlıklı 70’inci maddesinde yer almaktadır. Buna göre; Söz konusu maddeye göre; “Siyasi partilerin giderleri amaçlarına aykırı olamaz. Bir siyasi partinin bütün giderleri, o siyasi parti tüzelkişiliği adına yapılır. Beş milyon lirayı aşmayan (her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır) harcamaların makbuz veya fatura gibi bir belge ile tevsik edilmesi zorunlu değildir. Ancak, bütün harcamaların yetkili organ veya merciin kararına dayanması şarttır. Şu kadar ki, yetkili organca onaylanan bütçede öngörülmüş bulunmak kaydıyla beşmilyon lirayı aşmayan harcamalar ile genel tarifeye bağlı giderler için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur. Giderlere ait belgeleri saklama süresi, özel kanunlarda gösterilen daha uzun süreye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kesin hesabın Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. Parti teşkilatı bağlı bulunduğu üst kademeye, gelir ve giderleri hakkında parti tüzüğünde gösterilen sürede hesap vermekle yükümlüdür. Bu süre altı aydan fazla olamaz.” 2820 sayılı Kanun’un “Mali sorumluluk” başlıklı 71’inci maddesinde ise, “Siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzelkişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur.” Düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca 2820 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesine, siyasi partilerin giderlerinin yapılmasına ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun’un 180’inci maddesi ile aşağıda yer alan hususlar eklenmiştir. “Ancak yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde yapılamaz. Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. Şekle ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini gerektirmez. Siyasi partiler amaçlarına ulaşmak için gerekli gördükleri siyasi faaliyetleri kapsamında her türlü harcama yapabilirler. Siyasi partiler mal ve hizmet alımı ile yapım işlerini, açık ihale, kapalı zarf usulü ve yazılı veya sözlü olmak üzere doğrudan veya pazarlık usullerinden herhangi biri ile yapabilir. Siyasi partiler harcamalarını fatura, fatura yerine geçen belgeler ile bu belgelerin temin edilmesinin mümkün olmadığı hallerde harcamanın doğruluğunu gösterecek muhtevaya sahip olmak şartıyla diğer belgelerle tevsik ederler. Ancak kaybolma, yırtılma ve yanma gibi mücbir sebeplerle aslının temin edilemediği hallerde, fatura ve fatura yerine geçen belgeler yerine bu belgeleri düzenleyenlerden alınacak tasdikli örnekleri kullanılabilir. Siyasi partiler ücret mukabili geçici veya sürekli olarak çalıştırdıkları kişilere ödedikleri ayni ve nakdi sağlık ve sosyal yardım giderleri ile amaçlarına ulaşmak için görevlendirdikleri kişiler tarafından yapılan yurt içi ve yurt dışı seyahatlere ilişkin konaklama, yol masrafları ve diğer zorunlu harcamaları gider olarak kayıt edebilirler. Siyasi partiler, mal ve hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan mahkeme kararları ile ödedikleri miktarı ve masraflarını gider olarak kaydedebilirler.” Siyasi partilerin giderlerine ilişkin denetimlerde yukarıda belirtilen hususların dikkate alınmaktadır. III- SİYASİ PARTİLERDEN MEVZUATA AYKIRILIĞI TESPİT EDİLEN İŞLEMLERİ HAKKINDA BİLGİ VE BELGE İSTENMESİ 2820 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ve ilgili diğer mevzuat hükümlerinin ilgili maddelerine göre esasa ilişkin belgeler üzerinde yapılan doğruluk ve kanuna uygunluk incelemelerinde mevzuata aykırı hususlar tespit edilirse, denetçilerce, tespit edilen konu ve bulguları içeren yazı ilgili siyasi partiye gönderilerek yazının kapsamı gözetilmek suretiyle en geç iki ay içinde bu konular hakkındaki görüşlerini bildirmesi istenir. IV- SAYIŞTAY ESAS RAPORU Sayıştay Siyasi Partilerin Denetim Rehberinde Raporlama Süreci aşağıdaki gibi anlatılmaktadır. İncelemeler sırasında mevzuata aykırı olduğu düşünülen hususları içeren bir yazı ilgili partiye gönderilmek üzere Başkanlığa sunulur. Başkanlık bir üst yazı ile ilgili partiye bildirir. Partinin söz konusu hususlara ilişkin görüşlerini Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü’nün 52’nci maddesine göre en geç iki ay içinde Sayıştay Başkanlığına göndermesi istenir. Partiler, öngörülen süre içerisinde bu yazılara cevap verirler. Bunun üzerine denetçiler, partiye gönderilen yazıda belirtilen bütün hususlara ilişkin olarak, ilgili siyasi partilerin görüşleri ile kendi düşüncelerini içeren esas inceleme raporlarını Anayasa Mahkemesine gönderilmek üzere bir üst yazı ile Başkanlığa sunarlar. Rapora alınan konularla ilgili belgelerin bir örneği ile siyasi partilere gönderilen yazı ve partilerin cevabı raporların ekine konulur. Raporlarda gelir gider belgeleri ve defter kayıtları incelenen il teşkilatları da ayrıca belirtilir. Siyasi partilerin kesin hesap belgeleri ve esas incelemeye ilişkin evraklarını bir arada gönderdiği durumlarda ilk ve esas inceleme raporları tek bir raporda birleştirilebilir. Söz konusu raporlar yine Anayasa Mahkemesine gönderilmek üzere Grup Başkanı imzalı bir üst yazı ile Başkanlığa sunulur. Verilen süre içerisinde istenilen bilgi ve belgelere cevap vermeyen siyasi partilerin yetkilileri hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111’inci maddesinin (c) fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulması talebi, esas inceleme raporunda belirtilir. Esas incelemeye ilişkin belgelerini Anayasa Mahkemesinin ilk incelemeye ilişkin kararının tebliğ edilmesine rağmen göndermeyen siyasi partilerle ilgili olarak düzenlenecek esas inceleme raporlarında, kesin hesapta gösterilen ve belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen genel merkeze ve/veya il örgütlerine ait gider ve gelir toplamı karşılığı parti malvarlığının, 2820 sayılı Kanun’un 75 ve 76’ncı maddeleri gereğince Hazineye gelir kaydedilmesi talep edilir. Ayrıca, aynı konuda Mahkemeye istenen bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider oluşturulması, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan bahisle, 2820 sayılı Kanun’un 111’inci maddesinin (c) fıkrasına istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını temin için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilir. Tüm bu işlemlerin ardından hazırlanan esas inceleme raporları Anayasa Mahkemesine gönderilmek üzere Başkanlığa sunulur ve Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanır. Anayasa Mahkemesince karara bağlanan siyasi partilerin mali denetim raporları Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 52’nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince parti hesaplarına ilişkin gelir ve gider belgeleri ile defter kayıtları Sayıştay Başkanlığınca ilgili partiye iade edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler. VII-SONUÇ Yukarıda yer alan mevzuat ve açıklamalardan hareketle partilerin VERGİ/SGK vb ödenmeyen kamu borçları öncelikle parti tüzel kişiliğinden 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilecektir. Bunun mümkün olmaması halinde; 6183 sayılı kanunun mükerrer 35.ci maddesi uyarınca parti tüzüklerinde bu tür ödemeler ile ilgili olarak görevlendirilmiş olan mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı kanuni temsilci sıfatıyla bu kamusal borçlardan sorumlu olacaktır. Keza 2820 sayılı kanunun Mali Sorumluluk başlıklı 71. Maddesi hükmünden hareketle parti tüzüklerinde mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısının yanında birlikte imza atacak olan kişiler veya genellikle genel başkanlarda ödenmeyen vergilerden dolayı kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olacaklardır. Kaynak: Sayıştay Siyasi Partiler Mali Denetim Rehberi
95- SİYASETİN FİNANSMANI NASIL SAĞLANMALIDIR? +
Siyasi Partiler Kanunu’nun 3. maddesinde; “Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır”. Şeklinde tanımlanmaktadır. Nihai amaçları siyasal iktidarı elde etmek olan siyasi partiler, bu amaçlarına ulaşabilmek için, örgütlenmek ve seçim kampanyaları düzenlemek zorundadır. Partiler bu zorunlulukları karşılayacak harcamaları finanse edebilmek için bağışlar, üye aidatları ve devletçe yapılacak yardımlar gibi gelir kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Seçimde, serbest ve etki altına alınmamış seçmen iradesine geçerlilik tanınabilmesinin ön koşullarından biri de “seçimin finansmanıdır”. Artık günümüzde bir seçimin demokratik ve adil seçim olup olmadığının tespitindeki kriterlerden birisi de finansmanının meşru ve saydam olup olmadığı ile ölçülmektedir. Siyasi partilerin varlığı kadar finansmanı sistemin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir. Özellikle seçimlerin adil ve eşit rekabet koşullarında yürütülmesi ve siyasete olan güvenin artırılması da doğrudan finansman sorunu ile ilgilidir. Günümüzde siyasi partiler olmaksızın bir demokrasinin düşünülememesi; serbestçe örgütlenen ve iktidar için eşit ve adil şartlarda rekabet edebilen siyasi partilerin varlığını gerekli kılar. Siyasi partiler arasında eşit rekabet ortamının sağlanabilmesinde en önemli konulardan birisi de, siyasi partilerin finansmanıdır. Siyasetin Finansmanı, gerek seçim döneminde gerekse iki seçim arasındaki dönemde, elde edilmesi gereken gelirin sağlanacağı kaynakları gösteren, bu kaynakların sağlanmasında izlenecek yol ve yöntemi ortaya koyan, sağlanan kaynağın harcama yerlerini ve usulünü belirleyen, hukukun belirlemiş olduğu çerçevede gerekli denetimi içeren sürecin adıdır. Siyasetin finansmanı siyasi iktidara sahip olmak isteyen siyasi parti ile adayların, seçimlerde veya partilerin olağan döneminde elde ettiği gelirlerin ve yapmış olduğu harcamaların tamamına verilen isimdir. Parti organizasyonları çok büyük olduğundan dolayı sürekli olarak desteklenmeleri gerekmektedir. Yani sadece seçim kampanyalarında para toplama yerine, parti organizasyonlarının devamı içinde para toplama ihtiyacı doğmaktadır. Bu nedenle siyasetin finansmanı sadece seçim döneminde ki harcamaları değil, ayrıca siyasi partilerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için normal zamanda yapılan harcamaları da kapsamaktadır. Siyasi partilerin finansmanının düzenlenmesi, partilere bağışta bulunan kişilerin partiler üzerinde ki nüfuslarını kötüye kullanmalarını engelleyen ve siyasi partilerin bağımsız olmasını sağlayan bir garantidir. Eşit fırsat prensibi gereğince rekabet içinde olan bütün partilere fırsat sağlanmalı ve siyasetin finansmanı şeffaf olmalıdır. Dünyadaki bütün partiler, yerel ve genel seçim kampanyalarının yürütülmesi, parti etkinlikleri için gayrimenkul satın alınması veya kiralanması, parti çalışmalarında görevlendirilecek iş gücü istihdamının yapılması ile parti politikalarının topluma duyurulması ile geliştirilmesi amacıyla yapılan yayınlar ve araştırma giderlerini karşılamak üzere devletten ve gerçek kişilerden farklı şekillerde finansman yardımı almaktadırlar Seçim propagandaları için gerekli olan bu finansman kaynaklarını sağlayamayan partiler ve adaylar ise çoğu zaman seçimlerde başarılı olamamaktadırlar. Siyaset yapma biçiminin tarihsel süreç içerisinde geçirmiş olduğu dönüşüm, partilerin toplumsal yaşamdaki rolleri üzerinde büyük değişiklikler meydana getirmiştir. Günümüz siyasetinin ve parti modellerinin kendine özgü dinamikleri partilerin seçim kampanyalarını ve dolayısıyla da bu kampanyaların finansmanlarını çok yakından etkilemektedir. Örgütlenme modellerinde meydana gelen değişmeler seçim kampanyalarını giderek profesyonelleşen, dışarıdan uzman desteği alınan, ideolojik söylemler yerine daha esnek söylemlere iten, reklâmların ve kitle iletişiminin ön planda olduğu bir yapıya büründürmüştür. Bu bakımdan partiler artan bir rekabet ortamı içerisinde kalmaktadır. Neredeyse siyasi birer şov haline gelen seçim kampanyalarının maliyetler açısından ortaya çıkardığı durum da göz önüne bulunduğunda seçim kampanyalarında finansman konusu önemli bir yer işgal etmektedir. Ekonomik güç partilerin siyasal başarıları için en önemli unsurların başında gelmektedir. Örgütlenme biçimi, parti üyeliği ve ekonomik güç partilerin seçim yarışında ihtiyaç duydukları araçlardır. Bir parti ancak örgütlenebilirse programındaki hedeflere ulaşabilir. Örgütlenebilmesi için zorunlu bazı harcamaları yapmak durumundadır. Örneğin, partinin örgüt kurabilmesi için bir binaya ve burada çalışacak insanlara ihtiyacı vardır. Programını hedef kitleye duyurabilmek için iletişim ve propaganda yapmak zorundadır. Propaganda yapacağı bir miting alanına, seçmenle iletişime geçebilmek için siyasi reklama ihtiyaç duyarlar. Ancak tüm bu ihtiyaçların tüm bu ihtiyaçların karşılanması için büyük miktarlarda ekonomik kaynak gereklidir. Siyasi partilerin harcamalarını 3 ana grupta toplamak mümkündür. Bunlar; 1-Teşkilatların Olağan Giderleri: Siyasi partilerin teşkilat giderleri; kira bedelleri, teşkilatta çalışan personele ödenen maaş, yolluklar, kırtasiye giderleri vb. gibi giderler gibi temel giderlerin yanında, yeni bina almak, kiralamak ya da yaptırmak ve işe yeni alınan personelle ilgili yapılan giderler gibi mevcut teşkilatı geliştirmek ve yaygınlaştırmak için yapılan giderleri kapsamaktadır. 2-Seçim Dönemlerinde Propaganda Giderleri: Siyasi partilerin, özellikle seçim dönemlerinde, seçmen kitlesini etkileyebilmek ve onların oylarını alabilmek için yapmış oldukları her türlü faaliyetleri sonucu ortaya çıkan giderler propaganda giderlerini oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle propaganda giderleri; partiyi ve adayı tanıtıcı nitelikteki giderler olup bayrak, flama, rozet, broşür, el ilanları, kitapçıklar, özel radyo ve televizyonlardaki konuşmalar, gazete ilanları, geziler ve tanıtım toplantıları gibi toplantılar nedeniyle ortaya çıkan harcamalardan oluşmaktadır. 3-Siyasi Eğitim Giderleri Siyasi eğitim çalışmalarına; danışmanlık toplantıları, konferanslar, seminer ve paneller örnek olarak verebilir. Bu tür faaliyetlerin amacı, parti politikası ve ideolojisine uygun yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bu tür faaliyetler belirli bir programa bağlanabileceği gibi, herhangi bir takvime bağlı kalmadan da yapılabilir. Propaganda giderleri yalnızca seçim dönemlerine ilişkin olmasına karşın, siyasi eğitim giderleri (eğitim, kültür ve kırtasiye giderleri) partilerin sürekli giderleri içerisinde yer alır. Sonuç olarak Siyasi Partilerin seçimler yoluyla iktidara gelebilmesi yazılı, görsel, sanal yollarlar her türlü propagandaya ve bunun için harcama yapmak zorundadırlar. Bu harcamaların finansmanı için kullanılacak olan gelirler ise; 2820 sayılı Siyasi partiler kanunu 61. Maddesinde partilerin gelirleri tek tek sayılmış durumdadır. Anılan maddeden de görüleceği üzere; Siyasetin Finansmanı için temel olarak 3 kaynak bulunmaktadır. 1-İç finansman, 2-Devlet yardımı. 3-Parti dışındaki özel kişiler, şirketler ve çıkar gruplarının yaptığı bağışlar; Partilerin iç finansmanında temel gelir unsuru ÜYE AİDATLARI olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte ülkemizde TBMM de grubu olan partilerin gelirleri içerisinde üye aidatları bazılarında yok bazılarında ise toplam gelirleri içerisindeki paylarının çok önemsiz seviyelerde kaldığı görülmektedir. İç finansman açısından en önemli gelir kaynağı seçim dönemlerinde aday adaylarından alınan bağışlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunları seçilen Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Belediye ve İl Genel Meclis üyelerinden alınan aidatlar takip etmektedir. Siyasi partilerin en önemli gelir kaynaklarından birisi devlet yardımlarıdır. Ülkemizde de partilerin en önemli gelir kaynakları arasında DEVLET YARDIMLARI gelmektedir. Bununla birlikte Devlet Yardımları yeni kurulan siyasi partilere verilmediği gibi seçimler sonucu %3 ün altında oy alan partilere de verilmemektedir. Yukardaki iki gelir unsurunun dışında partiler için en önemli gelir kaynağı kişilerden, şirketlerden alınan BAĞIŞLAR olarak karşımıza çıkmaktadır. Partilerin finansman ihtiyacının hazine yardımı ve aidatlar dışında bağışlar yoluyla karşılanma şekli; demokrasinin şeffaflığının yanında, partilerin finans sağlayıcılar ile olan ilişkileri anlamında bazı sakıncaları da beraberinde getirmektedir. Gelişmiş ülkeler parti dışındaki kişiler tarafından yapılan bağışların demokrasiye olan olası olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla bazı tedbirler almışlardır. Bu tedbirler aşağıdaki gibidir. 1-Bağışlara Sınırlama Getirilmesi ABD, Kanada, Yeni Zelanda gibi ülkelerde bağışlara bir sınırlama getirilerek paranın siyaseti yozlaştırmasına engel olunmak istenmiştir. Birçok ülkede siyasete yapılan bağışlar bir katılım kanalı 7 olarak yorumlanmaktadır. Dolayısıyla sınırlamanın bu katılıma engel olmayacak bir biçimde yapılması gerekir. Amaç çok büyük meblağlarda kaynakların siyasete girmesini önlemektir. Ülkemizde de benzer düzenleme yapılmış olup partilere yapılacak olan bağışlar için üst sınır tespit edilmiştir. Ülkemizde siyasi partilere yapılacak bağışlar için 2820 sayılı kanunun 66/2. Maddesiyle üst limit getirilmiştir. Bu limit 2025 yılı için kişi başı 221.591,95 TL olarak belirlenmiştir. Bu limit her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Öte yandan 2820 sayılı Kanunun 66. maddesinde; “Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden herhangi bir suretle ayni veya nakdi yardım ve bağış alamaz” hükmü bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulunca alınan karar gereği adaylar sadece nakdî yardım alabilecek olup, ayni yardım kabul etmemektedirler. 2- Parti Ve Adayların Harcamalarına Kota Getirilmesi Bazı ülkelerde ise seçim rekabetinin adil olması için sınırlama getirilmiştir. Aksi takdirde yeni kurulan partilerin ve mali olanaklardan yoksun partilerin diğerleri ile yarışması olanaksız olacaktır. Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri için toplanan bağışlar ile ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulunca alınan karar gereği seçim döneminde harcanmayan bağışlar hazineye gelir kaydedilmektedir. Bunun dışında ülkemizde Siyasi partilerin seçim dönemindeki harcamalarına ilişkin herhangi bir sınırlama veya tavan bulunmamaktadır. Bu açıklama ve tespitlerden görüleceği üzere; Siyasetin ihtiyaç duyduğu finansal kaynakları elde ederken başvurduğu yöntem son derece önemlidir. Yasadışı veya ahlakdışı bir şekilde kaynak bulma yoluna gidilmesi sağlıklı işleyen bir demokrasi için sorun oluşturabilmektedir. Siyasette yolsuzluk ve yozlaşmanın yaşanmaması ve etik kurallara uygun şeffaf bir ortamın oluşması için kamu ve özel sektör aktörlerinin Siyasetin Finansmanını etik ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda düzenlemek için birlikte çalışması gerekmektedir. Siyasetin finansmanına ilişkin etik ilkeler Serhan Kamil KOCAMAN tarafından yazılan “Türkiye’de Siyasetin Finansmanı: ABD İle Karşılaştırmalı Bir Analiz” isimli yüksek lisans tezinde aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. 1- Yardım ve bağışların kurallara bağlanması ve sınırlamaya tabi olması, 2- Siyasetin finansmanı konusunda tüm yardım ve bağışların şeffaf bir şekilde kamuya açıklanması, 3- Adayların kendileri ve belirli bir dereceye kadar yakınları için mal bildiriminde bulunması ve malvarlığını kamuoyuna duyurması, 4- Kamu kaynaklarının siyasi faaliyetlerin finansmanında kullanılmaması, 5- Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin etkin bir şekilde denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması, 6- Siyasi makamlarda görev alanların görevlerinin sona ermesinden sonra da belirli bir süre boyunca aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerde çalışmaması, 7- Siyasi faaliyetlere ilişkin yayınlara yönelik medya etik ilkeleri oluşturulması, 8- Siyasi faaliyetlerde ve propaganda amacıyla medyanın kullanımında eşitlik veya orantılılık ilkelerinin uygulanması, 9- Siyasetin finansmanı konusunda sivil toplum kuruluşlarının etkin bir denetim yapabilmesi için uygun koşullar oluşturulması ve araçlar geliştirilmesi. Sonuç olarak; Siyasetin ihtiyaç duyduğu finansal kaynakları elde ederken başvurduğu yöntem son derece önemlidir. Yasadışı veya ahlakdışı bir şekilde kaynak bulma yoluna gidilmesi sağlıklı işleyen bir demokrasi için başka sorunları beraberinde getirmektedir. Kaynak Türkiye’de Siyasetin Finansmanı (Doktora Tezi)/ Tuncer Özyavuz Siyasi Partiler Hukuku Açısından Siyasi Partilerin Finansmanı/ Abdulkadir Saka Yeni Sağ Siyasal Anlayış Ve Siyasetin Finansmanı: ABD Ve Türkiye Üzerine Bir Analiz/ Mehmet Şirin Çetin Türkiye’de Siyasetin Finansmanının Hukuki Çerçevesi/ Murat Has Siyasetin Finansmanı Ve Siyasi Partilerde Finansal Raporlama/Pınar Okan Siyasi Partilerde Seçim Kampanyalarının Finansmanı: Kırklareli Örneği/ Osman Kocaaga Türkiye’deki Siyasi Partilere Hazine Yardımı /İpek YÜKSEL Uğraş Türkiye’de Siyasetin Finansmanı: ABD İle Karşılaştırmalı Bir Analiz/ Serhan Kamil KOCAMAN
96- SİYASİ ETİK NEDİR? +
SİYASİ ETİK gelişmiş demokrasilerin olmazsa olmazları arasında sayılan çok önemli bir kavramdır. Birçok ülkede siyasetçilerin ETİK davranış kurallarını belirlemek amacıyla yapılan yasal düzenlemeler aynı zamanda SİYASETİN FİNANSMANI VE ŞEFFAFLIK kavramlarına ilişkin düzenlemeleri de içermektedir. Siyasetçi için başarı her seçim döneminde siyasal çoğunluğu elde etme ve iktidarını devamlı kılmak olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun temini amacıyla siyasal iktidarlar zaman içerisinde kendisine oy verenleri ve olası yeni seçmenleri memnun edecek bir takım iş ve işlemler yapmaktadırlar. Öncelikle KAYIRMACILIK şeklinde başlayan bu eylemler zaman içerisinde siyasal yozlaşmanın aşağıda yer verilecek olan tüm türlerine kadar ulaşabilmektedir. Bazı zamanlarda ise seçim sonuçlarında Hükümet kuracak yasal çoğunluğa erişilmediği ve koalisyonlarında mümkün olmadığı durumlarda ülkemizde GÜNEŞ MOTEL olayı diye bilinen olayda olduğu gibi Milletvekili Transferleri ile siyasal iktidarların devamlılığının temin edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Siyasal karar alma mekanizmasında rol alan aktörlerin (seçmenler, politikacılar, bürokratlar,çıkar ve baskı grupları) “özel çıkar” sağlama gayesiyle toplumda mevcut hukuki, dini, ahlaki ve kültürel normları ihlal edici davranış ve eylemlerde bulunmalarına Siyasal Yozlaşma ya da Politik Yozlaşma adı verilir. TÜRKİYE gibi ülkelerde SİYASİ ETİK denildiğinde akla gelen ve herkesin şikâyet etmiş olduğu SİYASAL YOZLAŞMA ÖRNEKLERİ aşağıdaki gibidir. 1- Partizanlık 2- Adam kayırma 3- Torpil 4- İltimas 5- Hizmet Kayırmacılığı 6- Rant Kollama 7- İçerden Bilgi Sızdırma 8- Yolsuzluk 9- Rüşvet 10- Zimmet 11- Oy satınalma 12-Patronaj 13- Neopotizm (akraba kayırma) 14- Eş – Dost Kayırmacılık (Kronizm) 15-Sınavsız Memuriyet İçin İSTİSNAİ KADROLARAIN Kullanılması 16- Gönül Yapma 17-Olmayacak Vaadeler de Bulunma 18- Büyük Şehirlerde İMAR RANTLARI 19- Gereksiz ve faydasız yatırımlar 20- Milletvekili, Belediye Başkanı, Encümen gibi seçilmiş kişilerin sonradan parti değiştirmeleri, Parlamento da siyasal çoğunluğun tek başına elde edilemediği ve koalisyonların da oluşamadığı durumlarda maddi veya manevi bir takım vaatler yoluyla Milletvekili transferleri olabilmektedir. Ülkemizde bunun en önemli örneği 11 Milletvekili ile yaşanan GÜNEŞ MOTEL görüşmeleri sonucu bu milletvekillerinin BAKANLIK makamı karşılığı transfer olmaları olarak karşımıza çıkmaktadır. ECEVİT tarafından Adalet partisinden istifa eden 11 Milletvekili ile GÜNEŞ MOTELDE yapılan pazarlıklar sonucu bunlardan 10 kişiye Bakanlık Verilmiş ve hükümetin güven oyu alması bu suretle mümkün olmuştu. Önceki seçimlerde İYİ PARTİ’nin seçimlere girip girmeyeceği tartışmalarında Yüksek Seçim Kurulunun bir türlü karar vermemesi sonucu CHP tarafından İYİ PARTİ’nin seçimlere girmesini temin etmek amacıyla TBMM de grup kurmasını sağlamak amacıyla bazı Milletvekillerinin istifa ederek İYİ PARTİYE geçtiği hususu hepimizin malumlarıdır. Son günlerde sıkça konuşulan konuların başında olası bir erken seçimde DEVA ve GELECEK Partilerinin de benzer bir şekilde grup kurmak suretiyle seçimlere girmesi konusu SİYASİ ETİK tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Ülkemizde de her seçim öncesi tartışılan konuların başında SİYASİ ETİK gelmektedir. Keza Yolsuzlukla Mücadele ve Şeffaflık Kavramları da seçim öncesi siyasetçilerin en önemli propaganda malzemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Son günlerde TBMM de grubu bulunan partilerden yeni kurulacak partilere olası Milletvekili transferleri tartışılmakta olup bunun önlenmesi amacıyla SİYASİ ETİK KANUNU çıkarılması önerileri yapılmaktadır. Yazımızın burasında ETİK kavramına değinecek olursak konumuz daha anlaşılır hale gelecektir. ETİK; felsefenin bir alt dalıdır ve iyi nedir, kötü nedir, nasıl yaşamalıyım, gibi sorulara cevaplar arar. Ahlak felsefesi olarak da adlandırılan etik kavramı Yunanca “ethos” kelimesinden gelmekte ve töre ve alışkanlık anlamlarını taşımaktadır. ETİK; insan ilişkilerinde, toplum, kültür, siyaset, ekonomi, hukuk, bilim ve teknoloji gibi alanlarda bireyin tutum, davranış, eylem ve kararlarında etkili değerler bütünüdür. ETİK; sorumluluklarının bilincinde olan insanların, davranış ve iletişim tarzlarını, diğer bireyler ile birlikte insanca şekillendirmeyi ve iyileştirmeyi isteyen sosyal topluluk üyesi herkesi ilgilendirir. SİYASAL ETİK; devlet ve parti gibi siyasal kurumlar için söz konusu olan kurallar dünyası olarak tanımlanmaktadır. SİYASAL ETİK; Kurumlarda, hem yönetenlerin hem de yönetilenlerin tavırlarıyla ilgili yargılar bütünü diye tanımlanır. Tavırların yargılaması “iyi-kötü” ve “doğru-yanlış” biçiminde yapılır. Burada en önemli nokta, siyasal etik çerçevesinin, yönetilenlerden daha çok yönetenlerle ilgili olduğudur. Çünkü görev, makam, unvan dağıtmak yöneticilerin ayrıcalığıdır. Bu, iktidar gücü demektir. Öyle kabul edilir ki, “güç baştan çıkarır”. Yöneticilerin karar ve uygulamalarında ahlaki ölçütlere göre yargılanmaları, siyasal etik çerçevesinde davranmaları, gücün baştan çıkarıcılığını engellemenin en etkili yolu olarak görülür. Devlet ve siyaset kurumlarında siyasi yozlaşmayı önlemek, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, usulsüz hediye alma ve haksız menfaat elde etme vb. olumsuzlukları önleme amacıyla çeşitli tedbirler alınmaktadır. Bu tedbirler arasında siyasi etik yasasının çıkarılması, hediye alma ve menfaat sağlama yasağı, seçim harcama tutarı bildirimi, ticari faaliyetlerin devri, siyasi etik komisyonlarının kurulması ve dokunulmazlıkların sınırlandırılması sayılabilir. Siyasal sitemlerde tarihsel gelişim süreci içerisinde genel kabul gören ve kimi siyasi etik kuralları ortaya çıkmıştır. Demokratik yönetimlerin egemen olduğu siyasal sistemlerde uyulması beklenen siyasi etik kuralları arasında; 1- Saydamlık, 2-Tarafsızlık, 3- Dürüstlük, 4- Hesap verebilirlik ve 5 – Kamu yararını gözetme Gibi POZİTİF VE EVRENSEL ilkeleri sayabiliriz. Sonuç olarak olası bir SİYASİ ETİK yasası bu evrensel ilkelerin ışında SİYASAL YOZLAŞMAYI önleyecek ve SİYASETÇİLERİN BELİRLENMİŞ OLAN ETİK kurallara bağlı kalmasını temin edecek olan düzenlemeleri içermesi gerekmektedir. Bize göre bu düzenlemelerde aşağıdaki hususlara da yer verilmesinde fayda bulunmaktadır. 1- Seçilmişlerin tamamının (Milletvekili, Belediye Başkanı, Encümen vb) bu görevleri süresi içinde yapamayacakları işlerin belirlenmesi 2- Mal Bildirimlerinin şeffaf hale getirilmesi ve yayınlanması mecburiyeti 3- Partizanlık ve kayırmacılığın önüne geçebilmek amacıyla Kamu Atamalarında LİYAKAT ilkesinin uygulanmasına ilişkin huşuların belirlenmesi 4- Kamu ihale süreçlerinin şeffaf hale getirilmesi ve kişiye ve olaya özel düzenlemelere yol açabilecek özel düzenlemelerden vazgeçilmesi 5-SİYASİ ETİK, Yolsuzluk ve Siyasal Yozlaşma Türleri ile Mücadele Konusunda tarafsız ve özerk bir kuruluş oluşturulması 6- Seçim döneminden sonra Milletvekili, Belediye Başkanı, Encümen transferlerinin/parti değiştirmelerinin önüne geçecek yasal düzenlemelerin yapılması 7- Toplumsal kültürde var olan HEDİYE alma verme ile ilgili sınırların belirlenmesi 8- Yolsuzluk suçlarına karşı açılacak olası davalarda dokunulmazlıkların otomatik olarak kaldırılmasına ilişkin düzenlemelerin yapılması 9- Siyasal Partilerin finansmanı konusunda özel düzenlemelerin yapılması 10- Adayların ve partilerin seçim süreçlerinin finansmanı konusunda şeffaflık sağlanması 11- TBMM nin denetim süreçlerinin daha etkili hale getirilmesi 12- Siyasilerin toplum vicdanını rahatsız eden eylem ve kararlarının önüne geçilmek isteniyorsa, toplumun, siyaseti ve siyasetçiyi denetleyebileceği mekanizmalar oluşturup işler hale getirmesinin sağlanması, bu kapsamda siyasetçinin aldığı oy oranında noter kanalıyla toplanacak oy ile Milletvekili veya Belediye başkanlığına son verme gibi yolların tesis edilmesi Son derecece faydalı olacağı ve ülkemiz demokrasisine ciddi katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
97- SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİNİN VERGİ BORÇLARI KARŞISINDAKİ SORUMLULUKLARI +
Esas itibariyle siyasi partiler ticaret yapmak için değil siyaset yapmak için kurulmaktadırlar. Bununla birlikte siyasi faaliyetlerini sürdürebilmek için çeşitli gelir kaynaklarına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu gelirlerin başında siyasi parti üye, milletvekili, belediye başkanı, encümen gibi görevlerde bulunan partililerden alınan aidatlar ile bağışlar gelmektedir. Ancak ne yazık ki bizim gibi ülkelerde siyasi partilerin keza STK ların gönüllülük esasında aidat veya bağış geliri toplamaları neredeyse imkansız durumdadır. Sadece kanunen üye olma zorunluluğu bulunan ve STK olup olmadıkları bu zorunluluktan dolayı tartışılan MESLEK ODALARI ciddi oranda aidat gelir elde etmektedirler. Ülkemizde ve bir çok dünya ülkesinde siyasi partiler istisnalar olmakla birlikte genellikle DEVLET YARDIMLARI sayesinde ayakta kalmaktadırlar. I-SİYASİ PARTİLER TİCARET YAPABİLİRMİ? 2820 sayılı kanunun 67.ci maddesine göre Siyasi partiler ticari faaliyette bulunamazlar, kredi veya borç alamazlar. Ancak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 66 ncı maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında gösterilenler dışında kalan gerçek ve tüzelkişilerden kredili veya ipotek karşılığı mal satın alabilirler. Öte yandan 2820 sayılı kanunun Siyasi partiler, ikametleri ile amaç ve faaliyetleri için gerekli olanlardan başka taşınmaz mal edinemezler. Partiler, amaçları içinde olmak şartıyla sahip oldukları taşınmaz mallardan gelir sağlayabilirler. Bu madde hükümlerinden açıkça görüleceği üzere siyasi partiler TİCARET YAPAMAZLAR. Dolayısıyla ticaret yapamadıkları için kurumlar vergisi ödemeleri de söz konusu değildir. II- SİYASİ PARTİLER KANUNU 61. MADDESİ GEREĞİ ELDE EDİLEN SATIŞ GELİRLERİNİN VERGİ KANUNLARI KARŞISINDAKİ DURUMU NEDİR? Yukarıda yer verilen 61.ci madde hükümleri gereği siyasi partiler ticaret sayılabilecek aşağıdaki gelirleri elde edebilmektedirler. Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından sağlanacak gelirler, Parti yayınlarının satış bedelleri, Üye kimlik kartlarının ve parti defter, makbuz ve kâğıtlarının sağlanması karşılığında alınacak paralar, Partice tertiplenen balo, eğlence ve konser faaliyetlerinden sağlanacak gelirler, Parti mal varlığından elde edilecek gelirler Görüleceği üzere elde edilen gelirler esas itibariyle ticaretin konusuna girmektedir. Bununla birlikte 61. Maddeni (h) fıkrasıyla bu gelirlerden “Parti MAL VARLIĞINDAN ELDE EDİLECEK Gelirler” dışında kalan gelirlerden hiçbir surette vergi, resim, harç alınmaz hükmü getirilmiştir. III- VERGİLENDİRİLECEK OLAN PARTİ MAL VARLIĞI GELİRLERİ NELERDİR Yukarıda açıklandığı üzere; Siyasi Partiler Kanunun 61.ci maddesinde sayılan parti gelirlerinden Parti Mal Varlığından elde edilecek gelirler vergiye tabidir. Partilerin MALVARLIKLARI nelerden oluşmaktadır. 1-Amaç ve faaliyetleri için alınan gayrimenkullerin kiraya verilmesinden elde edilen gelirler 2-Bankalarda bulunan vadeli mevduatlardan elde edilecek olan faiz gelirleri Bunların dışında olup yukarı ki bölümde yer verilen yayın, rozet, flama, balo vb. satış gelirleri her türlü vergi resim harçtan istisna edilmiştir. Siyasi partilerin gayrimenkullerini kiralamaları halinde GELİR VERGİSİ KANUNU 94. Maddesine göre GELİR VERGİSİ STOPAJI kesintisi yapılmak zorundadır. Keza GVK 94. Madde uyarınca mevduat faizleri içinde bankalar stopaj kesintisi yapmak zorundadırlar. Esas itibariyle bu nihai vergilemedir. Söz konusu tevkifat nihai vergilendirme olup başkaca bir vergi kesintisine veya mükellefiyete gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte nihai vergileme olabilmesi için kiralamaların 94.madde de sayılan kişilere ve kuruluşlara yapılması gerekmektedir. Bu işiler 94. Maddenin ilk fıkrasında sayılmıştır. Madde metni aşağıdaki gibidir. “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” Yukarıda sayılan kişiler hariç başkalarına kiraya vermeleri durumunda ise gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağından ötürü kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir. Kurumlar vergisi mükellefiyeti siyasi partiye değil, oluşacak olan iktisadi işletmeye ait olacaktır. Bu durumda KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ doğabilecektir. Bununla birlikte kurumlar vergisi kanunun geçici 2. Maddesi ile dernek ve vakıflarca münhasıran kira geliri elde edilmesi ve bunlardan GVK 94. Madde uyarınca stopaj kesilmesi halinde İKTİSADİ İŞLETME OLUŞMUŞ SAYILMAZ özel hükmünün bazı yönleriyle dernekler kanunu ile ilişkilendirilmiş olan siyasi partiler içinde geçerli olabileceğinin düşünmekteyim. Bu konuda maliye idaresinin görüşüne ilişkin araştırmalarımız başka bir makalemizin konusunu oluşturacaktır. IV- PARTİ ÇALIŞANLARINA YAPILAN ÜCRET ÖDEMELERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ Partilerde idari ve siyasi faaliyetlerin sürdürülebilmesi için çok sayıda personel çalıştırılması gerekmektedir. İlk olarak akla gelebilen ücretli çalışanlar aşağıdaki gibidir. Şoförler Çaycılar Temizlik Görevlileri Güvenlik Görevlileri Sekreterler Muhasebe Birimi Çalışanları İnsan kaynakları birimi çalışanları Danışmanlar Basın birimi çalışanları Bu sayıları ve isimleri artırmak mümkündür. Siyasi partiler bu kişilere ücret ödemek zorundadırlar. Bu ücretlerden diğer vergi mükelleflerinde olduğu gibi çalışanlar adına gelir vergisi ve SGK Primleri kesintileri yapılarak partiler tarafında VERGİ DAİRESİ ve SGK Müdürlüklerine ödenmek zorundadır. Bu kesintilerin ilgili kamu kurumlarına ödenmemesi halinde ortaya çıkan kamu alacağından parti yöneticileri sorumlu mudur?. Makalemizin asıl konusunu bu soru teşkil etmektedir. V-PARTİ YÖNETİCİLERİNİN ÖDENMEMİŞ VERGİ/SGK BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU VARMIDIR? Çalışanların ücretlerinin ödenmesinden siyasi partilerin idari mali ilerden sorumlu genel başkan yardımcılığı 1.ci derece sorumludur. 2820 sayılı siyasi partiler kanunun mali sorumluluk ile ilgili maddesi aşağıdaki gibidir. Mali sorumluluk: (1) Madde 71 – Siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzelkişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur. Yukarıdaki madde hükümlerinden hareketle Parti Tüzüklerinde İDARİ MALİ İŞLER BİRİMİN görevleri arasında muhasebe, VERGİ, SGK primleri vb tüm kamusal yükümlülüklerin ödenmesi ile ilgili görevli olduklarına dair hükümler bulunmaktadır. Bu hükümler partiden partiye değişebilse de genelde aşağıdaki gibidir. “Parti merkez teşkilatının bütün mali işleri, harcamaları, gelirlerin tahsili, gelir ve giderlerin muhasebe esaslarına göre gerçekleştirilmesi ve bu işlere nezaret edilmesi, mali sözleşmelerin usulüne ve mevzuata uygun olarak yapılıp icra edilmesinde yetkili, görevli ve sorumlu genel başkan yardımcısıdır. İdari ve mali işler Başkanı yasal mevzuata uygun olarak, teşkilatın yıllık bütçesi ile bilançolarını, gelir ve gider cetvelleri ile kesin hesabını hazırlayarak PYK tarafından karara bağlanmak üzere PBK’ya sunar. Bütçe işlemlerinin zamanında yapılmasını ve ilgili yerlere tevdi edilmesini takip eder ve gerçekleştirir. İdari ve mali işler başkanı tarafından teklif edilen ve Genel Başkan tarafından atanan genel muhasip, idari ve mali işler başkanının sahip olduğu yetkileri ona vekaleten kullanır. Genel muhasip, partinin muhasebe işlerine ait harcama evraklarını, idari ve mali işler başkanı ile, onun yokluğunda PBK üyelerinden birisi ile birlikte imza eder.” 213 sayılı vergi usul kanunun 8.ci maddesi uyarınca siyasi partiler VERGİ SORUMLUSU SIFATI ile çalışan ücretlerinden kesilen vergileri vergi dairesine ödemek zorundadırlar Keza 213 sayılı kanunun 10. Maddesi hükmünde KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUKLARINA ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Madde hükmü aşağıdaki gibidir. Kanuni temsilcilerin ödevi: Madde 10 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır Yukarıda açıklandığı üzere; partilerin İDARİ MALİ İŞLER başkan yardımcılıkları 2820 sayılı kanunun 71.maddesi gereğince vergi sorumlusu ve kanuni temsilci sıfatlarını taşımaktadırlar. Bu sorumluluk parti tüzüklerinde yer alan ortak hükümler gereği; genel merkezlere parti genel başkanı il ve ilçelerde teşkilat başkanlıkları ile çift imza olarak yerine getirilmektedir Öte yandan; vergi ve benzeri kamu alacaklarının kanuni süresinde ödenmemesi halinde cebri tahsilleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılmaktadır. Anılan kanunun mükerrer 35. Maddesinde KANUNİ TEMSİLCİLERİN sorumlukları düzenlenmiştir. Madde metni aşağıdaki gibidir. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu Mükerrer Madde 35 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
98- SİYASİ PARTİLERİN MALİ DENETİMİNE İLİŞKİN 2024 YILINDA VERİLEN CEZAİ YAPTIRIM KARARLARI +
Demokratik sistemlerin en önemli özelliklerinden olan “şeffaflık ya da şeffaf yönetim”, siyasi partilerde de olması gereken en önemli niteliklerden birisidir. Bir devlette kamu siyasaların belirlenmesine etki etme ve iktidarı elde etme amacıyla siyasi faaliyet gösteren siyasi partilerde şeffaflık sağlanmadan, genel olarak devlet aygıtının şeffaf olması mümkün değildir. ŞEFFAFLIK Siyasi partilerdeki şeffaflık gelir ve giderlerinin düzenli ve sıkı bir denetimi ile mümkündür. Mali denetim olarak adlandırılan bu denetim, siyasi partilerin gelir ve giderlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamanın yanında onların demokratik sistemi için “zararlı” olmalarını ya da demokratik sistem için yararsız olmalarını da engelleyebilecektir. Siyasi partilerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için gerekli mali kaynağı nereden temin ettikleri, sahip olunan bütçenin nerelere ve nasıl harcandığı konusu hem yargısal hem de toplumsal anlamda önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde siyasi partiler; -Anayasamız 69. Madde -Anayasa Mahkemesi Kanunu 55. madde -Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü 51-52 maddeler – 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu -Sayıştay Kanunu Hükümleri doğrultusunda Anayasa Mahkemesi tarafından MALİ DENETİME tabi tutulmaktadırlar. Anayasa Mahkemesince yapılan Mali Denetimler sonucu alınan kararlar Resmi Gazetede yayınlanmaktadır. 2024 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan Mali Denetimler Sonucu ilgili mevzuatlar uyarınca cezai yaptırımlar öngörülen Siyasi Partilere ilişkin kararlar aşağıdaki gibidir. 1-TUĞRA PARTİSİ Tuğra Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/97 esas ve 2024/31 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN AYI sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında gönderilecek kesin hesapların karara bağlanarak birleştirilmiş olması gerektiğini özellikle belirterek Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan mali denetiminin partinin teşkilatı açısından sorunlu görülmüş gelir ve giderler üzerinden yapılması engellenmek istenmiştir. Bu sebeple parti yetkili organınca onaylanmamış kesin hesapları, Anayasa Mahkemesi tarafından incelenebilecek bir belge olarak görmek imkânsızdır. Bu hâliyle makul bir gerekçe sunmadan kesin hesaplar merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanmadığı sürece hesap verilebilir bir belge düzeni kurulduğundan bahsedilemez Tuğra Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere Genel Merkez ile ilgili kesin hesap banka dökümü dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel Merkez ile ilgili kesin hesap banka dökümünü ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 3/11/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. Tespitleri yapıldıktan sonra aşağıdaki kararların alındığı görülmektedir. SONUÇ Tuğra Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 2-TURAN HAREKETİ PARTİSİ Turan Hareketi Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/85 esas ve 2024/30 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Turan Hareketi Partisinin kesin hesaplarını Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 6/7/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Bununla birlikte Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez ve il teşkilatları hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Turan Hareketi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 3- ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİ Anadolu Birliği Partisinin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/83 esas ve 2024/29 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anadolu Birliği Partisinin kesin hesaplarını Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 4/7/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Bununla birlikte Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez ve il teşkilatları hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Anadolu Birliği Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 4- GÜZEL PARTİ GÜZEL PARTİ’nin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/78 esas ve 2024/28 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Güzel Partinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Güzel Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen otuz bir il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının sıfır olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Güzel Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 5- LİBERAL PARTİ LİBERAL PARTİ’nin; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/76 esas ve 2024/27 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Liberal Partinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Liberal Partinin banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazıları, 2022 yılına ilişkin il teşkilatları değeri 1.500 lirayı aşan taşınır mal, menkul kıymetler ve her türlü haklar ile taşınmazlarının listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen iki il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinin sunulmadığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Liberal Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 145 6-SEVGİ VE SAYGI PARTİSİ SEVGİ VE SAYGI PARTİSİ’nin ; Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/76 esas ve 2024/27 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Sevgi ve Saygı Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Sevgi ve Saygı Partisinin, parti genel sekreteri ve genel sayman imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten Partinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen İstanbul il teşkilatına ait kesin hesap cetvelinin sunulmadığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Sevgi ve Saygı Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 7- GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ Gelişim ve Demokrasi Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/72 esas ve 2024/25 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; 2820 sayılı Kanun’un 73. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde iller teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine ait olan kesin hesapların merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanacağı öngörülmüş ve aynı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında da “Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadırlar. Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz milyon lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklenir.” denilerek il örgütlerinden gönderilen kesin hesaplar ile parti genel merkezine ilişkin kesin hesabın merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanacağı ve birleştirileceği, birleştirilmiş kesin hesap cetvellerinin de Anayasa Mahkemesine sunulacağı hükme bağlanmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasında gönderilecek kesin hesapların karara bağlanarak birleştirilmiş olması gerektiğini özellikle belirterek Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan mali denetiminin partinin teşkilatı açısından sorunlu görülmüş gelir ve giderler üzerinden yapılması engellenmek istenmiştir. Bu sebeple parti yetkili organınca onaylanmamış kesin hesapları Anayasa Mahkemesi tarafından incelenebilecek bir belge olarak görmek imkansızdır. Bu hâliyle makul bir gerekçe sunmadan kesin hesaplar merkez karar ve yönetim kurulunca incelenerek karara bağlanmadığı sürece hesap verilebilir bir belge düzeni kurulduğundan bahsedilemez. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Gelişim ve Demokrasi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere birleştirilmiş kesin hesap dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bu hâliyle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Gelişim ve Demokrasi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 8- DOĞUŞ PARTİSİ DOĞUŞ Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/51 esas ve 2024/24 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca) alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” HAZİRAN AYI sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. Doğuş Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere yukarıda belirtilen belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bu hâliyle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Doğuş Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 9-AS PARTİ AS Partisi’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/16 esas ve 2024/23 sayılı karar alınmış ve 02.12.2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir gider de bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ As Partinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 10- İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/10 esas ve 2024/22 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 51. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde siyasi partilerin “Merkez karar ve yönetim kurullarınca (parti tüzüğünde kesin hesapları onaylama görevi verilen yetkili organlarınca alınmış parti genel merkezi ve iller örgütleri kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğine ve birleştirildiğine ilişkin kararın onaylı örneğini”, (b) bendinde “Karara bağlanmış ve birleştirilmiş bulunan bir yıllık kesinhesabın onaylı örneğini”, (c) bendinde “Parti genel merkez kesinhesabının onaylı örneğini,”, (ç) bendin de “Bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesinhesaplarının onaylı örnekleri ile genel merkez tarafından düzenlenecek olan il teşkilatları kesinhesaplarının icmal listesini,”, (d) bendin de “Parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listeleri,”, (e) bendinde ise “Parti genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını” hesap yılını takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine sunacakları belirtilmektedir. İşçinin Kendi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca İşçinin Kendi Partisinin, 2022 yılı genel merkez kesin hesabının onaylı örneği, birleştirilmiş kesin hesabın onaylı örneği, banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarının bulunmadığı, parti genel merkezinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri 1.500 lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Partinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ İşçinin Kendi Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 11- UYANIŞ PARTİSİ UYANIŞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2023/03 esas ve 2024/21 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Uyanış Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 12- GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ GELİŞİM VE DEMOKRASİ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/104 esas ve 2024/19 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Gelişim ve Demokrasi Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere genel merkez ve bazı illerin gelir ve gider toplamının yer aldığı listeler dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel merkez ve bazı illerin gelir ve gider toplamının yer aldığı listelerin ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 28/12/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Gelişim ve Demokrasi Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, B-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 158 13- DEVLET PARTİSİ DEVLET PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/94 esas ve 2024/16 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Devlet Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair karar da dâhil olmak üzere genel merkez kesin hesap cetveli dışındaki belge ve bilgileri göndermediği tespit edilmiştir. Genel merkez kesin hesap cetvelini ise Kanun’da öngörülen süre geçtikten sonra 5/7/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu tespit edilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde Kanun’un 74. madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, 3 aydan 6 aya kadar hafif hapis ve 15 milyon liradan 30 milyon liraya kadar hafif para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlıklı 7’nci maddesinde kanunlarda hafif hapis cezası ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasına karar vermeye ise mülki idare amirinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkında Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesi gerekir. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Devlet Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiği sürede verilmemesi nedeniyle, Parti sorumluları hakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yasal işlem yapılması için konunun Ankara Valiliğine bildirilmesine, B-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, C-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 14- YÜKSELİŞ PARTİSİ YÜKSELİŞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/91 esas ve 2024/15 sayılı karar alınmış ve 29/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta, Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yükseliş Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 15- YENİLİK PARTİSİ YENİLİK PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/90 esas ve 2024/14 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Yenilik Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Yenilik Partisinin, parti genel merkez ve il teşkilatlarının aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri 1.500 lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini belirten listelerini Mahkemeye sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Partinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Bunlara ilaveten Partinin 2021 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen on sekiz il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının yer almadığı tespit edilmiştir. Bunlardan on altı ile ait iller teşkilatı kesin hesaplarının onaylı örnekleri de kesin hesap dosyasında bulunmamaktadır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yenilik Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi, inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 16- TÜRKİYE ALTIN ÇAĞ PARTİSİ TÜRKİYE ALTIN ÇAĞ PARTİSİ’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/73 esas ve 2024/13 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Türkiye Altın Çağ Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiği ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye Altın Çağ Partisinin 2022 yılı kesin hesap dosyasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti teşkilat listesinde aktif görünen 15 il teşkilatına ait kesin hesap cetvellerinde gelir ve gider tutarlarının sıfır olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine ait olabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet parti yetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasi parti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Ayrıca partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta, telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. birtakım genel yönetim giderlerini de yapması gerekir. 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinde, bir siyasi partinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzel kişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzel kişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir. 1Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Türkiye Altın Çağ Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 17- ÜLKEM PARTİSİ Ülkem Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/70 esas ve 2024/11 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Ülkem Partisinin kesin hesaplarının incelenip birleştirildiğine ve onaylandığına dair kararı göndermediği tespit edilmiştir. Ayrıca Ülkem Partisinin, bağlı ilçeleri de kapsayan ve il sorumluları tarafından imzalanmış olan iller teşkilatı kesin hesaplarını Anayasa Mahkemesine sunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Parti 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uymamıştır. Kanun’un 111. maddesinin (c) bendinde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen parti sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları hakkında hapis ve para cezası öngörülmüştür. Açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. SONUÇ Ülkem Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 18- KUVAYİ MİLLİYE PARTİSİ Kuvayi Milliye Partisin Anayasa Mahkemesine verdiği 2022 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/66 esas ve 2024/10 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin 26.06.2022 tarih ve 19 sayılı Parti Meclisi kararı ile kapanma kararı aldığı anlaşılmıştır. Partinin gönderdiği 2022 yılı kesin hesabına göre kapanma tarihine kadar yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Partinin kapanma tarihine kadar faaliyetlerini yürüttüğü açıktır. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. 168 SONUÇ Kuvayi Milliye Partisinin 2022 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2022 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 19- YENİ YOL PARTİSİ Yeni Yol Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/66 esas ve 2024/10 sayılı karar alınmış ve 28/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Bunun yanında partinin genel sekreteri ve genel saymanının imzasını taşıyan yıl sonu kasa mevcudunu gösteren kasa sayım tutanağı ile banka hesaplarına ilişkin olarak banka yetkililerince onaylanmış mutabakat yazılarını göndermediği tespit edilmiştir. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Yeni Yol Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 20- AYYILDIZ PARTİSİ Ayyıldız Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/33 esas ve 2024/04 sayılı karar alınmış ve 22/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Ayyıldız Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 21-DAYATMASIZ YAŞAM PARTİSİ Dayatmasız Yaşam Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2021 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesince 2022/01 esas ve 2024/01 sayılı karar alınmış ve 22/11/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır. Anılan kararda özetle; Partinin gönderdiği 2021 yılı kesin hesabına göre yıl içinde Genel Merkez hiçbir gelir elde etmemiş ve hiçbir giderde bulunmamıştır. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genel merkez, il ve ilçe başkanlıklarına ait binaların kendi mülkü veya kira olması gerekmektedir. Parti yetkililerine ait binalarda siyasi faaliyette bulunuluyor ise (genel merkez, il, ilçe teşkilatının faaliyette bulunduğu binalar) kira sözleşmesi düzenlenerek kiraya isabet eden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir. Parti yetkililerinin sunduğu kesin hesapta Genel Merkeze ilişkin herhangi bir gelir ve gider gösterilmemiştir. Parti Genel Merkezinin öncelikle yönetim giderlerinin (kira, su, elektrik, telefon, kırtasiye gibi) bulunması gerekir. Parti Genel Merkezinin faaliyetleri için zorunlu olan bu gelir ve giderlerin hesaplarda görülmemesi, yönetim gelir ve giderlerinin Parti tüzel kişiliği adına kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumda 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde yer alan bir siyasi partinin bütün gelirlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına elde edileceği ve 70. maddesinde bulunan bir siyasi partinin bütün giderlerinin o siyasi partinin tüzel kişiliği adına yapılacağı hükümlerine aykırı davranılmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen parti sorumluları hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 60 milyon liradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması suretiyle hesabın dışında gelir ve giderin gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Diğer yandan hiçbir gelir elde etmeyerek ve giderde bulunmayarak siyasi parti faaliyetlerini yürütmesi mümkün olmayan Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesi mümkün değildir. SONUÇ Dayatmasız Yaşam Partisinin 2021 yılı kesin hesabının incelenmesi sonucunda; A-Anayasa Mahkemesine hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider gerçekleştirilmesi inceleme ve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, B-Parti Genel Merkez hesabının denetimi gerçekleştirilemediğinden Partinin 2021 yılı hesabının 2820 sayılı Kanun uyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına 7/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
99- SİYASİ PARTİLERİN MALİ DENETİMLERİ ÖNCESİNDE PARTİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR? +
Siyasi partilerde bağımsız denetim firmaları tarafından yapılacak özel amaçlı denetimlerde aşağıdaki soruların cevapları aranmalıdır. 1- Tutulacak Zorunlu Defterler Var Mıdır? (SPK 60. Mad) -Gelir Gider Defteri -Karar Defteri -Üye Kayıt Defteri -Gelen Giden Evrak Defteri -Demirbaş Defteri 2- Defterler Seçim Kurullarına Tasdik Ettirildi mi? (SPK.60) 3- Bütçe Ve Kesin Hesap Süreçleri İle İlgili Yönetmelik Çıkarıldı mı? (Çıktı İstenilecek) 4-Parti Gelirlerinin Tahsilinde 2820 Sayılı Kanun Ve Parti Tüzüğüne Uyuluyor mu? (SPK 61-65 Mad) 5- 2820 Sayılı Kanunu 66. Maddesindeki Bağış Sınırının Üzerinde Bağış Kabul Ediliyor mu? (SPK 66) 6- Varsa Bu Sınırın Üzerindeki Bağışlar İade Edildi mi? 7- Ticari Faaliyet Ve Borç Alma Yasağına Uyuluyor mu?(SPK 67) 8- Gelir Makbuzları Genel Merkezce Bastırıldı Ve Dağıtıldı mı? (SPK 69) 9- Gelir Makbuzlarının İl Ve İlçelere Dağıtılmasında Seri Sıra No Takip İşlemi Ve Kaydı Varmı? 10- Gelir Makbuzlarının Düzenlenmesinde Belirlenen Usule Uyuluyor mu? A-Gelirin Türü B-Miktarı C- Veren Kişi D-Tahsil Eden Kişi E-İmza 11- Banka Yoluyla Gelir Tahsili Var Mı? Bu Yolla Gelir Tahsilinde Ayrıca Makbuz Kesiliyor Mu? 12- Yabancı Kuruluş Ve Kişilerden Bağış Alınıyor mu? 13-Uluslararası Kuruluşlardan Yardım Alınıyor mu? 14-2820 Sayılı Kanun Ve Tüzükteki Yasaklı Kurumlardan Bağış Alınıyor mu? 15- Aidatını Ödemeyen Üyeler Hakkında Ne Gibi İşlem Yapılıyor? 16- Giderler 213 Sayılı Vergi Usul Kanuna Göre Fatura Vb. Belge İle Belgeliniyor mu? (SPK Mad 70-71) 17- Belgesiz Gider Sınırı Kapsamında Gider Kaydı Var mı? 18- Harcamalar Ve Sözleşmeler Tüzükte Yazılı Kişiler Tarafındanmı Yapılıyor? 19- Harcamalar İçin Karar Alınıyor mu? 20- İl Ve İlçe Teşkilatları En Geç Altı Ayda Bir Üst Kademeye Hesap Veriyor mu? 21- Parti Üyelerine Ve Diğer Gerçek Ve Tüzelkişilere Borç Veriyormu? 22- Genel Muhasip Tüzüğe Uygun Şekilde Atandımı? 23-Genel Merkezde Harcamalar Genel Muhasip Ve İdari Mali İşler Başkanınca Müşterek İmza İle Yapılıyor mu? 24- İl Ve İlçelerde Harcamalar Benzer Usulde Yapılıyor mu? 25- Giderler Ana Kalemler İtibariyle Tasnif Edilmiş Şekilde Takip ediliyor mu? 26- Kesin Hesap Cetvelleri Her Yıl Haziran Ayına Kadar Anayasa Mahkemesine Ve Bilgi İçin Yargıtay Başsavcılığına Süresi İçinde Gönderiliyor mu? (Her Yıl Haziran Ayı) 27- Kesin Hesap Cetvelleri(SPK Mad.73) A-Genel Merkez İçin B-İl Ve İlçe Teşkilatları İçin C-İcmal Edilmiş Şekilde Ayrı Ayrı Hazırlanıyor mu? 28- İl Ve İlçe Teşkilatları Nisan Ayı Sonuna Kadar Kesin Hesap Cetvellerini Hazırlayıp Genel Merkeze Gönderdi mi? 29- Kesin Hesap Cetvelleri Parti Yönetim Kurulunca Karara Bağlandı mı? 30- Anayasa Mahkemesine Gönderilecek Kesin Hesap Cetvellerinde Genel Başkanın İmzası Varmı? 31- Taşınır Mal Listesi (Demirbaş) Varmı? (Alım Şekli, Değerleri Ve Alım Tarihleri) 32- Taşınmaz Mal Listesi Varmı? (Alım Şekli, Değerleri Ve Alım Tarihleri) 33- Yılsonunda Kasa Sayım Tutanağı Düzenlendimi? 34- Yılsonunda İlgili Bankalardan İmzalı Onaylı Mutabakat Alındımı? 35- Mal Ve Hizmet Alım Yöntem Ve Süreçleri Belirlendi mi? 36- Çalışanlara Yurt İçi Ve Yurtdışı Seyehatlerinde Harcırah Ödeniyor mu? 37- Çalışanların Ve Parti Çalışmalarında Görevlendirilen Diğer Kişilerin Yurt İçi Ve Yurtdışı Seyehat Masrafları Karşılanıyor mu? (Konaklama, Yemek Yol Vb) 38- Parti Çalışmaları Ve Çalışanlar İçin Araç Kiralanıyor mu? 39- Mal Ve Hizmet Alım Sözleşmelerinden Kaynaklı Açılan Davalar Ve Mahkeme Kararıyla Ödenen Bir Tutar Varmı? 40- Çalışanlar İle İlgili İş Davası Varmı? 41-Çalışanlar İle İlgili Arabulucuya İntikal Eden Bir Konu Varmı? 42- Çalışanlar İle İlgili İnsan Kaynakları Yönetmeliği Varmı? 43-Çalışanların Görev Ve Sorumlulukları Belirlendi mi? 44- Çalışanlara Ücret Dışında Nakdi Ve Ayni Yarım Ve Destek Yapılıyor mu? 45- Önceki Yıl Anayasa Mahkemesi Denetimi Sonuçlandı mı? 46- Önceki Yıl Denetimlerinde Eksiklik Tespiti Varsa Bunlar Giderildi mi? 48- Gelir Ve Giderler İle İlgili Takibin Yapıldığı Muhasebe Proğramı Varmı? 49- Çalışanlar İle İlgili Bodro, SGK Bildirimleri, Gelir Vergisi Stopaj Bildirimleri Muhasebe Mi? İnsan Kaynakları Tarafından Mı Yapılıyor? 50- Tüzüğünüz Gereği Gelir Ve Giderleriniz İle İlgili Bağımsız Denetçilerce Denetim Yapıldı mı? 51- Bütçe Hazırlama Süreçleri İle İlgili Yönetmelik Varmı? 52- Bütçe Süreçlerinde İl Teşkilatları Ekim Ayı Sonuna Kadar Bütçelerini Genel Merkeze Gönderiyor mu? 53- İl Bütçeleri Ve Genel Merkez Bütçesi İcmal Edilip Aralık Ayı Sonuna Kadar Hazırlanıp Parti Yönetim Kurulunun Onayına Sunuluyor mu? 55- Parti İçinde Harcamalar Konusunda İç Denetim/İç Kontrol yapılıyor mu?
100- ÜLKEMİZDE KAÇ ADET SİYASİ PARTİ BULUNMAKTADIR? +
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı verilerine göre 17.01.2026 tarihi itibariyle ülkemizde bulunan Siyasi Partiler aşağıdaki gibidir. 1 DEMOKRAT PARTİ 2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ 3 MİLLET PARTİSİ MİLLET 4 DEMOKRATİK SOL PARTİ 5 VATAN PARTİSİ VATAN 6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ 7 GENÇ PARTİ 8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ 9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ 10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ 11 SOL PARTİ SOL PARTİ 12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ 13 EMEK PARTİSİ 14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ 15 TEKNOLOJİ KALKINMA PARTİSİ 16 SAADET PARTİSİ 17 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ 18 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ 19 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ 20 YURT PARTİSİ 21 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ 22 SAĞDUYU PARTİSİ 23 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ 24 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ 25 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ 26 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ 27 DOĞRU YOL PARTİSİ 28 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ 29 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA 30 DEMOKRATİK BÖLGELER PARTİSİ 31 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ HAK PARTİ 32 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ 33 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ 34 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN 35 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ 36 HAK VE ADALET PARTİSİ 37 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ 38 HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ 39 HÜR DAVA PARTİSİ 40 YENİ TÜRKİYE PARTİSİ 41 SOSYALİST YENİDEN KURULUŞ PARTİSİ 42 KADIN PARTİSİ 43 TURAN HAREKETİ PARTİSİ 44 MERKEZ PARTİ 45 HAK VE HUZUR PARTİSİ 46 KOMÜNİST PARTİ 47 CİHAN PARTİSİ CİHAN PARTİSİ 48 ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ 49 MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ 50 İŞÇİ DEMOKRASİSİ PARTİSİ 51 TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ 52 BİRLEŞİK DEVRİMCİ PARTİ 53 ADALET PARTİSİ 54 SOSYALİST EMEKÇİLER PARTİSİ 55 DEMOKRASİ ZAMANI PARTİSİ 56 OSMANLI PARTİSİ 57 EŞİTLİK VE ADALET PARTİSİ 58 CUMHURİYETÇİ MİLLETİN PARTİSİ 59 TÜRKİYE DEĞER PARTİSİ 60 GÜVEN ADALET VE AYDINLIK PARTİSİ 61 İYİ PARTİ İYİ PARTİ 62 TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ 63 ÖTÜKEN BİRLİĞİ PARTİSİ 64 ADALET BİRLİK PARTİSİ 65 YENİDEN REFAH PARTİSİ 66 ÜLKEM PARTİSİ 67 GELECEK PARTİSİ 68 ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİ 69 AYDINLIK GELECEĞİN PARTİSİ 70 MERKEZ ANA PARTİSİ 71 BARIŞ VE EŞİTLİK PARTİSİ 72 GÜÇ BİRLİĞİ PARTİSİ 73 DEMOKRASİ VE ATILIM PARTİSİ 74 TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜK PARTİSİ 75 YENİLİK PARTİSİ 76 CUMHURİYET VE İSTİKLAL PARTİSİ 77 GÜZEL PARTİ 78 DOĞRU PARTİ 79 OCAK PARTİSİ 80 MİLLİ PARTİ 81 DEVLET PARTİSİ 82 MİLLİYETÇİ CUMHURİYET PARTİSİ 83 DEVRİM PARTİSİ 84 VATAN VE HÜRRİYET PARTİSİ 85 TÜRKİYE İTTİFAKI PARTİSİ 86 SEVGİ VE SAYGI PARTİSİ 87 DOĞUŞ PARTİSİ 88 CUMHURİYET VE ADALET PARTİSİ 89 YENİDEN DİRİLİŞ PARTİSİ 90 TUĞRA PARTİSİ 91 ZAFER PARTİSİ 92 BAĞIMSIZLIK PARTİSİ 93 LİBERAL PARTİ 94 MİLLİ BİRLİK VE GELİŞİM PARTİSİ 95 AL SANCAK PARTİSİ 96 YÜKSELİŞ PARTİSİ 97 MİLLİ YOL PARTİSİ 98 TÜRKİYE’NİN SESİ ALTINÇAĞ PARTİSİ 99 ADALET VE DEMOKRASİ PARTİSİ 100 MİLLİYETÇİ TÜRKİYE PARTİSİ 101 KIZILELMA PARTİSİ 102 ULUSUN PARTİSİ 103 MERKEZ SAĞ PARTİ 104 MİLLİ BERABERLİK PARTİSİ 105 ANA YOL PARTİSİ 106 BÜYÜK İKTİDAR PARTİSİ 107 ADALET VE HÜRRİYET PARTİSİ 108 ATA PARTİ 109 İNSAN VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ 110 YERLİ VE MİLLİ PARTİ 111 SOSYALİST CUMHURİYET PARTİSİ 112 ADİL TÜRKİYE PARTİSİ 113 UMUDA YÜRÜYÜŞ PARTİSİ 114 HALKIN SESİ PARTİSİ 115 TÜRKİYE UYANIŞ PARTİSİ 116 ANADOLU MEDENİYET PARTİSİ 117 GENÇ TÜRKİYE PARTİSİ 118 TÜRKİYE GÜVEN PARTİSİ 119 TÜRKİYE EMEKLİLER PARTİSİ 120 TURAN PARTİSİ 121 BÜYÜK PARTİ 122 YEŞİL SOL PARTİ 123 TÜRKİYE’M PARTİSİ 124 KÜRESEL ADALET VE LİYAKAT PARTİSİ 125 CUMHURİYET PARTİSİ 126 TÜRKİYE EMEKLİLER VE ÇALIŞANLAR PARTİSİ 127 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ 128 YENİ YÜZYIL PARTİSİ 129 EVRENSEL MEDENİYET PARTİSİ 130 GÜÇLÜ TÜRKİYE PARTİSİ 131 MİLLİ OLUŞUM PARTİSİ 132 ANADOLU CUMHURİYET PARTİSİ 133 ADALET VE GENÇLİK PARTİSİ 134 MİLLİ ULUSAL PARTİ 135 CUMHURİYETÇİ SOL PARTİ 136 KUTLU PARTİ 137 SOSYAL DEMOKRAT HALKÇI PARTİ 138 ANKA PARTİ 139 SOSYALİSTLER PARTİSİ 140 TÜRKİYE EMEKLİLER VE EMEKÇİLER PARTİSİ 141 BÜYÜK TÜRKİYE PARTİSİ 142 ADALET VE ÇAĞRI PARTİSİ 143 SOSYALİST İKTİDAR PARTİSİ 144 GÜÇLÜ ANADOLU PARTİSİ 145 CUMHURİYETÇİ AYDINLIK PARTİSİ CUMHURİYETÇİ 146 CUMHURİYETÇİ VATANSEVERLER PARTİSİ 147 BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİ 148 SAĞ PARTİ SAĞ 149 TÜRKİYE YÜZYILI PARTİSİ 150 SON PARTİ SON PARTİ 151 EGEMEN TÜRKİYE PARTİSİ 152 EMEKLİLER VE YURTTAŞLAR PARTİSİ 153 DENGE PARTİSİ DENGE 154 ANAHTAR PARTİ A 155 ÖNCE VATAN PARTİSİ 156 ÇAĞDAŞ TÜRKİYE PARTİSİ 157 MİLLİ DİRİLİŞ PARTİSİ 158 YÜKSELEN TÜRKİYE PARTİSİ 159 MİLLİ KALKINMA PARTİSİ 160 HÜRRİYET PARTİSİ 161 YENİ YOL YENİ YOL 162 KARAR PARTİ 163 BİZİM PARTİ 164 BİRLİK VE YÜKSELİŞ PARTİSİ 165 İNSANCA YAŞAM PARTİSİ 166 TOPRAK PARTİSİ 167 ZİRVE YOLU PARTİSİ 168 BÜYÜK MEDENİYET PARTİSİ 169 ÜRETEN TÜRKİYE PARTİSİ 170 KIZIL PARTİ KIZIL PARTİ 171 YENİ ÇAĞ PARTİSİ 172 GÜÇLÜ PARTİ 173 ÇAĞDAŞ YENİ NESİL PARTİSİ 174 BİRLİK VE İLERLEME PARTİSİ 175 DOST PARTİ 176 HAK BİRLİĞİ HAREKETİ PARTİSİ 177 ANADOLU ÇINARLARI PARTİSİ 178 ULUSAL KURTULUŞ VE AND BİRLİĞİ PARTİSİ 179 AKLI SELİM GENÇLER PARTİSİ 180 SOSYALİST EŞİTLİK PARTİSİ-DÖRDÜNCÜ ENTERNASYONAL SOSYALİST EŞİTLİK PARTİSİ 181 GÜÇLÜ YOL PARTİSİ 182 BEREKET PARTİSİ 183 DİRİLİŞ VE DEĞİŞİM PARTİSİ 184 YENİDEN DOĞUŞ PARTİSİ