Vakıf E-Kitap

VAKIF VE SİVİL TOPLUM (VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI- YAYIN NO:124)/ Hazırlayan Prof. Dr. Fahameddin BAŞAR

VAKIF VE SİVİL TOPLUM (VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI- 124)

Hazırlayan
Prof. Dr. Fahameddin BAŞAR

TAKDİM
Fikir olarak sivil toplum kavramı Aristo’nun siyaset teorisine dayandırılsa da varlığı Batı’da XVII. Yüzyılda ortaya çıkmış, o günden bugüne gelişerek devam etmiştir. Günümüzde demokrasinin gelişmişliği, sivil toplum örgütlerinin yaygınlığı ve işleviyle ölçülmektedir. Sivil toplum örgütleri toplumsal alanda sorunlu gördükleri noktaların iyileştirilebilmesi ve devletin kurumlarından
bağımsız olarak topluma katkı sağlanması amacıyla çalışan sivil kuruluşlardır.

Özellikle demokrasilerde sivil toplum örgütleri yalnızca sosyal, kültürel hayattaki varlıklarıyla değil, aynı zamanda demokratik işleyişe siyasi olarak sundukları katkılarla da öne çıkmaktadırlar. Bugün demokrasilerde sivil toplum kuruluşlarının varlığı; farklı fikirlerin ifade edildiği alanların yaratıldığının, demokratik hayata zenginlik katıldığının ifadesidir. Bununla beraber Batıda demokrasi ve siyasi iradenin toplum tabanında gelişmişliği, sivil toplum örgütlerinin sayıları ve faaliyetleriyle ölçülmektedir. Ancak; sivil toplum demek yalnızca siyasi alanda faaliyet yürütmek demek değildir.

Sivil toplumu örgütlerinin çok geniş bir yelpazeye sahip çalışma alanları vardır. Yönetime katılmak, toplumsal alanda bütünleşmeyi sağlamak, farklı fikirlerin ifade edilebildiği alanlar yaratmak sivil toplumun en önemli işlevlerindendir. Bizim medeniyetimizdeki ilk sivil toplum kuruluşları, yapısal hususiyetleri ile vakıflardır. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde kurulmuş olan vakıflarımız, yüzlerce yıl önce belirledikleri güzide hayır amaçları ile günümüzde de sivil toplum kuruluşlarının çalışma konularına ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Bugün artık yöneticileri hayatta kalmayan yaklaşık 52 bin Osmanlı ve Selçuklu vakfı Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde temsil ve idare edilmektedir.

Sivil hareketin toplumsal bir niyete yönelerek kurumsallaşması ile oluşmuş vakıflarımız, öncelikle özlerinde bulundurdukları “sosyal bütünleşme” amacı ve Allah Rızasından başka karşılık beklemeksizin yapılan hayırla; Batı’daki sivil toplum tanımının siyasi örgüt anlayışının ötesine geçen bir yapıyı temsil etmektedir.

Binlerce yıllık birikimi ve yardımlaşma, sağlık, eğitim, kültür, şehircilik, vb. alanlarda ortaya koymuş olduğu faaliyetlerle sivil toplum örgütü anlayışının en müstesna örneği olmuştur. Özellikle Osmanlı toplumunda vakıflar, bireysel iradenin devletin uzanamadığı alanlara uzanmasıyla sivil toplum gücünün en belirgin ifadesi olarak görülmektedir.

Bu açıdan baktığımızda özellikle Osmanlı toplumundaki vakıfların, batı sivil toplum örgütlerinden çok daha ileride olduğunu görmekteyiz. Sivil toplum konusunda, Doğu ve Batı arasındaki derin fark, İslam toplumunda vakıfların kendini yalnızca hayırlı bir iş yapma, Allah rızasını kazanma ve insanlığa faydalı olma kaygısı üzerinden oluşmuştur.

“Vakıf Medeniyeti ve Sivil Toplum konulu sempozyum kitabını hazırlayan başta Prof. Dr. Fahameddin Başar olmak üzere bildirileriyle katkı sunan akademisyenlere ve yayınlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederim.

Dr. Adnan ERTEM
Vakıflar Genel Müdürü

 

KİTABIN TAMAMI İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ++

VAKIF VE SİVİL TOPLUM.PDF

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir